ÖNEMLİ NOT: Gönderilen yorumlarda bazen "inşaAllah" denmediği oluyor veya "inşaAllah" sözündeki "A" harfi küçük yazılıyor. Mutlaka, Resulullah (s.a.v) Efendimiz'den sözederken (s.a.v), Hz. İsa (a.s)'dan söz ederken (a.s) ve Hz. Mehdi (a.s)'dan sözederken (a.s) (a.r) (r.a) yazınız. Biz bu konuları tashih edip düzeltiyoruz. Sizin de bu hususlara ehemmiyet göstermenizi rica ediyoruz. Suç unsuru olan yazıları yayınlamıyoruz. Yorumları yayınlanmayan arkadaşlar bizi hoşgörsünler binlerce mesaj geldiği için hepsini yayınlayamıyoruz, fakat sırayla yayınlamaya çalışacağız. Mesaj gönderdiğiniz ilin ismini mutlaka yazmanızı ve yorumlarınızın kısa olmasını rica ediyoruz. Soru olan mesajlarınızı bu bölüme göndermeyiniz, www.harunyahya.org adresindeki "bize ulaşın" bölümüne yollayınız. Teşekkür ederiz.

HÜMEYRA TÜZÜN / İZMİR - 05.06.09 - 17.20

Cenab-ı Allah Enbiya Suresi'nin 18. ayetinde şöyle bildiriyor; "Hayır, Biz hakkı batılın üstüne fırlatırız, o da onun beynini darmadağın eder. Bir de bakarsın ki, o, yok olup gitmiştir. (Allah'a karşı) nitelendiregeldiklerinizden dolayı eyvahlar size."

Kuran işari manasıyla Hz. Mehdi (a.s.)'ye de bakıyor. Hz. Mehdi (a.s.) Allah'ın dilemesiyle bu yüzyılda küfrün üzerine bir aslan gibi fırlayacak ve küfrün beynini ilim pençesiyle darmadağın edecektir, inşaAllah.

ŞİNASİ HÜREL / İSTANBUL - 04.06.09 - 15.19

Onlar, Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa Allah, Kendi nurunu tamamlayıcıdır; kafirler hoş görmese bile. (Saff Suresi, 8)

Bu ayetin tam tahakkuku inşaAllah bu yüzyılda olacak. Kafirlerin, ateistlerin, Darwinistlerin direnmesine rağmen, KAFİRLER HOŞGÖRMESE BİLE, Allah nurunu bütün dünyaya hakim edecek. Ahirzaman da küfür yeryüzünden tamamen kalkacak ve İslam dünyaya hakim olacak.

ŞİNASİ HÜREL / İSTANBUL - 04.06.09 - 15.03

De ki: "Hak geldi, batıl yok oldu. Hiç şüphesiz batıl yok olucudur." (İsra Suresi, 81)

Kuran'ın nuzülü ile hak geldi batıl yok oldu. Ama sistemler ve insan toplulukları olarak batıl birçok yerde devam ediyor. Ahirzamanda Hz. Mehdi (a.s.) ve Hz. İsa (a.s.)'nın zuhuruyla sosyal sistemler ve inançlar olarak batıl yeryüzünden tamamen kalkacaktır. Bu durum, Ayeti Kerime'nin tam tahakkuku olacaktır.

ALİ SABRİ YENİGÜN / İZMİR - 04.06.09 - 14.57

HZ. MEHDİ (A.S.) İLE MÜJDELENİN. O Kureyş'ten ve Ehl-i Beyt'imden bir kişidir. (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s.13) Resulullah (sav), "Hz. Mehdi (a.s) ile müjdelenin" diye bildiriyor. Harun Yahya Hocamızda bizleri Hz. Mehdi (a.s.) ile müjdeliyor. Allah Hocamızdan razı olsun. Selamun aleyküm.

ALİ SABRİ YENİGÜN / İZMİR - 04.06.09 - 14.45

Allah, yazmıştır: "Andolsun, ben galip geleceğim ve elçilerim de." Gerçekten Allah, en büyük kuvvet sahibidir, güçlü ve üstün olandır. (Mücadele Suresi, 21)

Ve onlardan sonra sizi o arza mutlaka yerleştireceğiz. İşte bu, makamımdan korkana ve tehdidimden korkana ait (bir ayrıcalıktır). Fetih istediler, (sonunda) her zorba inatçı bozguna uğrayıp -yok oldu- gitti. (İbrahim Suresi, 14-15)

Kuran ayetlerinden anlaşıldığı gibi İslam'ın dünyaya hakimiyeti kesin bir gerçek. Bu yüzyılda İslam hakim olmaz diyenlerin, Allah'ın rahmetinden ümit kesmenin haram olduğunu bilmeleri gerekir. İslam'ın dünya hakimiyeti açık açık, adım adım ilerliyor. Görmemek için kör olmak lazım. İslam hakim olduğunda başa geçen kişinin adı Hz. Mehdi (a.s.)'dir. Anlamazlıktan gelenler çok mahçup olup, pişman olacaklar, inşaAllah.

MUHAMMER AHSEN / ANKARA - 04.06.09 - 14.26

Bir kısım Nur talebelerinin, Said Nursi Hazretleri'nin çok açık söylediği sözleri anlayamamalarını şaşkınlıkla karşılıyorum.

Ahir zamanın en büyük fesadı zamanında; elbette EN BÜYÜK BİR MÜÇTEHİD, hem EN BÜYÜK BİR MÜCEDDİD hem hâkim, hem Hz. Mehdi, hem mürşid, HEM KUTB-U A'ZAM olarak bir ZÂT-I NURANÎYİ gönderecek ve o zât da Ehl-i Beyt-i Nebevîden olacaktır. (Mektubat, sf. 411, 412, 441)

Tâ âhir zamanda, hayatın geniş dairesinde asıl sahibleri, yâni HZ. MEHDİ ve ŞÂKİRDLERİ (öğrencileri), Cenâb-ı Hakkın izniyle gelir, o daireyi genişlendirir ve o tohumlar sünbüllenir. (Sikke-i Tasdik-i Gaybî, sf. 172) (Kastamonu Lahikası, sf. 72)

Bediüzzaman çok açık ve aleni olarak Hz. Mehdi (a.s.)'yi "şahıs" olarak belirtmiyor mu? Bundan daha açık nasıl bir izah olabilir. Nerede geçiyor bu izahlarda "şahsı manevi" sözü? Hz. Mehdi (a.s)'nin bir şahıs olduğunu daha açık nasıl belirtmesi gerekiyordu? Bir kısım Nur talebelerinin, bu kadar açık bir konuyu anlayamamalarına ben şahsen inanamıyorum.

NECMİ MADEN / MUĞLA - 04.06.09 - 13.42

Bir buçuk milyarlık İslam aleminde, Resulullah (sav)'ın, sadece 313 kişinin Hz. Mehdi (a.s.)'nin farkına varacağını söylemesi, çok büyük bir mucizeye işaret ediyor. Üstelik Hz. Mehdi (a.s.)'nin bütün çıkış alametler, zuhur etti. Fırat Nehri'nin suyu kesildi, Azerbeycan, Irak, Afganistan işgal edildi. Kuyruklu yıldız çıktı. Kabe'de kan akıtıldı. Ramazan ayında 15 gün arayla ardarda ay ve güneş tutulmaları yaşandı. İran-Irak savaşı yaşandı. İmam Rabbani Hazretleri'nin Resulullah'tan aktardığı çift kuyruklu yıldız zuhur etti. Doğu tarafından bir ateş görüldü. Fitneler çoğaldı, haramlar helal sayılmaya başlandı. Binalar yükseldi, zinalar arttı.

313 kişi dışında diğer Müslümanların Hz. Mehdi (a.s.)'yi niçin fark edemediğini çok detaylı araştırmak ve düşünmek lazım.

MEHMET HARDAL / ALMANYA - KÖLN - 03.06.09 - 13.50

Rahman Rahim olan Allah'ın adıyla
Nun. Kaleme ve satır satır yazdıklarına andolsun.
Sen, Rabbinin nimetiyle bir DELİ değilsin.
Gerçekten senin için kesintisi olmayan bir ecir vardır.
Ve şüphesiz sen, pek büyük bir ahlak üzerindesin.
Artık yakında göreceksin ve onlar da görecekler.
Sizden, hanginizin 'fitneye tutulup-çıldırdığını.'
Elbette senin Rabbin, kimin kendi yolundan şaşırıp-saptığını daha iyi bilendir; ve kimin hidayete erdiğini de daha iyi bilendir. (Kalem Suresi, 1-7)

İçimden bu ayeti yazıp göndereme hissi geldi. Bende yazıp gönderiyorum. Harun Yahya Hocamıza selam ediyorum.

ESAT AKPALA / EDİRNE - 03.06.09 - 11.55

... Biz dünya göğünü de KANDİLLERLE süsleyip-donattık ve bir koruma (altına aldık)... (Fussilet, 12)

Sonra gök yarılıp yağ gibi erimiş olarak KIPKIRMIZI BİR GÜL olduğu zaman; (Rahman Suresi, 37)

Kuran-ı Kerim'de geçen müteşabih ayeti kerimeleri Cübbeli Ahmet açıklamak istese normal kandilden ve kırmızı gülden bahsedebilir. Halbuki ayetlerin müteşabih olduğu çok açıktır. Kandillerden gaye gökteki yıldızlardır, kıpkırmızı gül de gökteki yıldızların parçalanması sonucunda magma ve gaz tabakasının oluşturacağı kırmız güle benzeyen, ateşten oluşan görünümdür. Cübbeli Hoca, Hadis-i şerifleri de, bu şekilde düz anlamlarını alarak yanlış yorumluyor.

MEHMET HAMDİ YÜCE / KAYSERİ - 03.06.09 - 11.42

Ve dediler ki: "Bu Kur'an, iki şehirden birinin BÜYÜK BİR ADAMINA indirilmeli değil miydi?" (Zuhruf Suresi, )

İslamiyet'in bu yüzyılda dünyaya hakim olacağını birçok kişi çok açık ve aleni şekilde anladı. Bence Hz. Mehdi (a.s.)'nin de kim olduğunu hissetmiş olabilirler. Fakat bu durum birçok nedenden dolayı birçok kişinin işine gelmiyor olabilir. Şehirlerin BÜYÜK bilinen bazı ADAMLARINA hüsn-ü zannı olanlar baktılar ki, bambaşka bir durum var. Belki bu nedenle Hz. Mehdi (a.s.)'yi anlamazlıktan geliyorlardır. O da 3 talebesiyle cansiperane mücadele ediyor olabilir. Cenab-ı Allah, kaderi çok ince bir hikmet örgüsüyle örmüş. Bu Cenab-ı Allah'ın bir sanatı. Hz. Mehdi (a.s.)'nin aleni ve açık zuhuruna kadar bu durum böyle gidecek gibi görünüyor.

HAŞMET UĞUR / İSTANBUL - 02.06.09 - 20.56

O İLERİDE GELECEK ACİB BİR ŞAHSIN (Hz. Mehdi (a.s.)'nin) bir hizmetkarı ve ona yer hazır edecek bir dümdarı (önceden gelen takipçisi) ve O BÜYÜK KUMANDANIN pişdar bir neferi (öncü bir askeri) olduğumu zannediyorum. (Barla Lahikası, sf. 162)

Bediüzzaman Hazretleri Hz. Mehdi (a.s.)'nin kendisinden sonra geleceğini, ona yer hazır ettiğini ve onun öncü bir askeri olduğunu açıkça ifade ederek bu güzel ve muhteşem müjdeyi, Resulullah (sav)'ın Hadis-i şeriflerine dayandırarak bildirmiştir. İnşaAllah "1400 yıl sonra çıkacak bir hakikati" diyerek Hz. Mehdi (a.s.)'nin çıkış zamanını da açıklamıştır (Sözler 8). "Hz. Mehdi (a.s.) ile müjdelenin" Hadis-i şerifine uyarak, bu güzel müjdeyi bildiriyorum. Allah hepinize selamet versin, Selamun Aleyküm.

EMİRHAN AZİZER / RİZE - 02.06.09 - 20.13

Cübbeli "yüzyıllar sonra Hz. Mehdi (a.s.) çıkacak" diyor. Bir kısım Nur talebeleri de "Hz. Mehdi (a.s) çıkmayacak şahsı manevisi çıkacak" diyor. Bir kısım da, "Hz. Mehdi (a.s.) geldi geçti" diyor. Bu iddidaların hepsi yanlış. Hz. Mehdi (a.s.) inşaAllah bu yüzyılda gelecek. Hadis-i şeriflerden bunu anlıyoruz. Bu çırpınmayı andıran izahlar Hz. Mehdi (a.s)'nin gelişinin bir alameti. Az bir zaman sonra inşaAllah gerçekleri bütün açıklığı ile görecekler.

... ÖYLE Kİ ONU (HAK DİN OLAN İSLAM'I) BÜTÜN DİNLERE KARŞI ÜSTÜN KILACAKTIR; müşrikler hoş görmese bile. (Saff Suresi, 9)

MUHAMMED ÇİZMECİ / ISPARTA - 02.06.09 - 19.27

... O zât (Hz. Mehdi (a.s.)), o taifenin uzun tedkikatı (o topluluğun uzun araştırmaları, incelemeleri) ile yazdıkları eseri kendine hazır bir program yapacak, onun ile o birinci vazifeyi tam yapmış olacak. Bu vazifenin istinad ettiği (dayandığı) kuvvet ve manevî ordusu, yalnız ihlas ve sadakat ve tesanüd (dayanışma) sıfatlarına tam sahib olan bir kısım şakirdlerdir (öğrencilerdir). Ne kadar da az da olsalar, manen bir ordu kadar kuvvetli ve kıymetli sayılırlar. (Emirdağ Lâhikası-1, sf. 266-267)

Küçük bir kardeş grubuyla (rivayetlerde 313 kişi oldukları belirtiliyor) Hz. Mehdi (a.s.)'nin İslamın dünyaya hakimiyetine vesile olacağını Said Nurdi Hazretleri'de söylemiştir. Hz. Mehdi (a.s.) ümmi olacak, medrese eğitimi almamış olacak. Bir mürişide de bağlı olmayacak. Hazır olan kitaplardan, yazılardan istifade ederek eserler hazırlayacak, onunla ehli delaleti ilzam edecek. Bediüzzaman Hazretleri ne dediyse çıkmıştır. İnşaAllah bu dediklerini de göreceğiz.

KAHRAMAN BAŞYURT / ALMANYA - MÜNİH - 02.06.09 - 18.43

... O (HZ. MEHDİ (A.S.)) ARZA SAHİB OLUR ve kendisinden önce baskı ve zulümle dolu olan arzı adaletle doldurur. Sizden O'na kim yetişirse, kar üzerinde sürünerek dahi olsa gelsin, O'na katılsın. Zira O Mehdi'dir.
(Ahir zaman Mehdisinin alametleri, Celalettin Suyuti, sf. 14)

Andolsun, biz Zikir'den sonra Zebur'da da: "ŞÜPHESİZ ARZ'A SALİH KULLARIM VARİSÇİ OLACAKTIR" diye yazdık. (Enbiya Suresi, 105)

İslamiyet'in bu yüzyılda dünyaya hakim olacağı çok açık alametlerle belirginleşti. Ayetlerin ve Hadis-i şeriflerin tahakkukunu inşaAllah çok yakın bir zamanda göreceğiz.

Canlı yayın programlarına Hocamızın tekrar çıkmasını hasretle bekliyorum. Hemen hemen Hocamızın bütün canlı yayın programlarını izledim. Çok hikmetli, çok özlü, çok güzel bir hitabeti var. Harun Yahya Hocamıza selam ediyorum, başarılar diliyorum.

ZEHRA AKTAŞ / YOZGAT - 02.06.09 - 12.35

SENİN ZİKRİNİ (ŞANINI) YÜCELTMEDİK Mİ? (İnşirah Suresi, 4) ayetinin ebcedi 2009 yılını veriyor. Ayeti Kerime'nin anlamı ve ebcedi, Hz. Mehdi (a.s.)'nin 2009 yılında şanının, isminin çok fazla yayılacağına mı işaret ediyor acaba? Çünkü günümüzde Mehdiyet ve Hz. Mehdi (a.s.)'nin ismi çok fazla geçiyor ve çok fazla konusu oluyor. Ayetin ebcedinin 2009 yılını vermesi çok şaşırtıcı ve manidar.

SADIK ÇELİKER / ANKARA - 02.06.09 - 12.01

Ashabın büyüklerinden Ka'b hazretlerinin (RA) Resulullah Efendimiz hakkında nazmettiği "Banet Sü'ad" adlı kasideye, ondukuzuncu asır Osmanlı ricalinden Eyüb Sabri Paşa "Azizü'l-Asar" adıyla bir şerh yazmış ve bu 1291 yalında İstanbul'da 283 sahife olarak basılmıştır. Bu kitabın 176'ncı sayfasından özetle şöyle yazılmaktadır:

"Bazı keşif sahibi alimler Hazret-i İmam Mehdi radiyallahu anh'ın inşaAllah 1400 hicri yılında zuhur edeceğini söylemişlerdir. ... Bazıları ise 1422 yılında zuhur edeceğini söylemişlerdir." Verilen her iki tarih de doğru. 1422 Hz.Mehdi (a.s.)'nin belirginleşmeye başladığı tarih gibi görülüyor. Benim anladığım bu büyük alimler Hadis-i şeriflerden Hicri 1400 yılında Hz. Mehdi (a.s.)'nin zuhur edeceğini çıkartmışlar. Ümmetin ömrünün 1500 yılına kadar olduğunu bildiren Hadis-i şerifler sahih ve güvenilir olduğuna göre verilen tarihte doğru, inşaAllah.

VAHİT SARIKAYA / ERZİNCAN - 01.06.09 - 22.10

Hicri 2. yüzyılda yaşamış İslam alimi Kelde bin Zeyd, Süleymaniye Kütüphanesi'nde bulunan Esme'l-Mesâlik Lieyyâmi'l-Mehdiyyi'l-Meliki Li-külli'd-Dünyâ Bi-emrillâhi'l-Mâlik adlı arapça eserinde Hz. Mehdi (a.s.)nin Hicri 1420 ile 1430 yılları arasında çıkacağını şöyle belirtmiştir: 
"Hicretten 1400 sene sonraki akidlerden iki veya üç akid say. (Bir akid 10 senedir. Hicretten 1400 sene sonra iki veya üç akit sayıldığında Hicri 1420 veya 1430 tarihleri çıkmaktadır.) O vakit Mehdi Emin çıkar..." diyor.

ALİ AHMET ONAT / KONYA - 01.06.09 - 20.30

Esselamun aleyküm. Harun Yahya Hocam'a bir konu anlatmak istiyorum.
Muhterem Sami Efendi Hazretlerinin talebelerinden Konyalı Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi bir sohbetinde şöyle bir konu anlatmış. Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi, Sami Efendi Hazretlerine, Hz. Mehdi (a.s.)'nin zuhurunu ve İslam'ın hakimiyetini kastederek "Efendim, güzel günler ne zaman?" diye sormuş. O da "Ya Tahir! Ben görmeyeceğim ama sen o günleri görmeden ölmeyeceksin." demiş. Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi çok değerli bir ehli sünnet alimidir, değerli bir mürşittir. Cenabı Allah böyle büyük değerli alimleri başımızdan eksik etmesin.

RAGIP DOLUNAY / ARTVİN - 01.06.09 - 20.09

1990'da Allah'ın rahmetine kavuşan Beykoz'da mukim Seyyid Hacı Osman Hulusi Efendi Hazretleri'de Hz. Mehdi (a.s.)'nin 1980'li yıllarda göreve başlayacağını bildirmiştir. Ehli sünnet alimi bu büyük mürşidler ittifakla Hz. Mehdi (a.s.)'nin zamanımızda zuhur edeceğini belirtiyorlar. (İnşaAllah) Hocamıza selam ediyorum.

SALİH MERT / KİLİS - 01.06.09 - 17.32

Nevşehirli Hacı Abdullah Baba Hazretleri, Hz. Mehdi (a.s.)'yi görmek için çok dua ediyormuş. 26 Mayıs 1960 Cuma gününden önceki gece rüyasında Peygamberimiz (sav)'in kucağında bir çocuk görüyor. Peygamberimiz (sav) de, "Bu benim torunum Mehdi'dir" diyor. Nevşehirli Hacı Abdullah Baba Hazretleri bu rüyasını Çorumlu Hacı Mustafa Efendi Hazretleri'ne anlatıyor. Bu konuşma şu şekilde geçiyor:

... Ben de kendisine, gece görmüş olduğum rüyayı olduğu gibi anlattım. Hacı Mustafa Efendi Hazretleri: "Elhamdülillah evladım, hakikaten "Mehdi Ali Resul" iki, üç yaşlarında (Bu konuşma 1960'da olduğu için, yaklaşık 1957 yıllarında doğmuş olabileceğini belirtiyor), inşaAllah onu (manen) sen de göreceksin. Ayrıca, kalbin camiye çok bağlıymış, rüyan sahihadır. Zira Rasulullah (sav) Efendimizin şekline şemailine şeytan giremez, O'nu rüyasında gören, gerçekte görmüş gibidir, dedi ve hayır dua etti...

MECİD OĞUZHAN / SİVAS - 01.06.09 - 17.21

Andolsun, Biz Zikir'den sonra Zebur' da da: "Şüphesiz Arz'a salih kullarım varisçi olacaktır" diye yazdık. (Enbiya, 105) Bu ayetin tahakkuku inşaAllah Hz. Mehdi (a.s.)'nin zuhuru ve Hz. İsa (a.s.)'nın nuzulüyle içinde bulunduğumuz yüzyılda gerçekleşecektir.

AYDAN MAZHAR / İZMİR - 01.06.09 - 15.57

"Andolsun onun (kıyametin) alametleri gelmiştir." (Muhammed Suresi, 18)

"Şüphesiz o (Hz. İsa (a.s.)'nin gelişi), kıyamet-saati için bir alamettir. Öyleyse ondan (kıyametten) yana hiç bir kuşkuya kapılmayın ve bana uyun. Dosdoğru yol budur." (Zuhruf Suresi, 61) ayetinde Cenabı Allah'ın belirttiği gibi kıyamet alametlerinin çoğu oluşmuştur. Hz. İsa (a.s.)yı da, Hz. Mehdi (a.s.)'yi de inşaAllah bu yüzyılda bekliyoruz.

ABDÜLKADİR SANCAK / SİİRT - 01.06.09 - 15.44

Seyyid Muhammed Raşid Erol Hazretleri, Hz. Mehdi (a.s.)'nin (inşaAllah) bu yüzyılda çıkacağını söylemiştir.

HAYATİ KARAHAN / İSTANBUL - 01.06.09 - 14.20

Sami Efendi Hazretlerinin bir miktar altını bir yakınına teslim edip, Hz. Mehdi (a.s.) geldiği zaman ona teslim edersin dediği bilinmektedir. Sami Efendi Hazretlerinin Hz. Mehdi (a.s)'yi (inşaAllah) bu yüzyılda beklediği açıkca anlaşılıyor.

SABRİ GÜVEN / İSTANBUL - 01.06.09 - 12.34

Muhterem Mahmut Efendi Hazretlerinin Hocası ve mürşidi (Efendi Baba) Ali Haydar Efendi Hazretlerinin, Hz. Mehdi (a.s.)'nin 1980 yılında (inşaAllah) zuhur edeceğini belirtmiş olması Cübbeli Ahmet için yeterli bir delil olması gerekir. Çünkü konuşmalarında bu değerli alimden saygıyla bahsediyor. Kendisini daha büyük bir alim olarak görüyorsa tabii o zaman ona bir sözümüz yok.

HİDAYET GENÇ / AYDIN - 01.06.09 - 12.28

Cübbeli yakında Hz. Mehdi (a.s)'yi de, Hz. İsa (a.s.)'yı da görecek. O Hadis-i şeriflerin hikmetlerini ve gerçek anlamlarını da anlayacak. İslam bütün dünyaya bu yüzyılda hakim olacak. Her ne kadar Cübbeli Hoca damarlarım kurumuş, elim ayağım kurumuş, şekerim çıktı, tuzum düştü dolayısıyla bu yüzyılda Hz. Mehdi (a.s.) gelmez, Hz. İsa (a.s.) gelmez, İslam dünyaya hakim olmaz diyorsa da İslam'ın dünyaya hakimiyeti çoktan başladı bile. Dünyada İslam'ın yayılma hızı on misline çıktı. Darwinizm, materyalizm yerle bir oldu. Türk-İslam Birliği'nin oluşmasına sayılı günler kaldı inşaAllah.

FURKAN GENCAY / ISPARTA - 01.06.09 - 12.25

Said Nursi Hazretleri olmasaydı nasıl bir felaket olacağını şu an daha iyi anlıyorum. Harun Yahya Hocamızdan da Allah razı olsun. İslam'a saldırının ben hep dışarıdan olduğunu düşünüyordum, Müslümanların içinde bulunan cahil cühelanın verdiği zararın, dışarıdaki dinsizlerin verdiği zararla kıyaslanmayacak derecede çok daha tehlikeli ve şiddetli olduğunu gördüm. Harun Yahya Hocamızın gerçekleri görmemizde bize çok büyük yardımları ve faydası oluyor. Allah Hocamızın yolunu açık etsin, yardımcısı olsun. Selamlarım ve hürmetlerimle.

COŞKUN CANDEMİR / İZMİR - 01.06.09 - 11.59

Cübbeli, Hz. Mehdi (a.s.) adına Meleklerin gökten insanlara görünerek çok yüksek bir sesle hitap edeceklerini, Avrupa, Amerika, Rusya, Çin dahil dünyanın heryerinde bu konuşma sesinin şiddetinden dolayı oturan insanların hepsinin, ayağa kalkacağını söylüyor. Hatta bir kısmının ayak mafsalarının çözülüp geri oturacaklarını söylüyor. Bu hadisi Cübbeli Hoca yanlış anlamış. Mesela gökgürültüsü de Allah'ı hamd ile tesbih eder (Rad Suresi, 13) ama bu ses gökgürültüsü şeklindedir. İnsanların anlayacağı bir şekilde değildir. Bu durum Hz. Mehdi (a.s.) zamanında aynı şekilde olacaktır. Hz. Mehdi (a.s.)'nin zuhurunda gökgürültüsü gibi büyük bir patlama sesi duyulacaktır. (1979'da ki Independenta Tankerinin patlaması olayı) Bu Hz. Mehdi (a.s.)'nin zuhurunda olan bir olaydır. Patlamanın şiddetinden oturan ayağa kalktı, ayakta olan oturdu. Dolayısıyla gökten gökgürültüsü gibi nida edildi -ki Hadis-i şerif'te de zaten nidanın şekli "gökgürültüsü gibi" şeklide geçiyor. Bu olay bütün dünyada radyolardan, televizyonlardan duyuldu, patlamayı yakından müşahade eden kişiler ise İslam aleminin eski başkenti İstanbul'da olan kişilerdi. Hadis-i şerif bütün detaylarıyla harika bir şekilde tecelli etti, ama Cübbeli'nin dediği gibi insanların aklının ihtiyarını alacak, onları iman etmeye mecbur edecek şekilde olmadı. Çünkü Cübbeli'nin tarif ettiği gibi bir durumda yüksek vicdanlı insanlarla, düşük vicdanlı insanlar imanı konuları tasdikte aynı konumda olurlar. Böyle bir durum imtihan sırrına uygun olmaz. Halbuki bu dünya bir imtihan yeridir.

NERMİN GÜLLE / TOKAT - 01.06.09 - 11.23

Dünya çapında dinsizliğin bu kadar yayılmasının, İslam aleminin perişanlığının ve bölünmüşlüğünün nedenini şimdi çok daha iyi anlıyorum. Cübbeli'nin kasedini dinleyince olayın vahametini ve şiddetini çok daha iyi gördüm. Hz. Mehdi (a.s.)'nin zuhurundan önce Müslümanların bu şekilde perişan olacağı ve Hz. Mehdi (a.s)'nin zuhuruyla da bu fitne ve belanın ortadan kalkacağı anlaşılıyor. Bu çok büyük bir müjde. Allah, Said Nursi Hazretleri'nden razı olsun. Adnan Hocamızdan da Allah razı olsun.

SEVDA POLAT / TOKAT - 01.06.09 - 09.52

Cübbeli Hoca bu dediklerine gerçekten inanıyor mu acaba? Cübbeli'nin tarif ettiği Hz. Mehdi (a.s.) ile ilgili olayları herhangi bir insan görse onu hapsetmeye kalkması, eza etmek istemesi, iftira etmesi nasıl mümkün olsun?

UFUK DUYAR / ADANA - 31.05.09 - 17.54

Resulullah (sav) bir hadisi şerifinde "Soyumu Hz. Adnan'a kadar araştırın. Ondan sonrasını araştırmayın." buyuruyor. Resulullah (sav)'ın adı Muhammed, soyadı Adnan'dır. Hz. Adnan'da, Hz. İbrahim soyundan gelmektedir. Cübbeli bu konuyu anlatırken ne hikmetse geçiştirerek ve ağız ucuyla anlatıyor. Dikkatimi çekti de!

ÖMER NAZİF KENDİR / DİYARBAKIR - 31.05.09 - 17.23

Cübbeli Ahmet, Hz. Mehdi (a.s.) zamanında meleklerin gökten insanlara kendi lisanlarında, duyacakları şekilde yüksek sesle, ayrı ayrı seslenip hitap edeceklerini belirtiyor. Dünya da altı, yedi bin ayrı dil ve lehçe var. Meleklerin ayrı ayrı altı, yedi bin dil ve lehçede insanlara hitap edeceğini söyleyen Cübbeli Hocanın bu konudaki anlayışı yanlış. Hadis-i şerifin işaret ettiği konu şu şekildedir. İnsanlar Hz. Mehdi (a.s.)'nin kitaplarını, konuşmalarını, eserlerini kendi dillerinde tercüme edilmiş olarak televizyon, radyo ve internetten kendi lisanlarından görüp, dinleyip, okuyarak bilgilenecekler anlamındadır. Öbür tarzdaki anlayışta aklın ihtiyarı kalkar. İmtihan sırrına uygun olmayan bir durum oluşur. Zira hiç bir Peygamber devrinde böyle bir olay olmamıştır.

SITKI AGAH / BOLU - 31.05.09 - 17.20

Said Nursi Hazretleri, "Deccalin dünyayı 40 günde gezmesi" Hadisi şerifini Deccal'in dünyayı teyyare, tren, araba gibi araçlarla gezeceği şeklinde açıklamıştır. Allah, Said Nursi Hazretleri'nden razı olsun, yoksa Cübbeli gibi kişilerin elinde ne hale gelirdik.

SAİD USLU / KAHRAMANMARAŞ - 31.05.09 - 17.02

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, Resulullah Efendimiz (sav)'in "Deccal çıktığı vakit bütün dünya işitecek" Hadis-i şerifinin telgraf ve radyo gibi araçlarla oluşacağına dikkat çekmiştir. Cübbeli Ahmet tarzında açıklamamıştır.

VASFİ AKSU / KONYA - 31.05.09 - 16.55

Said Nursi Hazretleri müteşabih olan hadisleri açıklarken Sözler isimli eserinin 7. sayfasında şu örneği veriyor.

Meselâ: Bir sohbette derin bir gürültü işitildi. Resulullah (sav) ferman etti ki: "Bu gürültü, yetmiş seneden beri Cehennem tarafına yuvarlanan bir taşın bu dakikada Cehennem'in dibine yetişip düşmesinin gürültüsüdür." Bu garib haberden beş-altı dakika sonra birisi geldi dedi: "Ya Resulullah! Yetmiş yaşında bulunan filan münafık vefat etti, Cehennem'e gitti." (Müslim: Cennet, , hadis no: 2844; Müsned, 3:341, 346)

Resulullah Efendimiz (sav) o devirde bu önemli olayı güzel bir teşbihle açıklamıştır. Cübbeli Ahmet olsa kim bilir bu Hadis-i şerifi nasıl açıklardı? Düşünemiyorum bile.

CEMİLE NUMAN / İSTANBUL - 31.05.09 - 16.43

Cübbeli Ahmet "Roma'nın fethine katılacak olan Hz. Mehdi (a.s.)'nin talebelerinden ölen, yaralanan, hastalanan hiç kimse olmayacak hatta başları bile ağırmayacak" diyor. Halbuki Resulullah (sav)'ın sahabilerinden çok fazla kişi şehit oldu, çok fazla kişi hastalandı, Resullullah (sav)'ın da zaman zaman başı ağırdığı hastalandığı oluyordu, diğer Peygamberlerde de, sahabelerinde de Allah'ın bu sünnetullahı oluşuyordu. Bu zaten imtihanın bir gereğidir.

Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir. Ama iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere iman eden; mala olan sevgisine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyip-dilenene ve kölelere (özgürlükleri için) veren; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler ile zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda sabredenler(in tutum ve davranışlarıdır). İşte bunlar, doğru olanlardır ve müttaki olanlar da bunlardır. (Bakara Suresi, 177)

Cenabı Allah ayetinde "... zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda sabredenler..." şeklinde belirtiyor. Bu bütün islam ümmeti için Allah'ın bir sünnetullahıdır. Bu duruma Hz. Mehdi (a.s.) ve talebeleri de dahildir. Hz. Mehdi (a.s)'nin talebelerinden şehit olanlar olacağı Hadis-i şeriflerde Resulullah(sav) tarafından bildirilmiştir. Fakat genel anlamda, Hz. Mehdi (a.s)'ın talebelerinden önce hastalananlar olacak ancak daha sonra Allah onlara şifa verecektir. Bu hususları Hz. Mehdi ile ilgili Hadis-i şeriflerde de açıkca görüyoruz.

ALİ MAHMUT HAKTAN / İSTANBUL - 31.05.09 - 16.28

Cübbeli Ahmet, Hz. Mehdi (a.s)'a "Madem sen Mehdi'sin, göster bir keramet" diyenler olacağını, Hz. Mehdi (a.s.)'nin hiç bir şey bitmeyen, hiç bir şey yetişmeyen kupkuru bir toprağa, kupkuru bir odunu ekeceğini ve eker ekmez o kuru odunun yeşerip yaprak vereceğini söylüyor. Hadis-i şerifte kastedilen kupkuru bir dalın yeşermesi, cahil bir insanın kupkuru bir toprak ortamında yani eğitimin zor olduğu bir ortamda yetişeceği ve onun ölü ruhunun canlanıp yeşereceği faydalı kamil, olgun, iyi bir Müslüman olacağı hususudur. Nitekim tasavvufta insan kupkuru bir kamıştan oluşmuş neye benzetilir. Resulullah Efendimiz (sav)'in hadislerinde de Kuran-ı Kerim ayetlerinde de teşbihe, müteşabihata  çok rastlanır. Hadisi şeriflerde de bu önemli konu güzel bir teşbih ile anlatılmıştır. Ayrıca Hz. Mehdi (a.s.), Mehdilik iddiasında bulunmayacaktır ki insanlara kendinin Mehdi olduğunu ispat etmek için uğraşsın. Cübbeli Ahmet bu konuda çok yanılıyor.

ŞÜKRÜ ASIR / İSTANBUL - 31.05.09 - 16.01

Cübbeli Ahmet Hoca, Mehdiyet konusunda hazırladığı cd.lerde yer alan bir konuşmasında, Hz. Mehdi (as)'ın Adriyatik Denizinin kenarına gelmesiyle birlikte, Adriyatik Denizinin Akdeniz'e kadar kuruyacağını söylüyor. Bu kurumanın sonucunda ise Akdeniz'in binlerce metre yükseklikteki sularının donup kalacağını, Akdeniz'den Adriyatik'e suyun hiçbir şekilde geçmeyeceğini söylüyor. Bu olaya İtalyanların, Almanların, Fransızların, özetle tüm Avrupa'nın şahit olacağına dikkat çekiyor. Avrupalıların ise Hz. Mehdi (as)'a topla, tankla ve atom bombasıyla saldıracaklarını, fakat bu silahların Hz. Mehdi (as)'ın fizik bedenine hiçbir şekilde etki etmeyeceğini belirtiyor. Hz. Mehdi (as)'ın tek bir tekbir getirmesinin tahrip gücü çok yüksek bomba etkisi oluşturacağını, kaleleri ve binaları bu şekilde yerlebir edeceğini ifade ediyor.

Halbuki rivayetlerde Hz. Mehdi (as)'ın Allah'ı tekbir ederek, Allah'ı anarak, ilimle, fenle, bilgiyle ve kültürle, küfrün inançsızlığının kaleleri olan bir kısım kurumları, kuruluşları, üniversiteleri ve okulları fikren yerle bir edeceğine dikkat çekilmektedir. Hz. Mehdi (as)'ye tank, top ve atom bombası etki etmeyecektir. Çünkü Hz. Mehdi (as) tüm bu saldırılara sevgi ve şefkatle karşılık verecek, hadis-i şerifin ifadesiyle "uyuyan kişiyi uyandırmayacak, kan da akıtmayacaktır". Bu nedenle karşıt güçlerin ona karşı silah kullanacak güçleri kalmayacaktır. Rivayet buna işaret etmektedir.

HASAN KARALİ / İSTANBUL - 31.05.09 - 14.52

Peygamber Efendimiz (sav)'in bir hadisinde Hz. Mehdi (a.s.)'nin İstanbul'a geldiğinde, denizin üzerindeki kuru bir yoldan geçeceği bildirilmektedir. Buradaki "Denizin üzerindeki kuru yol" ifadesi ile açıkça Hz. Mehdi (a.s.) döneminde yapılan Boğaz Köprüsüne işaret edilmektedir.

Ancak Cübbeli Ahmet Hoca bu hadisi çok farklı bir şekilde yorumlamaktadır. Ona göre Hz. Mehdi (a.s.) Adriyatik Denizinin yakınına gider, deniz ondan uzaklaşır, Hz. Mehdi (a.s.) denize biraz daha yaklaşır, deniz ondan biraz daha uzaklaşır ve Adriyatik Denizi tamamen kurur. Ayrıca Cübbeli Ahmet Hoca, Müslümanların kuruyan Adriyatik denizinin ortasında kamp oluşturup oturacaklarını, dinleneceklerin ve daha sonra Hz. Mehdi (a.s.) ile birlikte bu kuru yolu geçip Roma'ya gireceklerini söylemektedir.

RAHİM BAŞER / ERZURUM - 31.05.09 - 14.20

"Bir kısım  zahiri sözde ulemalar yani müteşabihi hadislerden anlamayan kişiler o rivayet ve hadislerin zahirine bakıp hurafe gibi bir mana verip adeta imkansız bir surette olayları tarif edip  bekleyerek avam olan Müslümanlara imani yönden zarar veriyorlar" diyor Said Nursi Hazretleri. (Kastamonu Lahikasi, sayfa 80)

Cübbeli Ahmet'te  de şu an gördüğümüz olay tam bunun tarifidir. Ahir zamanda böylesine vahim ve acınacak bir durumun olacağını bilmesi Said Nursi Hazretlerinin bir kerametidir.

SABRİYE GÜNEŞ / İSTANBUL - 31.05.09 - 13.43

Hz. Mehdi (a.s)'ye atom bombası, tank, top, dünya üzerindeki hiçbir silah etki etmeyecek diyen Cübbeli Ahmet Hoca'nın, birbirinden harika izahlar yapması çok normal. Çünkü kendisi müteşabih hadis diye birşey kabul etmediği için, zaman geçtikçe daha da ilginç şeyler anlatacağını düşünüyorum.

NECİP TUNÇDİREK / SAKARYA - 31.05.09 - 11.20

Cübbeli Ahmet Hoca'nın Mehdiyet konusunu açıklamak için hazırladığı "Beklenen Mehdi ne zaman çıkacak?" isimli meşhur cd setinde derin aklının tüm detayları görünüyor. Sadece bir örnek vereceğim. Cübbeli Ahmet Hoca, bir açıklamasında Müslümanların evlerinin bahçelerinden, Fatih ve Süleymaniye camilerinde bulunan ve fil ayağı biçimindeki (bir tanesi yaklaşık 30 ton ağırlığında olan) sütunlara benzer şekilde, bloklar halinde saf altın fışkıracağını söylüyor. Toplamında milyonlarca ton ağırlığında olan bu altın bloklarının yüksekliklerinin ise, insanın bakmak için başını kaldırdığında takkesi düşecek kadar yüksek olacağına dikkat çekiyor. Dünya üzerinde 1.5 milyar Müslüman olduğu ve Müslümanların ne kadar çok bağ ve bahçelere sahip oldukları gözönünde bulundurulursa, Cübbeli Ahmet Hoca'nın bu söylediklerinin ne kadar olağanüstü bir duruma işaret ettiği daha iyi anlaşılır. Kafası bu tarzda çalışan ve bu duruma gelmiş bir insanın olağanüstü bir insan olduğu hemen anlaşılıyor.

SEFER ÖZLÜ / YOZGAT - 31.05.09 - 10.05

Müteşabih anlamı olan ayetler olduğu gibi, müteşabih anlamı olan hadisler de vardır. Ancak Cübbeli Ahmet Hoca bunu bilmiyor. Yazılarında ve konuşmalarında kullandığı hadisleri düz anlamlarıyla alıyor, bu hadislerin müteşabih anlamları olduğunu bilmiyor. Onun yaptığı hatalar da buradan kaynaklanıyor.

ALİ RIZA T. / MUĞLA - 30.05.09 - 21.02

Hz. Mehdi (a.s)'nin gelişini reddetmek için dört koldan çalışıyorlar. Çeşit çeşit akıl almayacak teviller ve izahlarla bu konuyu örtbas etmek istiyorlar. Fakat böyle faaliyetler Mehdiliği daha belirgin hale getirip, daha iyi anlaşılmasına vesile oluyor. Mehdiyet gün geçtikçe daha da parıldıyor.

ÖZGÜR PAŞALIOĞLU / KONYA - 30.05.09 - 14.25

Cübbeli gibi Hz. Mehdi (a.s)'ın gelişi konusunu yüzlerce açık delile rağmen anlamazlıktan gelenler ve Hz. Mehdi (a.s)'nin şahsı manevi olduğunu söyleyenler Bediüzzaman Hazretleri'nin bu sözünü nasıl açıklayacaklar acaba?

...Âhir zamanın o büyük ŞAHSI , Âl-i Beyt'ten (Peygamberimizin soyundan) olacak. (Şualar, sf. 442)

Bediüzzaman Hz.Mehdi (a.s.)'yi tarif ederken "O BÜYÜK ŞAHSI" diyor. "O" kelimesini kullanıyor. "O" ne demek? "ŞAHSI" diyor. "ŞAHIS" ne demek? "ŞAHIS" demeyi bilen Said Nursi Hazretleri "şahsı manevi" demeyi de bilir. Ayrıca Şahsı Manevi peygamber soyundan olur mu? Bediüzzaman "ÂL-İ BEYT'TEN" olacak diyor Hz. Mehdi (a.s) için.

NEVZAT TATAR / BURSA - 30.05.09 - 11.54

Resulullah Efendimiz (sav'in) "... eskimiş ipi kopan bir kolyenin taneleri gibi birbiri ardına gelen alâmetleri beklesinler." (Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî.) hadisinde bildirdiği Hz. Mehdi (a.s.)'nin çıkışının alametleri son 30 yıl içinde yani Hicri 1400 yılından beri arka arkaya yaşandı ve yaşanmaya da devam ediyor.
Örneğin, Hicri 1400 yılının ilk günü 1 Muharrem 1400 (21 Kasım 1979) yılında Kabe baskını gerçekleşti. Hicri 1400 Zilhicce (1980 Ekim) ayında İran-Irak arasındaki savaş başladı. 1979 yılı Hicri 1400'de Rusların Afganistan'ı işgal etti. 1981 yılında (Hicri 1401'de) Ramazan ayının 15. günü Ay, 29. günü de Güneş tutuldu. Yine "ikinci olarak", 1982 yılında (Hicri 1402'de) Ramazan ayının 14. günü Ay, 28. günü de Güneş tutuldu. 1986 yılında (Hicri 1406'da) yani 14. yüzyıl başlarında "Halley" kuyruklu yıldızı Dünyamızın yakınından geçti. Fırat Nehri'nin suyu Keban Barajı'yla kesildi. Irak, Azerbaycan işgal edildi, Şam ve Mısır Melikleri öldürüldü, boynuzu andıran iki uçlu kuyruklu bir yıldız görüldü, doğu tarafından bir ateş görüldü.
Bütün bu alametler Resulullah Efendimiz (sav)'in hadislerde bildirdiği Hz. Mehdi (a.s)'ın çıkış tarihleriyle, mucizevi bir şekilde müthiş bir uyum göstermektedir. Bu durum büyük bir çoşkuyla Hz. Mehdi (a.s)'ı bekleyen müslümanlar için çok heyecen verici. Elhamdülillah.

HALUK HAMDİ OLGUN / İSTANBUL - 29.05.09 - 15.23

... Ben de onlara demiştim: "Ben, kendimi seyyid (Peygamberimiz'in soyundan) bilemiyorum. Bu zamanda nesiller bilinmiyor. Halbuki âhir zamanın O BÜYÜK ŞAHSI, Âl-i Beyt'ten (Peygamberimiz'in ailesinden) olacaktır. (Emirdağ Lâhikası-1, sf. 267)

Siz olsanız Said Nursi Hazretleri'nin bu sözünden Hz. Mehdi (a.s)'nin tek bir zat olduğunu mu yoksa şahsı manevi olduğunu mu anlarsınız? Said Nursi Hazretleri "O BÜYÜK ŞAHSI" derken sizce bir şahsı maneviden mi yoksa tek bir kişiden mi bahsetmiştir? Ayrıca Said Nursi Hazretleri kendisinin Seyyid olmadığını Hz. Mehdi (a.s.)'nin seyyid olacağını bildirerek, kendisinin Mehdi olduğunu iddia edenlere de cevap vermektedir.

ZELİHA DEMİRDÖVEN / HATAY - 29.05.09 - 12.11

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri Risale-i Nur Külliyatında defalarca Hz. Mehdi (a.s.)'nin şahsı manevi değil tek bir kişi, bir zat olacağını belirtmiştir. Buna rağmen bu konuyu anlamazdan gelip daha hala Cübbeli Ahmet gibi konuyu bambaşka bir hale getiriyorlar. Bediüzzaman'ın aşağıdaki sözü Hz. Mehdi (a.s.) şahsı manevi olacaktır diyenlerin büyük bir yanılgı içinde olduklarını göstermektedir.

Ona karşı Âl-i Beyt-i (1) Nebevînin silsile-i nuranîsine (Peygamberimizin nurani soyuna) bağlanan, ehl-i velayet (velilerin) ve ehl-i kemalin (kamil iman sahiplerinin) BAŞINA GEÇECEK (4) (lider olacak olan) Âl-i Beytten Muhammed HZ. MEHDİ (2) isminde BİR ZÂT-I NURANÎ (3) (nurlu bir şahıs), o Süfyan'ın şahs-ı manevîsi olan cereyan-ı münafıkaneyi (MÜNAFIKLIK AKIMINI) öldürüp (ETKİSİZ HALE GETİRİP) DAĞITACAKTIR (4) ... (Mektubat, sf. 56-57)

Bediüzzaman bu sözünde;

1. Hz. Mehdi (a.s)'nin Âl-i Beyt'den olduğunu bildiriyor. Âl-i Beyt şahsı manevi olamaz.
2. "Muhammed HZ. MEHDİ isminde BİR ZÂT-I NURANÎ" şeklinde isim bildiriyor. "Muhammed Hz. Mehdi" Allah'ın Hz. Mehdi (a.s.)'a Resulullah yoluyla verdiği isimdir. "Muhammed Hz. Mehdi" ismi, şahsı manevinin ismi olamaz. Şahsa verilmiş bir isimdir.
3. "BİR ZÂT-I NURANÎ" diyor. Burada BİR kelimesi de, ZAT kelimesi de Bediüzzaman'ın tek bir şahıstan bahsettiğini gösteriyor.
4. BAŞA GEÇECEK, MÜNAFIKLIK AKIMINI ETKİSİZ HALE GETİRİP DAĞITACAK diye bildiriyor. Ateist, materyalist, Darwinist sistemi dağıtacak ve lider olup BAŞA GEÇECEK bir şahıs olduğunu belirtiyor.

NUREDDİN GÜRPINAR / ZONGULDAK - 29.05.09 - 11.47

Mahmut Efendi Hazretleri (K.S.), Hocası (Efendi Baba) Ali Haydar Efendi Hazretleri (K.S.), Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri Hz. Mehdi (a.s)'nin Hicri 1400 (Miladi 1980) yılında zuhur edeceğini bildiriyorlar. Ama Cübbeli Ahmet Hoca bu büyük alimlerin aksine Hz. Mehdi (a.s)'nin bu yüzyılda değil gelecek yüzyıllarda geleceğini söylüyor. Demek ki Cübbeli Ahmet bu alimlerin görüşünü açık hadisi şeriflere açık delillere rağmen reddediyor.

SÜLEYMAN BİGALI / AYDIN - 28.05.09 - 10.32

Muhterem Said Nursi Hazretleri'nin kıymetli öğrencilerinden Seyyid Salih Özcan Hazreti Mehdi (a.s.)'nin bu yüzyılda geleceğini ve ona bu müjdeyi Said Nursi Hazretlerinin verdiğini söylemiştir. Seyyid Salih Özcan'ın, Said Nursi Hazretleri'nin kendisine "Mehdi'yi ben görmeyeceğim sen göreceksin" dediğini anlattığı videoyu http://tr.harunyahya.tv/videoDetail/Product/12283/ adresinden izleyebilirsiniz.

1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11
12
- 13 - 14 - 15 - 16 - 17 - 18

ANA SAYFA