HZ. MEHDİ (AS)'NİN ÇIKIŞ ALAMETLERİ

HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN İMAM RABBANİ TARAFINDAN BİLDİRİLEN YENİ BİR ALAMETİ DAHA GERÇEKLEŞTİ: BOYNUZU ANDIRAN İKİ UÇLU YILDIZIN ÇIKIŞI

Mükerrer olarak, ŞARK CANİBİNDEN DOĞAN AMUD-U NURANİDEN (nurlu sütundan) sormaktasınız.

Bilesin ki,

Ashabın verdiği habere göre, Resulullah (sav) Efendimiz şöyle buyurmuştur:

"Vaad edilen Mehdi'nin zuhur mukaddimeleri olan Abbasi Melik Horasan'a vardığı zaman, ŞARK TARAFINDA İKİ DİŞLİ (1) MÜNEVVER (2) BİR BOYNUZ (3) ÇIKAR."

Bu rivayetin yapıldığı haşiyede yazıldığına göre, o sütunun iki başı vardı.

Bu sütunun ilk doğuşu, Nuh (as) kavminin helaki zamanında oldu. Aynı şey, İbrahim (as) peygamberi ateşe attıkları sırada dahi doğdu. Firavun'un ve kavminin zamanında dahi doğdu.

Bir de, Yahya (as) peygamberin katledildiği zaman doğdu.

Her kim onu görür, fitnelerin şerrinden Allah'a sığınsın.

Şark tarafında meydana çıkan o beyazlık; önceleri nurlu bir sütun halinde idi. Sonra, ona bir eğrilik geldi; boynuz şeklini aldı.

İhtimaldir ki, onun için:

-iki başlı, isminin verilmesi, şu itibara göre ola: Her iki tarafında da bir incelik olup dişe benzerler; bunun için, her iki tarafta baş itibar edilmiştir. Nitekim, bir süngünün de her iki tarafı incelik taşısa, onun için de:

-İki başlı, tabirini kullanır.

Kardeşim Şeyh Muhammed Tahir Bedahşi Confor'dan geldi. Şöyle anlatıyor:

-O sütunun üst tarafında da iki başı var; iki dişe benziyor. İkisi arasında da kısa bir ayrılık var.

Bu mânanın teşhisi sahrada hasıl oldu.

Aynı haberi, bir başka topluluk da verdi.

Hadis-i şerifte, Mehdi'nin alâmetleri hakkında şöyle anlatılmıştır:

"ŞARK TARAFINDA BİR KUYRUKLU YILDIZ DOĞUP AYDINLIK VERECEKTİR."

Bu yıldız doğmuştur.

Bu yıldıza:

-Kuyruklu yıldız, adının verilmesi, ihtimal ki, şu anlatmalara dayanıyor:

-Sabitlerin seyri, MAĞRİBDEN (BATIDAN) MEŞRİKADIR (DOĞUYADIR) (4)...

Bu yıldızın durumu da, onun seyrine göredir. Yani yüzü meşrik canibine doğru, arkası dahi, mağrib tarafınadır. Bu uzun beyazlık dahi, onun arka tarafındadır. Bu mana icabı olarak, ona:

-Kuyruk... isminin verilmesi yerindedir.

Onun her günkü irtifı (geçiş yönü) ise, meşrikten mağribedir. Ancak o, kısri (kendine has durumunda ağırlık taşıyan) seyri ile felek-i azamın seyrine bağlıdır.

Hakikat-i hali, en iyi bilen Sübhan Allah'tır.

İmam-ı Rabbani, Mektubat-ı Rabbani, 381. Mektup, s.1184

 

 

Peygamber Efendimiz (sav)'in hadisinde ahir zamanda gelmesi beklenen Hz. Mehdi (a.s.)'nin çıkış alameti olarak belirttiği ve İmam-ı Rabbani'nin de detaylı olarak tefsir ettiği "iki dişli münevver (aydınlatıcı) bir boynuz çıkar" ifadesi 24 Şubat 2009 yılında Dünya'ya en yakın noktadan geçen Lulin kuyruklu yıldızına işaret etmektedir. Hadisteki ifadelerin hepsinin Lulin kuyruklu yıldızının özellikleriyle birebir uyum içinde olması çok büyük bir mucizedir ve Hz. Mehdi (a.s.)'nin gelişini bekleyen bütün müminler için de çok büyük bir müjdedir.

(1) ... iki dişli...:
Lulin  kuyruklu yıldızının arka kısmındaki kuyruğun çatallı olması, hadisteki iki dişli ifadesiyle birebir bağdaşmaktadır.

(2) ... münevver (aydınlatıcı)...:
Hadiste bahsi geçen münevver (aydınlatıcı) sıfatı, Lulin kuyruklu yıldızının dünyaya yaklaştıkça 6 yıldız parlaklığı kadar artan parlaklığına işaret etmektedir.

(3) ... bir boynuz...:
Lulin kuyruklu yıldızını diğer kuyruklu yıldızlardan ayıran en önemli farklılığı, yıldızının çekirdeğinin arka kısımda yer alan kuyruğunun karşısında, çekirdeğin ön kısmında yani ilerleme yönünde de bir kuyruğunun bulunmasıdır. Lulin kuyruklu yıldızının çekilmiş fotoğraflarına bakıldığında da karşıt yöndeki iki kuyruğun şekil itibariyle bir boynuzu andırdığı ilk bakışta farkedilmektedir.

(4) ... mağripten (batıdan) meşrikadır (doğuyadır)...:
Hadisin devamında yer alan "Sabitlerin seyri, mağribden (batıdan) meşrikadır (doğuyadır)..." ifadesi hadiste hareket eden bir cisme, bir kuyruklu yıldıza dikkat çekildiğini teyit eder mahiyettedir. Nitekim diğer gökcisimleri meşrikten (doğudan) mağribe (batıya) doğru saat yönünün aksi yönünde hareket ederken, Lulin kuyruklu yıldızının seyri saat yönünde yani Mağripten (BATIDAN) Meşrika (DOĞUYA)'dır.

Başka hiçbir gökcisminde görülmeyen bu özelliğin Lulin kuyruklu yıldızında olması ve bunun yaklaşık 1400 sene önce Peygamber Efendimiz (sav) tarafından Hz. Mehdi (a.s.)'nin çıkışının habercisi olarak bildirilmiş olması şüphesiz ki çok büyük bir mucizedir. Lulin kuyruklu yıldızının bir daha 1000 yıl sonra geleceği düşünülmektedir.

Lulin kuyruklu yıldızının bin yılda bir geldiği; bundan sonraki gelişinin de bin yıl sonra olacağını açıklayan bilimsel açıklamaların olduğu internet siteleri.

 http://www.skyandtelescope.com/observing/home/35992534.html
http://kathmanduk2.wordpress.com/2009/01/17/skywatch-comet-lulin-approaches/
http://www.dipity.com/timeline/Comet-Lulin
http://topnews.us/content/23887-get-best-views-comet-lulin-now
http://www.brighthub.com/science/space/articles/25677.aspx

UZAYDA İNSAN ELİ BİÇİMİNDE BİR GÖRÜNTÜ OLUŞACAKTIR, BU HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN ÇIKIŞ ALAMETİ OLACAKTIR

... Esma binti Umeys dedi ki: O GÜNÜN (HZ. MEHDİ (A.S.)’NİN ZUHURUNUN) ALAMETİ SEMADAN UZATILMIŞ VE İNSANLARIN KENDİSİNE BAKIP DURDUĞU BİR EL’DİR.

Celalettin Suyutinin Tasnifinden Hadisler, Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, S.  69

... İŞTE O ZAMAN (HZ. MEHDİ (A.S.)’NİN ZUHURU ZAMANINDA) SEMADAN KENDİNİ BELLİ EDEN BİR EL GÖRÜNÜR...

Celalettin Suyutinin Tasnifinden Hadisler,  Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, S.  51

SEMADAN ZUHUR EDEN BİR EL ve “emiriniz Mehdi’dir” şeklindeki bir nida duyuluncaya kadar tefrika ve ihtilaflar devam edecektir. O GÜNÜN ALAMETİ: SEMADAN BİR EL UZANACAK ve insanlar ona bakacak ve göreceklerdir.

Ahmed İbn-i Hacer-i Mekki (Heytemi), Beklenen Mehdinin Alametleri, El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, S. 53

Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’den rivayet edilen bu hadislerde gökte bir “el”in görüneceği ve bu elin Hz. Mehdi (a.s.)’nin geliş alametlerinden olduğu bildirilmektedir. Bu döneme kadar ihtilafların devam edeceği ve Hz. Mehdi (a.s.)’nin semadan sürekli gündem olacağı hadislerden anlaşılmaktadır.

Amerika Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA)’ne bağlı Chandra Röntgen Gözlemevi tarafından çekilen bir uzay fotoğrafında el şeklindeki bir nötron yıldızları kümesi başka bir yıldız kümesini kavrıyomuş gibi görülmektedir. Hadislerde belirtilen el ifadesi, NASA tarafından “Tanrı’nın eli” olarak adlandırılan ve uzayda vuku bulan bir gök olayının vesile olduğu bu görüntüye işari manada bakıyor olabilir. (Doğrusunu Allah bilir.)

Söz konusu yıldız kümesinin oluşturduğu el şeklinin duruşu hadisteki uzanma tanımına da tam uymaktadır. NASA tarafından çekilen fotoğraftaki el şekli bir yere uzanıyormuş görünümündedir. Ayrıca insanların Hz. Mehdi (as) dönemindeki gelişmiş yüksek uzay ve astronomi teknolojisi sayesinde uzayda meydana gelen bu gök olayını teleskoplar vesilesiyle bakarak görebilmeleri de hadisteki ifadelerle birebir uyum içindedir.

Hz. Mehdi (a.s.)’nin zuhur alametleri "… eskimiş ipi kopan bir kolyenin taneleri gibi birbiri ardına gelen alâmetleri beklesinler." (Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî.) hadisinde belirtildiği gibi son 30 yıllık süre zarfında art arda yaşanmıştır ve yaşanmaya da devam etmektedir. En son 24 Şubat 2009 tarihinde dünyaya en yakın noktadan geçen çift kuyruklu Lulin kuyruklu yıldızının İmam-ı Rabbani tarafından tefsir edilen şark tarafında iki dişli münevver bir boynuz çıkarhadisine işaret ediyor olmasının ardından, şimdi de “semadan bir el uzanacak” hadisinin işaret ettiği uzaydaki bu el görüntüsü Hz. Mehdi (a.s.)’nin zuhur ettiğine, faaliyete başladığına, insanlar tarafından farkedilmesinin de iyice yaklaştığına delil teşkil etmektedir. (Doğrusunu Allah bilir.)

KUYRUKLU YILDIZIN DOĞMASI

O gelmeden önce, doğudan ışık veren bir kuyruklu yıldız görünecektir.

El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 53


Mehdi'nin çıkışından evvel, (her tarafı) aydınlatan, Kuyruklu bir yildız doğacaktır.

Kıyamet Alametleri s,200

O yıldızın doğması, güneş ve ay tutulmasından sonra olacaktır.

Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 32

Bir tevili şudur ki:

1986 yılında yani hicri 1406 da görülen "Halley" kuyruklu yıldızı hadis-i şerifte belirtildiği gibi hem parlak bir yıldızdır, hem seyir yönü doğudan batıya doğrudur, hem de (1981 ve 1982 yıllarında meydana gelen) ay ve güneş tutulmaları hadisesinden sonra ortaya çıkmıştır. Bu yıldızın doğusunun Hz. Mehdi (as)'nin diger çıkış alametleri ile de aynı zamanda zuhur etmesi, Halley kuyruklu yıldızının hadiste işaret edilen yıldız olduğuna dair zanlarımızı  (Allahualem) iyice kuvvetlendirmektedir. 


Şark tarafından bir kuyruklu yıldız doğup aydınlık verecektir. Onun her günkü irtifi (geçis yönü) lesriktan mağribedir. (doğudan batıya doğrudur)

Mektubat-i Rabbani, 2/258

Bu kuyruklu yıldızın geçiş devrelerinde çok önemli hadiseler meydana gelmistir. Bunlardan bir kismi rivayetlerde bildirilmiştir. 

Bu yıldız ilk çıktığında;
Hz.Nuh (a.s.) kavmi helak olmuştur.
Hz.İbrahim (a.s.) ateşe atılmıştır.
Hz. Musa (a.s.) ile uğraşan Firavun ve kavmi yok edilmiştir.
Hz.Yahya (a.s.) öldürüldüğünde de görülmüştür.
Siz o yıldızı gördüğünüzde fitnenin şerrinden Allah'a sığınınız.

Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman,32

Bu yıldız geçtiğinde meydana gelen diger önemli hadiseler de şunlardır:

- Hz. İsa (a.s.) efendimiz doğmuştur.

- Resulullah (s.a.v.) efendimize ilk vahiy gelmeye başlamıştı.

- Osmanlı Devleti tarih sahnesinde yer almaya başlamış.

- İstanbul Fatih tarafindan fethedildiğinde de bu yıldız görülmüştür.

İRAN - IRAK SAVAŞI

Şevval ayında ayaklanma Zilkade'de harb konuşmaları, Zilhicce'de ise harb vaki olacak.

Kıyamet Alametleri, 166

Bir tevili şudur ki: 
Şevval ayında ayaklanma...
Burada İran'da Şah'a karşı olan ayaklanmaya dikkat çekiliyor. İlk ayaklanma Hadis'in işaret ettiği 5 Şevval 1398 - 8 Eylül 1976'de olmuştur. 

Zilkade'de harp konuşmalar  ve Zilhicce'de ise harp vaki olacak. 
Burada İran-Irak arasındaki savaşa dikkat çekiliyor. Hicri 1400 Zilhicce 1980 Ekim ayinda İran-Irak arasındaki savaş tam anlamıyla başlamıştı. 

Onlarla Mevali maddesi de gelecek..."Mevali maddesi nedir ey Allah'ın Resulü? Onlar sizin azadlılarınızdır..Onlar sizdendir. Yani Faris yönünden gelecek olan bir kavimdir ki, şöyle diyecekler: "Ey Araplar! Siz fazla taassuba kaçtınız! Siz bunlara gereği gibi hak tanımazsanız, sizinle hiç kimse birlik kurmayacaktır...Bir gün, onlara ve bir gün de sizlere verilsin ve karşılıklı sözler tutulsun..." Onlar Mutik'a çıkacaklar, müslümanlar oradan aşağı yazıya inecekler...Müşrikler öbür yandaki  (Rakabe) denilen bir simsiyah olan nehrin kenarına duracaklar... Aralarında savaş olacak: her iki ordudan, Allah, zaferi kaldıracak;

Kıyamet Alametleri, 179

Faris yönünden gelecek olan: Burada iran kuvvetlerine dikkat çekiliyor. 

Faris : İran -İranli (Büyük Lugat) 

Yaziya inecekler: Ovalık-Irak Ovasi 

Mutik : Yöredeki bir dağın adı. 

Rakabe : Petrol kuyularının çok olduğu bölgedir. 

Ey Araplar! Siz fazla taassuba kaçtınız! Siz bunlara gereği gibi hak tanımazsanız, sizinle hiç kimse birlik kuramayacaktır... : Bir tevili  şudur ki: İki taraf arasında, ırkçılıktan kaynaklanan bir anlaşmazlığın olacağına dikkat çekiliyor. Bu anlaşmazlık sebebiyle, yazıya (yazı: Irak Ovası) inilecek ve savaş başlayacak 

AFGANİSTAN'IN İŞGALİ

Ebu Ganem Küfi, Fitende Hz. Ali'den tahric etti. O şöyle dedi:
Talikan'a (Afganistan'a) yazık oldu. Şüphesiz Allah Teala'nın orada altın ve gümüş olmayan hazineleri vardır. Orada Allah'ı hakkıyla bilen insanlar vardır.
Onlar ahirzaman Mehdi'sinin yardımcılarıdır.

Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman , 59

Bir tevili şudur ki: 

"Talikan"a yazık oldu...

Burada Afganistan'ın Hz. Mehdi (as) zamanında işgal edileceğine işaret ediliyor. Rusların Afganistan'ı işgali 1979 yılı, gerçekten de Hz. Mehdi (as)'nin çıkış yılı olan (Hicri 1400= Miladi 1979) hicri yüzyıl başına karşılık gelmektedir. (Allahualem) 
"...Orada altın ve gümüş olmayan hazineleri vardır..." diye devam eden rivayetin ikinci bölümü ise Afganistan'ın maddi zenginlik kaynaklarına dikkat çekmektedir. Bugün Afganistan'da çesitli sebeplerle işletmeye açılmamış büyük petrol yatakları, demir havzaları ve kömür madeni varlığı tesbit edilmiştir. 

Hadis-i şerifin son kısmında da orada (Afganistan'da) Allah'ı hakkıyla bilen güçlü müminlere, dinsizlere karşı savaşan Afgan mücahidlerine dikkat çekiliyor ve bunların ileride Hz. Mehdi (as)'nin yardımcısı olacaklarına işaret ediliyor. 

AZERBAYCAN'IN İŞGALİ, HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN ÇIKIŞ ALAMETLERİNDENDİR

...Ebu Basîr der ki: İmam Ebu Abdullah Cafer-i Sadık aleyhisselam şöyle buyurdu: Babam bana şöyle buyurdu: AZERBAYCAN'DAN MUTLAKA BİR ATEŞ ÇIKACAKTIR. VE HİÇBİR ŞEY ONUN KARŞISINDA DURAMAYACAK. BÖYLE BİR ŞEY OLUNCA EVİNİZDE OTURUN. Biz ne yaparsak siz de onu yapın. (Yani biz evde otururken siz de oturun). Ve bizim kıyam edenimiz (Hz. Mehdi (a.s.)) hareket ettiğinde süratle ve hiç durmadan ona doğru koşun...

(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 311)

Peygamberimiz (sav)'in hadisinde 1400 sene öncesinden verdiği bu haber, geçtiğimiz yıllarda gerçekleşen Azerbaycan işgaline bakmaktadır. Bilindiği gibi Ermenilerin, Dağlık Karabağ üzerinde hak iddia etmeye başlamasının ardından, Azerilerin bağımsızlık isteklerini dile getirmeye başladıkları Azerbaycan'da tarihi bir katliam yaşanmıştır. 20 Ocak 1990'da, Masonların ve ateist siyonistlerin komplosu sonucu yüzlerce Azeri Müslüman şehid olmuştur.

Gorbaçov yönetimindeki Kızıl Ordu tarafından, tank ve askeri panzerleri kullanılarak, Bakü'nün tüm giriş noktalarında Rus tanklarının önünü kesen sivil ve silahsız Azerilerin üzerine ateş açılmış, Hazar Denizi'ndeki Rus donanmasından şehre bombalar yağdırılmıştır.

Şehre giren askerler, yüzlerce insanı tank ya da donanma gemilerinin ateşiyle şehid etmiş, binlerce Azeri yaralanmıştır. Birçok Azeri Rus tankları altında şehit olmuş, sokaklar şehit kanı ile sulanmış, yaralıların ve şehitlerin toplanmasına izin verilmemiştir. Yardım yapanlara ateş açılmış, hastanelerin elektrikleri kesilmiş, yaralılar mum ışığında ameliyat edilmiştir.

Rus tankları, bağımsızlık eylemlerinin merkezi sayılan Azatlık Meydanı'nda önüne gelen her şeye ateş açarak imha etmiştir. Ülkede olağanüstü hal ilan edilmiş, binlerce bağımsızlık yanlısı Azeri tutuklanmıştır.

Azerbaycan bu olaylar sırasında büyük felaketler yaşamıştır. Bu da, Peygamberimiz (sav)'in hadiste bildirdiği gibi, Hz. Mehdi (a.s.)'nin çıkış alametlerinden birisidir.

Dünya Masonluğu ve ateist siyonistler, uyguladıkları bu şiddet ve provakasyon ile Ermenilerle Azerbaycan'ın arasını açmıştır. Ancak Hz. Mehdi (a.s.)'nin çıkışıyla birlikte bu olay tamamen dostluk, barış, kardeşlik, sulh ve selamete dönecektir. Yaşanan tüm bu acılar kapanacak; kardeşçe, dostça, güzel, aydınlık bir çağ başlayacaktır.

FIRAT'IN SUYUNUN KESİLMESİ

"Ikdiddurer"de zikredilen Mehdi'nin alametlerindendir:
Fırat nehrinin durdurulması

Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman,39

Ebu Hureyre'den (r.a.) rivayet olunduğuna göre Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmustur:
Fırat (nehrinin suyu çekilerek) kıymetli altın hazinesini açıklaması zamanı yaklaşıyor. Her kim o zaman orada bulunursa, ondan birsey almaya ugraşmasın!. (Çünkü ihtiyar  dünyanin ömrü sona ermiş bulunacaktır.)

Sahih-i Buhari, 12/305

...Ebu Hureyre'den (r.a.) naklen rivayet etti ki: Resulullah (s.a.v.) : Fırat nehri altın bir dağ üzerinden açılmadıkça kıyamet kopmayacaktır. Insanlar onun için harb edecek ve her yüz kişiden doksan dokuzu öldürülecek, onlardan her adam, "keşke kurtulan ben olsaydım" diyecektir buyurmuslar.
...Ebu Hureyre'den (r.a.) naklen rivayet etti ki: Resulullah (s.a.v.) Fırat' ın altın bir dağ üzerinden açılması yakındır. Şimdi orada kim bulunursa, ondan birsey almasin! buyurdular.

Sahih-i Müslim 11/320

Yine Ebu Hureyre (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre, Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
Yakında Fırat Nehri altın hazinesini açığa çıkarır, kim buna hazır bulunursa ondan bir şey almasın.
Ebu Hureyre (r.a.) dan , Resulullah(s.a.v.) dan bir önce geçen hadisin benzeri rivayet olundu. Şu kadar ki bu rivayette,
Fırat Nehri bir altın dağını açığa çıkarır, dedi.

Sünen-i Ebu Davud, 5/116

Yine Ebu Hureyre Hazretleri naklediyor. Resulullah (s.a.v.) buyurdu ki:
(1) Fırat nehrinin suyu çekilip (2) altundan bir dağ  meydana çıkmadıkça kıyamet kopmaz (3) Bu hazine üzerine kital vukua gelir, her yüzden doksan dokuzu ölür. (Kitale iştirak edenlerden) Her kişi yalnız ben halas-kurtulma-olacağım, diye ümitlenir.

Diger bir rivayette: "Fırat nehrinin suyu çekilerek altun hazinesini açıklamasi zamanı yaklaşiyor. Her kim, o zaman orada bulunursa o hazineden bir şey almasın. Aksi takdirde ya ölür veya öldürür."
(Hadisi, Buhari ve Müslim rivayet etmislerdir.)

Riyazi's Salihin, 3/332

bir tevili şudur ki: 

(1) Fırat nehrinin suyunun çekilip... Suyuti hazretlerinin kitabında bu  hadis "suyun durdurulması olarak geçmektedir. Gerçekten de Keban Baraji, Fırat Nehrinin suyunu durdurmus, kesmiştir. 
Burada "suyun durdurulmasi" ifadesiyle "Baraj"a dikkat çekilmektedir. (Allahualem) çünkü baraj suyun akışını durdurmakta, suyu önünde biriktirmektedir. Su elektrik enerjisine çevrildikten sonra akmaya devam etmektedir. 

(2) .. altundan  bir dağ meydana çıkmadıkça...Yapılan baraj sayesinde; elektriğin üretilmesi, toplanan suyun arazıde kullanılarak toprağın veriminin artması ve ulaşım kolaylığınn sağlanması gibi sebeblerle, buradaki topraklar "altun" gibi kıymetli hale gelebilir. 

Bu kısmın ikinci bir tevili şudur ki: 

Yukarıdakı şematik çizimde de görüldüğü gibi baraj, betondan dev bir dağı andırmaktadır. Bu barajdan (hadis-i şerifteki benzetmeye göre dağdan) altın değerinde servet dökülmektedir. Dolayısıyla baraj "altın bir dağ" hususiyetini kazanmaktadır. (Allahualem) 

(3) .. Bu hazine üzerinde kital (Bir çok kişinin ölümüne sebep olan kavga) vukua gelir
Bu kısmın tevili  şudur ki: 

Baraj tahvillerinin altın  kıymetınde, fakat faiz hükmünde olduğundan alınmaması olabilir. Baraj tahvili sahiplerine zarara girilse bile para verildiğinden faiz işlemi yapılmış olmaktadır. Bu da dinimizce  haramdır. Bu tahvillerin satıldığı, kapışıldığı zamanda bölgede kital olabilir, kan akabilir. (Allahualem) 

RAMAZAN AYINDA AY VE GÜNEŞ TUTULMALARI

Mehdi için 2 alamet vardir ki, bunun birincisi, Ramazanın birinci gecesi, ayın ikincisi de ortasında güneşin  tutulmasıdır.

El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 49

Ramazanın birinci gecesi Ay ortasında Güneş tutulacaktır.

Kıyamet Alametleri 199

Onun saltanatı zamanında, ramazan ayının on dördünde Güneş tutulacaktır, o ayın ilkinde ise Ay kararacak...

Mektubat-i Rabbani, 2/1163

..Güneş'in oruç ayının ortasında, Ay'ın ise sonunda tutulması,

Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman,38

Ramazan'da iki defa ay tutulması olacaktır.

El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar,53

Mehdi'nin gelişi Razaman ayında Ay'ın iki kere tutulmasına sebep olacaktır.

Kıyamet Alametleri , 200

Mehdi'nin çıkmasından önce bir ramazan içinde Güneş iki defa tutulacaktır.

Ölüm-Kiyamet -Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, s.440

 

bir tevili şudur ki: 

Kıyamet alametlerinden sadece "Güneşin batıdan doğma" hadisesi bedahet derecesinde anlaşılacak bir alamettir. Bu alamet, tevbe kapısını kapatacağından tefsiri ve manası açıktır, tevil edilmeye ihtiyacı yoktur. 

Fakat diğer kıyamet alametleri zuhuru sırasında imtihan devam ediyor olacağından bu alametlerin anlaşılması, herkesin mecburen tasdik edeceği bir derecede bedihi (açıkça) olmaz. Yoksa herkes kabul eder, imtihan ortadan kalkmış olur. Bu sebeple "Güneşin batıdan doğmasi" hariç bütün kıyamet alametleri, ihtiyar dairesinde (aklın sınırları içinde) adetullaha uygun bir biçimde gerçekleşir. 
(Adetullah: Allah'ın adet üzere meydana getirdiği olaylar, koyduğu değişmez kanunlar.) 

Yukarıdaki rivayetlerde de bu durumu gözönünde bulundurmak gerekiyor. Çünkü hem ramazan ayının ortasında güneş tutulması, hem de bir ay içinde Ay'in ve Güneş'in iki kere tutulmasi adetullaha münafi (zit, uymaz) bir durumdur, normal olarak imkansiz bir hadisedir. 

Eğer bu hadiseler gerçekten rivayetlerde tarif edildiği gibi zuhur etse, (ki buna Hz. Allah'ın c.c. gücü elbette yeter, fakat bu sefer) aklın ihtiyari alınacak, inanan-inanmayan herkes tasdike mecbur  kalacak, böyle bir durum da Hz. Allah'ın imtihan sırrına ters düşecekti. Esasında dikkat edilirse bu rivayetler arasinda dahi mütenakiz bir durum göze çarpar. Yukaridaki 1,2 ve 3. rivayetlerde  Ay, ramazanın birinci günü, 4. rivayette ise sonuncu günü tutulacaktır. Böyle bir hal ile karşılaşıldığında bu iki değişik rivayetten birini seçip, diğerini bırakamayacağımıza göre (Allahualem) yapılacak en uygun şey, aynı hadiseye bakan farklı rivayetlerin ittifak ettikleri ortak yönleri araştırmak olacaktır. Bunlar; 

1. Ramazan ayında Ay ve Güneş tutulmaları olacaktır. 
2. Bu tutulmalar ortalı, yani 14-15 gün arayla olacaktır. 
3. Bu tutulmalar iki kere tekrarlanacaktır. 

Bu tesbitlere uygun olarak, 1981 yılında (Hicri-1401'de) Ramazan ayının 15. günü Ay, 29.günü de Güneş tutulmuştur. Yine 1982 yılında (Hicri-1402'de ) Ramazan ayının 14.günü Ay, 28. günü de  Güneş tutulmuştur. 
Ayrıca bu hadisede "Ay"ın Ramazanın  tam ortasında Dolunay  halinde tutulması ve dikkatleri çekecek bir alamet olarak belirmesi de pek manıdardır. 

Bu hadiselerin Hz. Mehdi (as)'nin diğer çıkış alametleriyle aynı zamanlarda zuhur etmesi ve Hicri yüzyıl başının  hemen başlarında, üstüste iki yıl harika bir tarzda tekrarlanması rivayetlerin işaretinin bu hadiseler olabileceğine dair zanlarımızı iyice kuvvetlendirmektedir.

KABE BASKINI VE KABE'DE KAN AKITILMASI

Onun çıkacağı yıl, insanlar hacca, başlarında bir emir bulunmadan gidecekler. Hep birlikte Beyt-i Serif'i tavaf edecekler, sonra Mina'ya indiklerinde, köpekler gibi birbirine saldıracak, hacılar soyulacak, kanlar Akabe Cemresinin üzerine akacak.

 Naim b. Hammad Abdullah b. Amr'dan tahric etti. O söyle dedi: İnsanlar başlarında bir imam bulunmaksızın Hac ederler. Mina'ya indiklerinde etrafları, köpeklerin sarışı gibi sarılıp, kabilelerin birbirine girmesi ile büyük savaşlar olur. Öyle ki ayaklar kan gölü içinde kalır. 

Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 35

Hz. Mehdi (as)'nin çıkış yılı rivayetlere ve ulemanın izahlarina göre H.1400 yılı başlarındadır. 

Yukarıdaki rivayette "O'nun çıkacağı yıl" da denerek, Hz. Mehdi (as)'nin çıkış tarihinde meydana gelecek olan Kabe baskınına dikkat çekilmektedir. (Alahualem) Gerçekten de Kabe baskını hadisin ihbarına tam uygun bir şekilde H.1400 yılının hemen başında
(1, Muharrem 1400/ 21 Kasim 1979) meydana gelmiştir. Yine hadis-i şerifte kanların akacağından bahsedilerek öldürme olayına dikkat çekilmiştir. Baskın sırasında Suud askerleri ile saldırgan militanlar arasında meydana gelen çarpışmada 30 kisinin öldürülmesi, bu rivayetin kalan kısmını da doğrulamıştır.

Dani, Sehr b. Havseb'den tahric etti. Dedi ki, Resulullah (s.a.v.) buyurdu: Ramazanda bir seda, Şevval'de bir ses, Zilkade'de kabileler arasinda savaş olur. Hacılar talana uğrar. Mina'da ölülerin çok olacaği bir savaş olur, öyleki orada taslari kan gölü içinde birakacak kadar  kan akar.

Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 31

Ramazan'da bir seda olur. Şevval'de de bir seda olur. Zilkade'de kabileler çarpışır. Zilhicce'de hacılar talana uğrar. Muharrem'de gökten söyle nida olur. "Dikkat ediniz. Filan kimse Allah'ın halkının hayırlılarındandır. Onu dinleyiniz ve ona uyunuz. 

Ramuz El Hadis 2/518

Şevval ayında ayaklanma Zilkade'de harb konusmaları, Zilhicce'de ise harb vaki olacak. Hacılar soyulacak, kanları akacak.

Kıyamet Alametleri, 166 

Naim b. Hammad ve Hakim, Amr b. Şuayb'dan tahric ettiler: 

Zilkade ayında kabileler savaşır, hacılar kaçırılır, melhameler olur.

Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-ilAhir Zaman , 34 

"Ikdiddurer" isimli kitaptaki alametlerden: 
(3) Sevval'de savaş nidalari, (2) Zilhicce'de harb ve kital olur, yine (1) Zilhicce'de hacılar talana uğrar, hatta caddeler kan'dan geçilmez ve haramlar çiğnenir. Beytül Muazzam'in yanında büyük günahlar işlenir.

Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 37 

(1)...Zilhicce'de hacılar talana uğrar, hatta caddeler kan'dan geçilmez ve haramlar çiğnenir. Beyt-ül Muazzama'nın yanında büyük günahlar işlenir. 
(Allahualem) Burada, 1407 yılı  Zilhicce ayında (Hac mevsiminde), Beyt-ül Muazzama'nın (Kabe'nin) yanında çıkan hadiseye dikkat çekiliyor. Bu hadisede caddelerde gösteri yapan Hacılara saldırılarak 402 kişi katledilmiş, çok fazla kan akıtılmıştır. Beytül Muazzama'nın yanında, müslümanların (Suudi Arabistan askerleri ile iran'lı Hacıların) birbirlerini öldürmeleri ile büyük günahlar işlenmiş, haramlar çiğnenmiştir. 

Not: Bir önceki hadiste anlatılan hadise 1 Muharrem 1400'de Beyt-ül Muazzama'nın (Kabe'nin) bizzat içerisinde olmuştu: 1407'nin Zilhicce ayındakı hadise ise, Beyt-ül Muazzama'nın yanında olmuştur. Her iki hadise de rivayetlerin işaretine uygun bir şekilde gerçekleşmiştir 

(2)... Zilhicce'de harb ve kital olur. 
Bu harb ve kitallerin, hacıların öldürülmesi ile aynı yerde zikredilmesi, hadiselerin birbirleri ile bağlantılı olabileceğine işaret olabilir. Burada harbten kasıt İran-Irak  savaşı, kital'den kasıt da birçok masum insanın sebebsiz yere katledildiği anarşistlerin güney-doğu ve diğer yerlerde yaptığı katliamlar olabilir. (Allahualem) 

(3) .. Sevval'de savaş nidaları olur. 
Yine aynı zamanlarda Basra Körfezi'ndeki gerginliği, İran-Amerika arasındakı gerginleşme ve savaş durumuna dikkat çekilmiş olabilir. (Allahualem) 
"Ikdiddurer" isimli kitabta Hz. Mehdi (as)'nin zuhur alametleri bahsinde geçiyor:

DOĞU TARAFINDAN BİR ATEŞİN GÖRÜNMESİ

 "Ikdiddurer" isimli kitabta Mehdi'nin zuhur alametleri bahsinde geçiyor:
Doğuda, semada üç gece görünen büyük bir ateşin çıkması. Mutad (alışılmışın dışında) şafak kızıllığı gibi olmayan bir kırmızılığın semada görülüp ufukta yayılması.

Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 32

Doğudan üç veya yedi gün ardı ardına büyük bir ateş zuhur edecek, gökte karanlık görülecek,  gökte alışılmış olan kırmızılığın aksine bambaska bir kızıllık yayılacak. Yeryüzünün duyup anlayabileceği bir dille nida edilecek.

Kıyamet Alametleri, 166

Ebu Cafer b. Muhammed b. Ali (r.a.)dan rivayet edildi. Siz üç veya yedi gün, doğudan bir ateşi gördüğünüz zaman Al-i Muhammed'in çıkmasını bekleyiniz, inşaAllah-ü  Teala, bir münadi Mehdi'nin ismi ile semadan nida edecek ki, doğuda batıda olan herkes bu sesi işitecek. Öyleki korkudan uykuda olanlar uyanacak, ayakta olan çökecek, oturan ise ayağa fırlayacaktır.

Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman , 32

Hadis-i Serif'te Resul-i Ekrem Efendimiz:
Yemin ederim ki bir ateş sizi saracaktır. O ateş bugün Berehut denilen vadide sönük vaziyettedir. O ateş içinde müthiş azap olduğu halde insanları kaplar. O ateş insanları, malları yakıp bitirir. Sekiz gün içinde rüzgar ile bulut gibi uçarak dünyanın her tarafına yayılır. Geceki sıcağı gündüzki hararetinden daha şiddetlidir. O ateş insanların başının üzerinden arşın altına kadar yaklaşarak yeryüzü ile gökyüzü arasında gökgürültüsü gibi korkunç gürültüsü olur, buyurdu.

Ölüm-Kıyamet -Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, 461
Kıyamet Alametleri, 289

 

Hz. Mehdi (as)'nin çıkış öncesi alametlerinden olan bu ateş hakkında kısa bir açıklama yapmak yerinde olacaktır. Kıyamet alametlerinden sadece "Güneşin batıdan doğma" hadisesi, peygamberimizin hadislerinde tarifi yapildığı üzere, herkesin açıkça görüp anlayabileceği bir şekilde meydana gelecek tek alamettir. Bunun dışında meydana gelecek bütün kıyamet alametleri (Ateş de dahil) aklın ihtiyaini almayan, adetullaha uygun alametlerdir. Bazı safi kalpli müslümanlar bu ateşi; sebebsiz yere birdenbire ortaya çıkan, sönme nedir bilmeyen, hatta herkes tarafindan bulunduğu yerden mutlaka görüleceği tarzda, harika bir alamet olarak beklemektedir. Halbuki dünya bir imtihan ve müsabaka yeridir demiştik. Bu alametlerin meydana gelişi sırasında da imtihan devam ettiğinden onların anlaşılması, herkesin mecburen kabul edeceği bir açıklıkta olmaz, ta ki insanlar aklını, vicdanini, iradesini kullanarak karar verebilsinler, gerçek kimlikleriyle ortaya çıksınlar. Seçme hürriyeti kalmazsa, onlara teklif götürülemez. Şayet kıyamet alametleri ile ilgili hadisler en ince ayrıntısına kadar (mesela; hangi şehirde, kaç tarihinde, ne şekilde çıkacağı) anlatılsaydı (ki peygamberimiz hepsini biliyordu, fakat bu sefer) herkes mecburen kabul eder, insanlar arasında derece farkı kalmazdı. Bu hikmet sebebiyle kıyamet alameti hadisleri özellikle yarı kapalı bir şekilde bildirilmiştir. Ateş alametini de bu sekilde değerlendirmek gerekmektedir. Bir ateş sebebsiz yere çıkmaz, ya bir kaza, ya bir patlama gibi kasıt veya ihmal neticesinde çıkar. Hz. Mehdi (as)'nin çıkış alameti olarak söylenmesi, onun çok garip ve olağanüstü bir alamet şekilnde çikmasını gerektirmez. Önemli olan bu ateşin, hadiste tarif edilen ateşin özelliklerine uygun olarak çıkmasıdır. Bu ateşi tanımak ve tespit edebilmek için yapılacak ilk iş, özelliklerinin ortaya çıkartılmasıdır.

 Bilindiği gibi Temmuz 1991 yılında Irak'ın  Kuveyt'i işgali sonrasında, Kuveyt'e ait petrol kuyularını ateşe vermesi sonucunda Kuveyt ve Basra Körfezini  çok büyük  bir  ateş sarmıştır. 

-Kuveyt'de yanan petrol, insan ve hayvanlar arasında ölüme sebep olmaktadır. Uzmanlara göre günde yarım milyon ton petrol duman olarak atmosfere karışmaktadır. Her gün 10 bin tondan fazla is, kükürt, karbondioksit ve büyük miktarda, kanser yapıcı özelliği olan hidrokarbonlar felaket bulutları gibi körfez üzerinde asılı durmaktadırlar.... Yalnız körfez değil, onun sahsında Dünya yanmaktadır.
(Kurtlar Sofrasında Ortadoğu, M. Necati Özfatura, sf,175)

-Ateşe verilen iki kuyu, Türkiye'nin bir günde çıkarabildiği kadar petrol veriyor ve dumanlar 55 km. uzaklıktaki Suudi Arabistan'dan bile görülebiliyor.
(Hürriyet 23 Ocak 1991)

-Körfezde sönmeyen felaket haberleri: 
Kuveyt'de ateşe verilen yüzlerce petrol kuyusu alev alev yanıyor. Uzmanların "söndürmek son derece zor" dedikleri petrol kuyularındaki yangının Türkiye'den Hindistan'a kadar olan geniş bir bölgeyi en az 10 yıl süreyle etkileyeceği bildiriliyor. 
Ateşe verilen petrol kuyularında çıkan alev ve dumanlar atmosferi devamlı kirletmektedir. Kuveyt gündüzleri gece manzarası arzetmektedir. Alevlerle birlikte yükselen füme rengi duman, Kuveyt semalarında sonbahardan kış mevsimine geçişi hatırlatıyor.... Kuveyt'in tamamının yaşanılır hale gelmesi için en az bir senelik bir zamana ihtiyaç vardır. Kilometrelerce uzaktan görülen alevlerle birlikte yükselen dumanlar, Kuveyt semalarını tamamen kaplıyarak ülkeyi yaşanmaz hale getirmekte ve varlıklı olanlar Kuveyt'i terketmektedirler.

Dahran'daki araştırma merkezi müdürü Abdullah Dabbag'in NewYork Times'da çıkan açıklamasına göre, Basra Körfezindeki kirlenme neticesinde 106 tür balık, 180 tür yumusakçalar ve bölgede yaşayan 450 tür hayvan yaşama savaşı vermektedir. 600 petrol kuyusundan yükselen dumanların komşu ülkelere yayıldığı, ayrıca kükürt gibi kansorejen maddeler ihtiva eden dumanların asit yağmuruna dönüşerek tarımda verimi azalttığı açıklanmaktadır.
(Kurtlar Sofrasında Ortadoğu, sf, 171)

Yemin ederim ki bir ateş sizi saracaktır. O ateş bugün Berehut denilen vadide sönük vaziyettedir.
Berehut: Bir vadi veyahut bir kuyu adıdır. (Kamus Tercemesi c. 1- s.550) Hadis-i şerifin ilk kısmında ates için "sönük bir vaziyettedir" denmektedir. Ateş, yanıcı bir maddenin yanmasiyla meydana gelen bir durum olduğuna göre burada sönük vaziyette bekleyen ateşin kendisi değil, ateşin yakacağı hammaddedir.  Burada toprak altından çıkarılan petrole işaret edilmektedir. Nitekim hadisteki Berehut denilen yer, bir kuyunun adıdır. Bu kuyu petrol kuyusudur.      Zamanı gelince bu kuyulardan çıkarılan petrol, yanmaya hazır bir ateş haline geliyor. 

O ateş müthiş azap olduğu halde insanları kaplar.
O ateş, sadece yanan bir ateş değil, aynı zamanda insanları canından, malından ederek azap içinde, elem-üzüntü içinde bırakacak ve bütün doğayı kirletecek olan bir ateş.

O ateş insanları, malları yakar bitirir.
O ateş bir kısım insanların ölümüne sebep oluyor. Bunun yanında malları yakarak maddi zarara sebebiyet verdiği gibi, tüm çevreyi ve doğayı kirleterek de insanların geçim kaynaklarını yok etmektedir. 

Sekiz gün içinde rüzgar ile bulut gibi uçarak dünyanın her tarafına yayılır.
O ateşin, "rüzgar ile bulut gibi uçan" kendisi değil dumanıdır. Burada benzetme yapılarak dumanın bulutlara kadar yükseleceği de anlatılmıştır. Bu duman rüzgarın etkisiyle her yöne doğru yayılıyor.

Geceki sıcağı, gündüzki  hararetinden daha şiddetlidir.
O ateş hem gündüz, hem gece devamlı yanıyor.

O ateş insanların başının üzerinden arşın altına kadar yaklaşarak, yeryüzü ile gökyüzü arasında gökgürültüsü  gibi korkunç gürültüsü olur, buyururdu.
O ateş çok yükseklere kadar tırmanıyor ve bu ateşten gökgürültüsü gibi pek şiddetli bir gürültü ile patlamalar meydana geliyor.

Gökte alışılmış olan kırmızılığın aksine bambaşka bir kızıllık yayılacak.
Hadisin bu kısmında, olayın gece vakitlerinde meydana geleceğine işaret edilmiştir. Gece vakti meydana gelen büyük infilakın alevleri çok şiddetli bir aydınlanma yapar. Bu kızıl alevlerin meydana getirdiği kızıl aydınlanma, halkın mutad üzere alışık olduğu kırmızı "Tan" aydınlanmasından çok ayrıdır. Çünkü gece vakti böyle gündüz gibi aydınlanma olağanüstü bir olaydır.
Tan: Güneş doğarken ve batarken oluşan ve güneşin aydınlatma gücünün zayıflayıp, beyaz ışıktan kırmızı ışık yayar duruma geldiği vakitlerdeki hali.

HZ. MEHDİ (AS)'DEN ÖNCEKİ ORTAM

Ibni Münavi, "Melahim"de Hz. Ali'den tahric etti: 
Kıyamet yaklaştıgı zaman ve müminlerin kalbi; ölüm, açlık, fitneler, sünnetlerin kaybolması, bid'atlerin ortaya çıkması, emri bil maruf ve nehyi anil münker imkanlarının kaybolması gibi sebeplerle zayıfladığı zaman benim evlatlarımdan Mehdi ile Cenab-ı Hak sünnetleri ihya eder. Onun adalet ve bereketi ile müminlerin kalbi ferahlar, Acem ve Arab milletleri arasında ülfet ve muhabbet yerleşir. 

Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman ,66

Yukarıdaki hadis-i şerif Hz. Mehdi (as)'nin çıkışından önce müminlerin kalblerinin (imanlarının-itikadlarının) zayıflayacağını ve buna sebep olan hadiseleri haber vermektedir.

1. Ölüm: Anarşi ve yaygın katliamlar neticesinde halkın can güvenliğinin kalmaması ve bunun meydana getirdiği tedirginlik ortamı

2. Açlık: Hayat pahalılığı sebebiyle meydana gelen geçim sıkıntısı. 

3. Fitneler: Haramların (içki, fuhuş, faiz, kumar, rüşvet...) alabildiğince yaygınlasması ve helallerin, haramlarla  karıştırılması. 

4. Sünnetlerin kaybolması: Resulullah (s.a.v.) efendimizin sünnetlerinin bir kısmının unutulması, bir kısmının  da zorla uygulanamaz hale getirilmesi. 

5. Bid'atlarin ortaya çıkması: Dinin aslında olmadığı halde, sonradan ortaya çıkariıan adetlerin dinin esaslarıymış gibi kabul edilmesi. 

6."Emr-i bil maruf, nehy-i anil münker" imkanlarının kaybolması: İyiliğin emredilmesi ve kötülüğün engellenmesi, kısacası tebliğ imkanının kaybolması ile meydana gelen boşluk. 

HAYAT PAHALILIĞININ ARTMASI

Hz. Mehdi (as)'nin çıkışından hemen önceki devrin özelliklerinden bir tanesi de; hayat  pahalılığının ve geçim sıkıntısının artmasıdır. Ticari hayattaki sıkıntılar beraberinde yoksulluğu ve hatta açlığı da getirecektir. Darlık yıllarının yaşanacağı bu dönemde fakirler daha da fakirleşirken, zenginlerin malı mülkü katlanarak artmaktadır. Hadislerde Altın Çağ'dan hemen önceki devrin bu özelliği şöyle vurgulanır:

Fakirler çoğalacak.
(Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s.457)

Hz. Mehdi (as) çıkmadan önce Magrip'te karışıklıklar, fitneler ve korku olacak. Açlık ve hayat pahalılığı alabildiğine yayılacak. 
(Ölüm -Kıyamet -Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s.440)

İbni Münavi, "Melahim"de Hz. Ali'den tahric etti: Kıyamet yaklaştığı zaman ve müminlerin kalbi; ölüm, açlık, fitneler, sünnetlerin kaybolması, bid'atlerin ortaya çıkmasi, emri bil maruf ve nehyi anil münker imkanlarının kaybolması gibi sebeplerle zayıfladığı zaman benim evlatlarımdan Hz. Mehdi (as) ile Cenab-i Hak sünnetleri ihya eder. 
(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 66)

İnsanlar 95. seneye kadar malik olacak, yani işleri iyi gidecek,
97 veya 99. senede mülkleri zail olacak.

(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 54).

Bu hadiste Hz. Mehdi (as)'nin çıkışının öncesinde dünya üzerinde nasıl bir ekonomik durum olacağı anlatılmaktadır.

Hadisteki "95. sene" şeklindeki ifade ile 1995 yılına dikkat çekiliyor olması muhtemeldir. 1995 yılı insanların nispeten daha müreffeh bir yaşam sürdükleri, yaşam koşullarının çok zorlaşmadığı bir dönemdir. Hadiste bu yıl içinde "işlerin iyi gideceği" haber verilmektedir. Yani bu dönemde insanlar yaşamlarını idame ettirebilecek bir gelire sahiptirler ve hala mülk edinebilecek kadar zengindirler.

Ancak 1997-1999 yılları ekonominin çok kötüleştiği, fakirliğin ve yokluğun arttığı bir dönemdir. Bu yıllar arasında malın ve mülkün değeri kalmayacaktır. İşte bu şiddetli fakirlik ve kıtlık döneminin ardından Hz. Mehdi (as) çağı başlayacak ve insanları bolluk ve berekete kavuşacaktır. Hz. Mehdi (as) çağında, dünya üzerinde çok büyük bir zenginlik ve refah hakim olacaktır.

FİTNELERİN ÇOĞALMASI

 Fitne: İnsanın akıl ve kalbini doğrudan doğruya hak ve hakikattan ayıracak şeyler.


Küfür her yanı istila edip hükmü cemiyet içinde aşikare işlenmedikçe Mehdi zuhur etmez. Bu vakitte vaki olan ise.. küfrün istilasıdır. Onun kuvvetidir.

Mektubat-i Rabbani, 2-259

Mehdi, fitnelerin zuhur ettiği bir zaman aralağında gelecek. 

Mektubat-i Rabbani 2-258

Magrib'de de karışıklıklar, fitneler ve korku olacak açlık ve hayat pahalılığı alabildiğine yayılacak. Fitneler çoğalacak. 

Ölüm-Kiyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, 440

Namazların zayi edilmesi, haram olan şeylerin helal sayılması, rüşvetlerin alınması, boşananların çoğalması, zina fiillerinin yayılması, şarkıcı kızların yetiştirilmesi, yalancı şahitlerin çoğalması... da kıyamet alametlerindendir.

Ölüm-Kiyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametler, 455

Asagidaki hadis-i şerif de  fitnenin her tarafa yayılacağına işaret etmektedir: 

Hiçbir tarafın ondan mahfuz kalmayacağı bir fitne zuhur edecek, bu fitne kaldığı yerden hemen başka bir tarafa yayılacak ve bu durum bir münadinin semadan seslenerek: "Ey insanlar, emiriniz artık Mehdi'dir" demesine kadar devam edecektir. 

El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 23

HARAMLARIN HELAL SAYILMASI

Ibni Ebi Seybe, Ebi Celd'den tahric etti, O dedi ki:
Bir fitne görülür, bunu diger fitneler takib eder ve birinciler sonuncuların kılıçla çatısmaya dönüşünü kamçılar ve bundan sonra bütün haramların helal sayılacağı bir fitne gelir. Sonra da hilafet, yeryüzünün en hayırlısı olan Mehdi'ye evinde otururken gelecektir.

Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman,26
Hz. Mehdi , bütün haramların helal sayıldığı büyük bir fitneden sonra çıkacaktır.

El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 23

Hz. Mehdi (as), bütün haramlarin helal sayildigi büyük bir fitneden sonra çikacaktir.

El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 23

Bir tevili şudur ki: 
Silahların kullanıldığı, öldürme olayların vuku bulduğu bir anarşi dönemi haber verildikten sonra, Allah'u Teala'nın haram kıldığı bütün fiillerin insanlar tarafından helal olarak gösterilmeye çalışılacağı işaret ediliyor. 

Fuhuş, kumar, içki, faiz, rüşvet gibi birçok fiil, haram  edilmelerine rağmen günümüzde halkın büyük bir çoğunluğu tarafından ve giderek artan bir oranda işlenmektedir. Yapılan istatistikler artışın, dünyanın tarihinden bu yana ilk defa bu boyutlara ulaştığını gösteriyor.

ALLAH'IN AÇIKÇA İNKAR EDİLMESİ

Alenen ve apaçık Allah Teala inkar edilinceye kadar Hz. Mehdi (as) gelmez.

Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman , 27

Bir tevili şudur ki: 

Bu hadiste o devirde bir çok inançsız insanın bulunacağına ve ayrıca onların bu inkarlarını basın yoluyla herkese göstererek açıkça ilan edeceklerine işaret edilmektedir. (Allahualem) 

MÜSLÜMANLARA BASKININ ARTMASI

Ahir zamanda ümmetimin başına, sultanlarından şiddetli belalar gelir, öyle ki yerler müslümanlara dar gelir. O zaman Allah, daha önce zulümle dolu olan dünyayi adaletle dolduran Benim soyumdan birisini gönderecektir. 

Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir zaman , 12

Yemin ederim ki bu ümmete öyle (siddetli)belalar gelecek de, kişi zulümden gaddarlıktan kurtulmak için sığınacak  bir yer bulamayacaktır. Öyle sıkıntılı bir sırada Allah Teala akrabamdan benim hanedanımdan bir kimseyi gönderecek. 

Ölüm-Kıyamet -Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, s.437

DÜNYANIN HERC-Ü MERC İÇİNDE KALMASI

Tabarani, Kebir isimli eserinde Ebu Naim ise Ali Hilal'den tahric ettiler.
Resulullah (s.a.v.) Hz. Fatma'ya şöyle buyurdu:
Dünya hercü merc içinde kaldığında, fitneler zuhur ettiğinde yollar kesildiğinde, bazıları bazısına hücüm ettiğinde, büyük, küçüğe merhamet etmediği, büyüğe vakarlı davranmadığında; Allah, bu sırada onlardan adavetin kökünü kazıyarak dalalet kalelerini fethedecek ve evvelce benim ayakta tuttuğum gibi, ahir zamanında dini ayakta tutacak, önceden zulümle dolu olan dünyayı adaletle dolduracak birini (Mehdi) gönderecektir. 

Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman , 12

Herc-ü Merc: İnsanlar arasında meydana gelen fitne, fesad darmadağınık karmakarışık allak bullak 
Bir tevili şudur ki: 

Bu hadis-i şerifte belirli bir yer tarif edilmeyip, herc-ü merc'in dünyanın her tarafında yayılacağına işaret edilmektedir. Gerçekten de hadisin tarif ettiği bir şekilde bugün dünyanın beş kıtasında büyük kargaşalıklar, savaşlar, katliamlar ve terör olayları cereyan etmektedir. 

BÜYÜK OLAYLARIN VE HAYRET VERİCİ ŞEYLERİN MEYDANA GELMESİ

Onun zamanInda büyük hadiseler vuku bulacak.

El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar,27

Onun zuhur mebdeleri ve mukaddimeleri Resulullah (s.a.v.) efendimizin irhişatına benzer.

Mektubat-i Rabbani , 2/258

İrhişat: Resulullah (s.a.v.) efendimizin nübüvvetinden evvel zuhur eden harikulade haller ki, bunlar peygamberliğine delil teşkil eden hadiselerdendir.

Resulullah (s.a.v.) efendimizin doğumundan önce büyük ve harika haller zuhur etmişti. Doğduğu gece yeni bir yıldız doğmus; Kisra'nın (İran Padişahları) sarayının 14 burcu yıkılmış; İran'da 1000 yıldır yanmakta olan Mecusi ateşi sönmüş; Semavi Vadisi sel suları altında kalmış, Save Gölü kurumuştu v.s... Yukarıdaki rivayetlerde işaret edildiği gibi, Hz. Mehdi (as)'nin zuhuru da, Peygamber efendimizinkine benzeyecektir. O'nun zuhurundan önce de büyük ve harika haller, olaylar olacaktır. 

Rivayetlerin işaretine göre Hz. Mehdi (as)'nin zuhur yılı olan H.1400 (Miladi 1979) yılı başlarında cereyan eden büyük ve harika olaylar: 

- Kabe basıldı ve çok sayıda Müslümanın kanı akıtıldı.

- 500 yıllık İran şahlığı yıkıldı ve İran Şahı Rıza Pehlevi öldü.

- Hindistan'ın Bombay kentinde bir fabrikadan sızan gaz 20.000 kişinin ölümüne yol açtı.

- İki Müslüman ülke olan İran ve Irak arasında 8 yıl sürecek bir savaş başladı.

- Ruslar, Afganistan'ı işgal etti.

- Mexico City şiddetli bir depremle yerle bir oldu.

- Kuzey Kolombiya'daki Nevada Del Ruiz yanardağı 400 yıldır ilk kez patladı. Eriyen kar ve buzun oluşturduğu çamur yüzünden Armero kenti haritadan silindi. 20.000 kişi öldü.

- Bangladeş'teki sel 25.000 kişinin ölümüne sebep oldu.

- Hristiyanlığın merkezi Roma'yı sular bastı.

- 1986'da Çin'de tarihinin en büyük orman yangını oldu.

- Hindistan Başkanı Gandi, Mısır Devlet başkanı Enver Sedat, İsveç Başbakanı Olof Palme öldürüldü.

- Papa II. Jean Paul vuruldu.

- 1980 yılı başlarında ilk AIDS vakaları tespit edildi. Şu ana kadar on binlerce kişinin ölümüne sebep olan bu hastalığa "Çağın Vebası" ismi verildi. AIDS, 1960'larda Amerika'da başlayan ve her çeşit cinsel serbestliği getirmiş olan "Seks Devrimi"ni sona erdirdi.

- 1986'da uzay mekiği Challenger fırlatılışından sonra infilak etti.

- 26 Nisan 1986'da Ukrayna'daki Çernobil Nükleer Santralında şimdiye kadar görülen en büyük nükleer kaza meydana geldi. Birçok Avrupa ülkesi yayılan radyasyondan etkilendi.

- Ozon tabakasının delinmesi Dünya iklimi üzerinde çok olumsuz etkiler bıraktı.

- Sovyetler Birliği yıkıldı ve Gorbaçov'la birlikte Bağımsız Devletler ortaya çıktı.

- Irak'ın Kuveyt'i ilhak etmesinden sonra Körfez Savaşı başladı.

- Ermenistan'daki depremde kent harabeye dönüştü. 500.000 kişi evini terk ederken, ölü sayısı 40.000'i aştı.

- 1989 yılında Çin'de komünist bölükler tanklarla öğrencilerin üzerine yürüdü, Tiananmen meydanında 2000 öğrenci öldü.

- Soğuk Savaşın sembolü olan Berlin duvarı inşasından tam 28 yıl sonra yıkıldı.

- 1990 yılında Kabe'deki tüneldeki izdihamda 1400'den fazla hacı hayatını yitirdi.

- 1991 yılında Bangladeş'te meydana gelen sellerin sonrasında 120.000'in üstünde kişi öldü, milyonlarca kişi evsiz kaldı.

- Bosna ve Kosova'daki katliamda yüz binlerce Müslüman öldürüldü ve yüzbinlercesi yurtlarından çıkarıldı.

- Ebola virüsü on binlerce kişinin ölümüne sebep oldu.

- El Nino tüm dünya ülkelerine çok büyük felaketler getirdi.

- Son 20 yıldır Amerika'da fırtınalar, kasırgalar, hortumlar ve seller durmak bilmedi. Binlerce insan öldü, milyonlarcası evini terk etti ve zarar her seferinde milyar dolarlarla ölçüldü.

- 19 Ekim 1987'de Londra Borsası çöktü. Yaşanan büyük panik sonucunda 50 milyar sterlinlik değer kaybı yaşandı.

- 19 Nisan 1995'de ABD'nin Oklahoma kentindeki Federal Binaya yapılan bombalı saldırıda 168 kişi öldü.

- 22 Mart 1997'de Hale-Bopp kuyruklu yıldızı, saatte 160 km. hızla Dünya'nın 195 milyon km. yakınından geçti. Çıplak gözle izlenebilen Hale-Bopp'un geçişi, tüm dünyada milyonlarca kişi tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı.

- 10 Mayıs 1997'de İran'daki 7.1 şiddetindeki depremde 1500 kişi öldü.

- 4 Şubat 1998'de Afganistan'daki 6.1 şiddetindeki depremde 5 bin kişi hayatını kaybetti.

- 25 Ocak 1999'da Kolombiya'daki 6 şiddetindeki depremde 1171 kişi hayatını kaybetti.

- 21 Eylül 1999'da Tayvan'daki 7.6 şiddetindeki depremde 2100'den fazla kişi hayatını kaybetti.

- 11 Eylül 2001'de ABD'ye, tarihin en büyük terörist saldırısı düzenlendi: İki yolcu uçağı, sabah mesaisinin başladığı saatlerde 18 dakika arayla New York'taki Dünya Ticaret Merkezi'nin bulunduğu iki gökdeleni vurdu. Ardından bir başka uçak Pentagon'a düştü. Saldırıda beş binin üzerinde insan öldü.

- Hindistan'da büyüklüğü 7.9 olan bir deprem meydana geldi ve binlerce kişi yaşamını yitirdi.

- Avrupa'da yaşanan aşırı sıcaklar 10 binlerce insanın ölümüne neden oldu.

- 60.000 senede bir gerçekleşen bir olay meydana geldi ve Mars gezegeni Dünya'ya en yakın konuma geldi.

- 17 Ocak 2002 tarihinde Kongo'daki Nyiragongo Yanardağı patladı. Olayda 100 kişi öldü.

- 15 Kasım 2003, İstanbul Şişhane'deki Neve Şalom Sinagogu ile Şişli'deki Beth İsrail Sinagogu'na intihar saldırıları düzenlendi.

- Sinagoglardaki ayin sırasında bomba yüklü iki ayrı kamyonetin intihar eylemcilerince havaya uçurulmasıyla gerçekleştirilen saldırılarda 25 kişi öldü, 262 kişi yaralandı.

- Kasım 2003'te dünyanın en kurak bölgelerinden olan Mekke'de meydana gelen sel felaketinde 12 kişi yaşamını yitirdi.

- 20 Mart 2003, ABD'nin hala devam eden Irak operasyonu, Bağdat'ı bombardıman ile başladı.

- 20 Kasım 2003, İstanbul'da yine kamyonetli ikiz intihar saldırıları düzenlendi. Levent'teki HSBC Bankası Genel Müdürlüğü ve Beyoğlu'ndaki İngiltere Başkonsolosluğu'na yapılan saldırılarda 33 kişi öldü, 450 kişi yaralandı. Çok büyük maddi hasar gerçekleşti.

- 26 Şubat 2004 tarihinde Moskova metrosunda meydana gelen intihar saldırısında yaklaşık 40 kişi hayatını yitirdi.

- 12 Mart 2004, İspanya'nın başkenti Madrid'in merkezinde 3 ayrı tren istasyonuna düzenlenen bombalı saldırılarda yaklaşık 200 kişi hayatını yitirdi. Saldırılarda binden fazla kişi yaralandı.

- 3 Eylül 2004, Kuzey Osetya'da yüzlerce kişinin rehin tutulduğu okul binasına Rus güçleri tarafından operasyon düzenlendi. Çoğu çocuk en az 150 kişi öldü, 560 rehine yaralı olarak kurtarıldı.

- Güney Asya'da 26 Aralık 2004 tarihinde 9.0 büyüklüğünde bir deprem ve ardından çok büyük bir tsunami gerçekleşti. Kaybolan hayatların sayısı ölü ve kayıplarla birlikte 288 bir olarak ifade ediliyor.

- 2 Nisan 2005 tarihinde Papa II. Jean Paul hayatını yitirdi.

- 7 Temmuz 2005 tarihinde, İngiltere'nin başkenti Londra, 2. Dünya Savaşı'ndan beri şehri vuran en büyük saldırıyla sarsıldı. Metro ve otobüslere eşzamanlı olarak düzenlenen dört saldırı sonucunda 50'den fazla kişi öldü, yaklaşık 700 kişi yaralandı. 21 Temmuz'da yine dört ayrı eşzamanlı bombalı saldırı girişiminde bulunuldu.

HZ. MEHDİ (AS)'DEN ÖNCEKİ YÖNETİMLER

 Aranızda "Nübüvvet" Allah'ın istediği kadar sürer, sonra onu kaldırmayı istediği zaman da kaldırır. Sonra Allah'ın sürmesini murad ettiği kadar (otuzyıl) "Nübüvvet yolunda Halifelik" gelir. Sonra kaldırmayı istediği zaman onu kaldırır. Ve Allah'ın istediği kadar devam eden "Şiddetli bir Meliklik" idaresi gelir... Sonra onu kaldırmayı istediği zaman kaldırır. Sonra "zorba bir idare" gelir. Sonra da "Nübüvvet yolu üzere bir hilafet" gelir.

Rumuz El-Ahadis, 257 (Nesei - Ebu Davud Tayalisi)

Tabarani Kebir'inde.. tahric etti. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu:
Benden sonra halifeler olur. Halifelerden sonra emirler, emirlerden sonra zalim melikler gelir. Son olarak da ehl-i beyt'imden birisi çikar.

Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 84

Peygamberimizden (s.a.v.) sonra Hz. Mehdi (as)'nin halifeliğine kadar gelecek olan yönetimler şöyle sıralanmıştır. 

1. Halifelik devri 

2. Meliklik-Sultanlık-Padişahlık devri 

3-Zorba bir idare devri 

İslam tarihinde Resulullah (s.a.v.) efendimizin vefatıyla birlikte yönetim, Halifeler geçmiştir. Sırasıyla Hz. Ebubekir, Ömer, Osman, Ali (r.a.) efendilerimiz toplam 30 yıl halifelik makamında kalmışlardır. 

Sonra başa sırasıyla Emeviler, Abbasiler, Osmanlı Devleti geçmis, bunlarla Meliklik, Sultanlık, Padişahlık devri başlamıştır. En uzun süren devirde bu devir olmuştur. Gerçekten hadisin haber vermesiyle bunlar aynen tahakkuk etmiştir. Bunlardan sonra ise zorba bir idarenin geçeceği bildirilmektedir. Bugün bu zorba yönetim, birçok "sözde İslami" devlette kendini göstermektedir. Bu yönetimlerde Islam'in esaslarına karşı gelinmekte, müslümanlar mağdur durumda birakiımaktadır. 
Bütün bunların ardından başa Hz. Mehdi (as)'nin başında bulunduğu halifelik yönetimi geçecektir. 

HZ. MEHDİ (AS)'NİN, HALİFE OLMADIĞI BİR DÖNEMDE GELMESİ

Dünyada ismi geçecek bir halife kalmayıncaya kadar çıkmayacaktır.

El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, 54 

O'nun çıkacağı yıl insanlar hacca başlarında bir emir bulunmadan gidecekler.

Kiyamet Alametleri, 168437

 Hz. Mehdi (as)'nin zuhur edeceği dönemde İslam ümmetinin başında bir halif  bulunmayacağı bildirilmektedir. Hicri 1300 tarihine kadar müslümanların başında bir halife bulunmaktaydı, fakat daha sonra bu müessese kaldırıldı. Hz. Mehdi (as) hadisin tarif ettiği böyle bir dönemden sonra çıkacaktır. 

 

 

 

ANA SAYFA

::::DİĞER SİTELER:::


:: Cübbeli Ahmet Hoca.tv'ye Cevap.com >>

:: Cübbeli Ahmet Hoca.tv'ye Cevap.org >>

:: Cübbeli Ahmet Hoca.tv'ye Cevap.net >>

:: Cübbeli Ahmet'e Cevap.com >>

:: Cübbeli Hoca'ya Cevap.com >>

:: Cübbeli Ahmet Hoca.org >>

:: Cübbeli'ye Cevap.com >>

:: Cübbeli'nin Bilmedikleri.com >>

:: Cübbeli Ahmet Hoca'ya Cevap.org >>

:: Cübbeli Ahmet Hoca'ya Cevap.net >>