| |

ÖNEMLİ NOT: Gönderilen yorumlarda bazen "inşaAllah" denmediği oluyor veya "inşaAllah" sözündeki "A" harfi küçük yazılıyor. Mutlaka, Resulullah (s.a.v) Efendimiz'den sözederken (s.a.v), Hz. İsa (a.s)'dan söz ederken (a.s) ve Hz. Mehdi (a.s)'dan sözederken (a.s) (a.r) (r.a) yazınız. Biz bu konuları tashih edip düzeltiyoruz. Sizin de bu hususlara ehemmiyet göstermenizi rica ediyoruz. Suç unsuru olan yazıları yayınlamıyoruz. Yorumları yayınlanmayan arkadaşlar bizi hoşgörsünler binlerce mesaj geldiği için hepsini yayınlayamıyoruz, fakat sırayla yayınlamaya çalışacağız. Mesaj gönderdiğiniz ilin ismini mutlaka yazmanızı ve yorumlarınızın kısa olmasını rica ediyoruz. Soru olan mesajlarınızı bu bölüme göndermeyiniz, www.harunyahya.org adresindeki "bize ulaşın" bölümüne yollayınız. Teşekkür ederiz.
 |
NURŞEN GÜNDÜZ / İSTANBUL - 21.06.09 - 19.34
HADİSLERDE BELİRTİLEN, "GÖKTEN BİR ELİN UZANIP, 'ŞU HZ. MEHDİ (A.S.)'DİR, ONA UYUN' DEMESİ", TV VE İNTERNETTE GÖRÜNECEK OLAN HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN VEYA HZ. İSA (A.S.)'NIN ELİ OLACAKTIR
Hadislerde ayrıca, yine internet, televizyon radyo gibi iletişim kanalları yoluyla her toplumun, Hz. Mehdi (a.s.)'nin sesini ve görüntülerini, kendi konuştukları lisanda tercüme edilmiş olarak dünyanın her yanından dinleyebileceklerine de işaret edilmiştir. Günümüzde de aynı bu şekildedir. Bu durum büyük bir mucizedir.
İkdu'd-Durer'de der ki: BU SES BÜTÜN YERYÜZÜNE YAYILACAKTIR, HER KAVİM KENDİ DİLİNDEN DUYACAKTIR. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 51)
Semadan, arz ehline samil olan BİR SES Kİ, HERKES BUNU KENDİ LİSANINDA İŞİTİR. (Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s. 201)
Semadan bir ses onu ismiyle çağıracak ve DOĞUDA, BATIDA HATTA UYKUDA OLAN BİLE BU SESİ DUYACAK ve uyanacaktır. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 37) |
 |
NURŞEN GÜNDÜZ / İSTANBUL - 21.06.09 - 19.20
Cübbeli Ahmet Hoca cd'lerinden birisinde şöyle bir açıklamada bulunuyor;
.... buluttan bir münadi, bir dellal bağırıyor tabi bu bir melektir. İşte bu zat, bulut altındaki zata işaretle, buluttan da bir el çıkıyor. El, el. Bizim bildiğimiz el varya. Biat ettiği zaman bir el bir ele napıyor? El ele tutunarak musava eder şekliyle biat ediliyor. İşte bulutan bir el çıkıyor. O el Hz. Mehdi (a.s.)'ye biat edilmesini gösteriyor. Bir yandan sesleniyor bir yandan gösteriyor...
... Buluttan bir el çıkacak Hz. Mehdi'ye biat edilmesine işaret edecek. Buluttaki münadi nida edecek "işte Allah'ın halifesi olan bu zattır hemen ona uyun"...
Bir insanın, gökyüzündeki buluttaki normal bir eli görmesi ne kadar mümkün olabilir? Bu el çok büyük ise, o zaman çok büyük vücutlu bir melek olması gerekiyor. Bu elin yerde işaret ettiği insan eğer kalabalık içerisindeyse o kişi kendisine işaret edildiğini nereden anlayacak? Buluttan duyulması için gücü çok şiddetli bir ses olması lazım. Eğer kişi tek ise "ben böyle bir ses duydum, böyle bir el gördüm" derse biz bu kişiye inanacak mıyız? Ya bu kişi yalan söylüyorsa? Böyle bir olay hiçbir Peygamber döneminde yaşanmamış. Gökteki görüntünün melek olduğu nereden anlaşılacak? Eğer anlaşılırsa melekten gelen bilgi vahiy hükmünde olur. Uyulması farz olur. Son kitap Kuran-ı Kerim'den başka kitap gelmeyeceğine göre Kuran-ı Kerim'e eklenen yeni bir ayete Müslümanlar uyamaz. Cübbeli bu Hadis-i şerif'i açıklarken çok büyük hata yapıyor. |
 |
RÜŞTÜ ÇELİK / ISPARTA - 21.06.09 - 18.34
Hem de o eşhasın (o şahısların) şahs-ı manevîsine veya temsil ettikleri cemaate ait âsâr-ı azîmeyi (fevkalade eserleri, izleri) o eşhasın (şahısların) zâtlarında tasavvur ederek öyle tefsir etmişler ki, o EŞHAS-I HÂRİKA (HZ. İSA (A.S.), HZ. MEHDİ (A.S.), DECCAL, SÜFYAN) çıktıkları vakit BÜTÜN HALK ONLARI TANIYACAK gibi bir şekil vermişler. (Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, Sayfa 343-344)
Bediüzzaman, burada sanki tam Cübbeli tarzı mantığı tarif etmiş. Bu dünya bir imtihan yeri. Allah insanları iman etmeye mecbur olacakları şekilde yaratmamıştır. Dolayısıyla aklın ihtiyarını kaldıracak olaylar hiçbir devirde olmamıştır. Hatta mucize gösteren Peygamberler bile mucizelerine kendileri şahit oldukları halde akıllarının ihtiyarı kalkmaz. Onlar da imtihan olurlar. Bediüzzaman Hazretleri bu konuları çok iyi tarif etmiş. Risale-i Nur Külliyatı'nı her Müslüman'ın çok dikkatli okuması ve iyi anlaması gerekir diye düşünüyorum. Selamlar. |
 |
RAMAZAN KÖKTÜRK / BELÇİKA - BRÜKSEL - 21.06.09 - 17.57
Nefsim yed-i kudretinde olan (Allah)'a kasem ederim ki, yırtıcı hayvanlar insanlarla konuşmadıkça, KİŞİYE SESİ VE PABUCU KONUŞMADIKÇA VE EHLİNİN NE YAPTIĞINI ONA BİLDİRMEDİKÇE kıyamet kopmaz." (İmam-ı Şa'rani, Ölüm, Kıyamet, Diriliş, sf.471 )
Günümüzde yaygın olarak kullanılan kaset ve CD çalarlarla kişinin sesi kaydedilip sonra dinlenebilmektedir. Rivayette geçen "kişiye sesi konuşması" ifadesiyle bu cihazlar kastediliyor olabilir. "Kişiye pabucu konuşmadıkça" ifadesiyle de istihbarat uzmanlarının ayakkabılarına yerleştirdikleri dinleme cihazları akla gelmektedir. Özellikle Soğuk Savaş döneminde Romanyalı istihbarat uzmanlarının geliştirdiği ayakkabı topuğuna yerleştirilen dinleme cihazları Batılı diplomatlar tarafından kullanılıyordu.
"Kişiye ehlinin ne yaptığını ona bildirmedikçe" ifadesi ise internet kameraları ve görüntülü telefonlarla uzak mesafelerde ailelerin, arkadaşların birbirleriyle iletişim kurup, birbirlerinin ne yaptığından haberdar olmalarına işaret etmektedir.
Harun Yahya Hocamız, Resulullah Efendimiz(sav)'in hadisi şerifi'ni sitesinde çok güzel açıklamış. Bu konu Resulullah (sav) 'ın ahirzamanda zuhur eden bir mucizesidir. Cübbeli Ahmet Hoca olsa kim bilir nasıl açıklardı? Harun Yahya Hocamızdan Allah razı olsun, milyonlarca insanın imanına vesile oluyor. Cahil din alimlerde insanları dinden çıkartıyorlar veya imanlarına zaafiyet veriyorlar. Selamlar, saygılar, hürmetler... |
 |
İZZET ALPAGO / YOZGAT - 21.06.09 - 15.12
HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN YARDIMCILARI ARAP OLMAYACAK. Diğer milletlerden olacak. FAKAT ARAPÇA KONUŞACAKLAR. (Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s. 187)
Hz. Mehdi (a.s.) Türkiye'de çıkacak. Talebelerinden bir çoğu Arapça dahil birçok lisan bilecekler. Ben bu Hadis-i Şerif'i bu şekilde anlıyorum. Yanlışsam bana bildirirseniz memnun olurum. (İnşaAllah) |
 |
İZZET ALPAGO / YOZGAT - 21.06.09 - 14.00
Semure'nin rivayetine göre, Rasulullah aleyhissalatü vesselam şunu söyledi: "ALLAH, AVUÇLARINIZI ACEMLERLE (TÜRKLERLE) DOLDURACAKTIR. ONDAN SONRA ONLARI ARSLANLAŞTIRACAK VE ONLAR SİZİN DÜŞMANLARINIZLA (İNKAR EDENLERLE) SAVAŞACAK (FİKREN MÜCADELE EDECEK) VE GANİMETLERİNİZİ YİYECEKLERDİR."
(Ahmet, Bezzar, Taberani, Ebu Nuaym, Hakim) (İsmail ibn Yusuf Nebhani, Resullerin Efendisi Hakında Allah'ın Alemlere Karşı Hücceti Peygamber Efendimizin Mucizeleri, cilt 2, Çeviren: Abdülhalı Duran, s. 759, no: 1840)
Hadisteki "ALLAH AVUÇLARINIZI TÜRKLERLE DOLDURACAKTIR" sözleriyle, ahir zamanda, ateist siyonistlere ve masonlara karşı "TÜRKLERİN BÜYÜK BİR GÜÇ SAHİBİ OLACAĞI" belirtilmiştir. "ALLAH'IN ONLARI ARSLANLAŞTIRACAĞI" ifadesi ise, bu dönemde Türklerin cesur ve atak tavırlarıyla dikkat çekeceklerini ve cesur konuşmalarıyla bunu tüm dünyaya göstereceklerini ortaya koymaktadır. Hadisteki bilgilerden Türklerin ahir zamanda arslanlar gibi olacağı; ateist siyonistler ve masonlar gibi, o dönemin tüm sapık unsurlarına karşı çok etkili bir fikri mücadele yürütecekleri anlaşılmaktadır.
Hadisteki "TÜRKLERİN GANİMETLERİ YİYECEKLERİ" sözleriyle de, Türk İslam Birliği'nin kurulması sonucunda Türklerin çok büyük bir güç elde edecekleri ve bu birliğin imkanları sayesinde hem Türklerin çok zengin hale gelecekleri hem de tüm İslam alemini zengin edecekleri anlatılmıştır.
Sitenizdeki bu yazı diğer yazılar gibi çok güzel. Türkler, İslam'ı dünyaya hakim edecekler. Türkiye lider ülke olacak. Türk-İslam Birliği'ni Allah en kısa sürede nasip etsin inşaAllah. |
 |
KEMAL BAKIR / AVUSTRALYA - SIDNEY - 21.06.09 - 13.45
... Bu yurdun sonu kimindir, inkar edenler pek yakında bileceklerdir. (Rad Suresi, 42)
Allah, suçlu-günahkarlar istemese de, hakkı (hak olarak) Kendi kelimeleriyle gerçekleştirecektir. (Yunus Suresi, 82)
Bu iki ayet adeta Mehdiyet'in özeti gibi. Ateistler, Darwinistler, materyalistler masonlar istemese de hak yerini bulacak Allah'a derin iman, sevgi, kardeşlik, barış, adalet, dostluk, mutluluk, sevinç bütün dünyaya yakın bir zamanda hakim olacak. Bu dünya yurdunun sonu Hz. Mehdi (a.s.)'nin, onun değerli yardımcısı Hz. İsa (a.s.)'nın ve onları seven Müslümanların olacak. Bu güzelliği pek yakında bileceklerdir. Belki 2014lerde, belki de 2021lerde. İNŞAALLAH. |
 |
SEFER ŞEREF / KONYA - 21.06.09 - 13.26
Âhirzamanda Hazret-i İsa Aleyhisselâm Deccal'ı öldürdükten sonra, insanlar ekseriyetle din-i hakka girerler. Halbuki rivayetlerde gelmiştir ki: Yeryüzünde Allah Allah diyenler bulundukça kıyamet kopmaz." Böyle umumiyetle imana geldikten sonra nasıl umumiyetle küfre giderler? İşte böyle bir sırada, o cereyan pek kuvvetli göründüğü bir zamanda, Hazret-i İsa Aleyhisselâm'ın şahsiyet-i maneviyesinden ibaret olan hakikî İsevîlik dini zuhur edecek, yani rahmet-i İlahiyenin semasından nüzul edecek; hâl-i hazır Hristiyanlık dini o hakikata karşı tasaffi edecek, hurafattan ve tahrifattan sıyrılacak, hakaik-i İslâmiye ile birleşecek; manen Hristiyanlık bir nevi İslâmiyete inkılab edecektir. Ve Kur'ana iktida ederek, o İsevîlik şahs-ı manevîsi tâbi' ve İslâmiyet metbu' makamında kalacak; din-i hak bu iltihak neticesinde azîm bir kuvvet bulacaktır. Dinsizlik cereyanına karşı ayrı ayrı iken mağlub olan İsevîlik ve İslâmiyet ittihad neticesinde, dinsizlik cereyanına galebe edip dağıtacak istidadında iken; âlem-i semavatta
CİSM-İ BEŞERÎSİYLE BULUNAN ŞAHS-I İSA ALEYHİSSELÂM, O DİN-İ HAK CEREYANININ BAŞINA GEÇECEĞİNİ,
bir Muhbir-i Sadık, bir Kadir-i Külli Şey'in va'dine istinad ederek haber vermiştir. Madem haber vermiş, haktır; madem Kadir-i Külli Şey' va'detmiş, elbette yapacaktır. Evet her vakit semavattan melaikeleri yere gönderen ve bazı vakitte insan suretine vaz'eden (Hazret-i Cibril'in "Dıhye" suretine girmesi gibi) ve ruhanîleri âlem-i ervahtan gönderip beşer suretine temessül ettiren, hattâ ölmüş evliyaların çoklarının ervahlarını cesed-i misaliyle dünyaya gönderen bir Hakîm-i Zülcelal, Hazret-i İsa Aleyhisselâm'ı, İsa dinine ait en mühim bir hüsn-ü hâtimesi için, değil sema-i dünyada cesediyle bulunan ve hayatta olan Hazret-i İsa, belki âlem-i âhiretin en uzak köşesine gitseydi ve hakikaten ölseydi, yine şöyle bir netice-i azîme için ona yeniden cesed giydirip dünyaya göndermek, o Hakîm'in hikmetinden uzak değil.. belki onun hikmeti öyle iktiza ettiği için va'detmiş ve va'dettiği için elbette gönderecek. (Mektubat 56-57)
Hz. İsa (a.s.)'nın şahsı manevi olmadığını ve sonradan Müslüman olacak olan Hristiyan aleminin başına lider olarak geçeceğini Bediüzzaman reddedilmez şekilde açık ve net olarak bildiriyor. Dualarınızı bekliyorum, selamlar. |
 |
HURŞİT ÖZÇERİ / VAN - 20.06.09 - 17.01
Ahmed b. İshak der ki: "İmam Askeri aleyhi's-selâm'ın huzuruna gittim ... Hazret buyurdu ki:
... Ey Ahmed b. İshak! O (HZ. MEHDİ (A.S.) , BU ÜMMETTE "HIZIR" ALEYHİ'S-SELÂM VE "ZU'L -KARNEYN" GİBİDİR... (Kemal-üd Din c. 2 s. 384)
(Hz. Mehdi Aleyhisselam, Abdullah Turan, Al-i Taha, s. 157)
Kuran'ı Kerim'deki Kehf Suresi 110 ayettir. 18. Suredir. 18 x 110 = 1980 tarihini vermektedir. Bu tarih Hz. Mehdi (a.s.)'nin vazifeye başlama tarihidir. Kehf Suresi baştan sona kadar Hz. Mehdi (a.s.)'ye de işaret eder. Yukarıda ki rivayette bu hususa dikkat çekmektedir. Hz. Mehdi (a.s.) bir çok yönden Hz. Hızır (a.s.)'a da benzeyecektir, Hz. Zulkarneyn (a.s.)'e de benzeyecektir. (İnşaAllah)
|
 |
HÜSNÜ ERDOĞMUŞ / ROMANYA - BÜKREŞ - 20.06.09 - 16.42
... O ZAT (HZ. MEHDİ (A.S.)), bütün ehl-i imanın (iman edenlerin) manevî yardımlarıyla ve ittihad-ı İslâmın muavenetiyle (İslam birliğinin yardımlaşmasıyla) ve bütün ülema ve evliyanın (alimlerin ve velilerin) ve bilhassa Âl-i Beyt'in neslinden (özellikle Peygamberimiz (sav)'in neslinden) her asırda kuvvetli ve kesretli (çok sayıda) bulunan milyonlar fedakâr seyyidlerin iltihaklarıyla (peygamber soyundan gelen fedakar kimselerin katılımlarıyla) o vazife-i uzmayı (büyük görevi) yapmağa çalışır. (Emirdağ Lâhikası-1, sf. 266-267)
Bediüzzaman'ın Hicri 1400 yılında geleceğini bildirdiği Hz. Mehdi (a.s.)'nin, Bediüzzaman'ın yukarıdaki sözünde açıkladığı vazifeleri yapacağı vakit gelmiştir. Bu görevler Bediüzzaman'ın devrinde olmamıştır. Fakat Bediüzaman'ın tabiriyle "asıl beklenen büyük Hz. Mehdi (a.s.)" devrinde, Hz. Mehdi (a.s.) sağken, hayattayken bütün bu görevleri yapacaktır. Bediüzzaman'ın bu açıklaması çok net ve açıktır. Bu açıklamayı anlamazlıktan gelmek, dil eğip bükmek küçük düşürücü bir gayrettir. Hz. Mehdi (a.s.)'nin bu görevleri yapmasını ve zuhurunu hiçkimse engelleyemez. Çünkü Allah'ın kaderini kimse değiştiremez, inşaAllah. |
 |
SAİT TANIK / MANİSA - 20.06.09 - 15.40
Sizden veya sonra gelenlerden birisi ona (Hz. Mehdi (a.s.)'ye) yetişirse, kar üzerinde sürünerek de olsa ona (Hz. Mehdi (a.s.)'ye) katılsın. Muhakkak ki ONLAR (HZ. MEHDİ VE TALEBELERİ) HİDAYET SANCAKLARIDIR.
(Ramuz El Ehadis, 1. cilt, s. 298, no:2)
Hz. Mehdi (a.s.) Allah'ın hadi isminin tecellisidir. Milyarlarca insanın hidayetine vesile olacaktır. Şu an dünyada yüzbinlerce, milyonlarca insan İslam'a dönüyor. Müslüman olanların da imanları artıyor. Bu Hz. Mehdi (a.s.)'nin geldiğinin bir başka alametidir.
Ve onları, Kendi emrimizle HİDAYETE YÖNELTEN ÖNDERLER KILDIK ...
(Enbiya Suresi, 73) |
 |
ŞUAYP GÖVER / ADANA - 20.06.09 - 13.58
Mehdi, fitnelerin zuhur ettiği bir zaman aralığında gelecek. (Mektubat-ı Rabbani, 2-258)
Bir fitne görülür, bunu diğer fitneler takip eder. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 26)
Mağrib'de (batıda) karışıklıklar, fitneler ve korku olacak... Fitneler çoğalacak. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, s. 440)
Kıyamet alametleri birbirini takiben meydana gelir. Bir dizideki boncukların ART ARDA kopması gibi. (Ramuz-El Ehadis, 277/6; Camiü's-Sagir, 3/167)
Ahir zamanda İslam ve dünya tarihinde hiç görülmemiş büyük fitneler yaşanmaktadır. Deccaliyet, tuğyan ve delalet, akıl almaz zulümler yapmıştır ve yapmaktadır. Onbinlerce, yüzbinlerce fitne ve fücur dünyayı kaplamıştır. Allah, bu zulmü ve fitneyi ortadan kaldıracak karşı gücü de yaratmıştır. Bu durum Allah'ın adetullahıdır. Nemrut varsa Hz. İbrahim (a.s.) vardır. Firavun varsa Hz. Musa (a.s.) vardır. Şimdi de dünyada muazzam bir deccaliyet var. Allah, karşıtını yani Hz. Mehdi (a.s.)'yi de göndermiştir. Deccaliyet olup da Mehdiyet olmaması mümkün değil, inşaAllah. |
 |
NECATİ RAHVAN / KASTAMONU - 20.06.09 - 13.51
Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer (gerçekten) İMAN ETMİŞSENİZ EN ÜSTÜN OLAN SİZLERSİNİZ. (Al-i İmran Suresi, 139)
HZ. MEHDİ İŞİ SIKI TUTACAK. (Kıyamet Alametleri, Berzenci, s. 175)
Yoksa onlar, işi sıkı mı tuttular? İşte şüphesiz BİZ DE İŞİ SIKI TUTANLARIZ. (Zuhruf Suresi, 79)
Hz. Mehdi (a.s.) mücadelesinde asla bir gevşeklik göstermeyecek, mücadelesini çok sıkı tutacaktır. Azimli kararlı, cesur, sabırlı, metanetli ve vefalı olacak yani çok yüksek bir ahlaka sahip olacaktır. Türk-İslam Birliği oluşuncaya kadar önüne çıkan her engeli aşarak müthiş bir mücadele verecektir. Bu Birliğin arkasından da Hz. İsa (a.s.)'nın nuzülüyle birlikte dünya hakimiyeti gelecektir. Allah, görünmeyen meleklerle Hz. Mehdi (a.s.)'ye yardım edecektir. Maddi manevi her yönden, "İMAN ETMİŞSENİZ EN ÜSTÜN OLAN SİZLERSİNİZ" ayet-i kerimesi dünya çapında tahakkuk edecek ve iman eden, gerçek Müslümanlar Hz. Mehdi (a.s.) ve Hz. İsa (a.s.) devrinde dünyaya hakim olacaklardır. Bütün alametler oluşmuş, vakit gelmiştir. Anlamazlıktan gelenler önemli değil. Bu durum Allah'ın kaderini değiştirmez, inşaAllah.
Hz. Mehdi Doğu tarafından çıkacak. KARŞISINA DAĞLAR BİLE DİKİLSE onları ezip geçecek, o dağlarda kendisine yol bulacaktır. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 39) |
 |
AYHAN GÜNEY / YOZGAT - 20.06.09 - 13.19
Sonra Biz, elçilerimizi ve iman edenleri böyle kurtarırız; mü'minleri kurtarmamız Bizim üzerimize bir haktır. (Yunus Suresi, 103)
Allah, takva sahiplerini (inanarak ve inançlarını uygulayarak) zafere ulaşmaları dolayısıyla kurtarır. Onlara kötülük dokunmaz ve onlar hüzne kapılmayacaklardır. (Zümer Suresi, 61)
Hz. Mehdi (a.s.) ahirzamanda muazzam bir muhasara altına alınacak. Şiddet, baskı, tehdit, hakaret, hapis gibi her türlü zorlukla karşılaşacaktır. Kendilerini dindar gösteren münafıklar, müşrikler, ateistler, masonlar, komünistler, komünist derin devlet, emperyalistler ve ne kadar İslam, sevgi, barış karşıtı varsa, var güçleriyle Hz. Mehdi (a.s.)'ye karşı mücadele verecekler. Fakat Hz. Mehdi (a.s) Allah'ın kurtarmasıyla, kurtulacak ve Türk-İslam Birliği'ni oluşturarak büyük bir manevi zafer kazanacaktır. |
 |
CAHİT AYDIN / IĞDIR - 19.06.09 - 14.22
Ey insanlar, muhakkak Allahü Teala size ZALİMLERİ, MÜNAFIKLARI VE ONLARA UYANLARI menetmiş ve size ümmeti Muhammedin en hayırlısı olan... HZ. MEHDİ (A.S.)'Yİ REİS KILMIŞTIR, ona katılınız. (El Kavlu-l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, Ahmed İbn-i Hacer-i Mekki, s. )
Hz. Mehdi (a.s.)'nin döneminde zalimler, münafıklar ve onlara uyanlar çok olacaktır. Zalimlere ve münafıklara karşı Hz. Mehdi (a.s.) çıkacak ve bu cereyan-ı münafıkaneyi fikirle, sevgiyle, şefkatle, ilimle, muhabbetle yok edip dağıtarak mutheşem bir Türk-İslam Birliği oluşturacaktır. |
 |
SEYYİD KARACA / KONYA - 19.06.09 - 12.03
Cübbeli'ye göre Hz. Mehdi (a.s.)'ye silah, tank, top, atom bombası bile etki etmeyecek. Halbuki Hadis-i Şerif'lerde Deccal'in rahatça Hz. Mehdi (a.s.)'ye zulmedebildiğini görüyoruz. Hz. Mehdi (a.s.)'nin sırtının ve karnının döve döve genişletilmesi, ona saldırıldıkça ününün ve şanının yayılacağına işaret ediyor. Ayrıca Hadis-i Şerif'de açıkça Hz. Mehdi (a.s.)'nin hapsedileceği de belirtiliyor.
Mümin şahıs (Hz. Mehdi (a.s.)) Deccal'i görünce: "Ey insanlar! Resulullah'ın zikrettiği Deccal işte budur" der. DECCAL HEMEN ONUNLA İLGİLİ EMRİNİ VERİR DE o zat karnı üzerine uzatılır ve arkasından: "Onu alın da yaralayın" der. Artık o zatın sırtı ve karnı döve döve genişletilir. Bu sefer DECCAL ONU (HZ. MEHDİ (A.S.)'Yİ) İKİ ELİNDEN VE İKİ AYAĞINDAN YAKALAR DA FIRLATIR ATAR. İnsanlar Deccal'in onu bir ateş içine attığını sanırlar. Halbuki o bir cennet içine atılmıştır. (Mehdilik ve İmamiye, İbrahim Süleymanoğlu, s. 40) |
 |
ASLIHAN AKSOY / KÜTAHYA - 18.06.09 - 21.11
Gerçekten münafıklar, ateşin en alçak tabakasındadırlar. Onlara bir yardımcı bulamazsın. (Nisa Suresi, 145)
... Eğer şedde iki nun sayılsa, okunmayan hemzeler ve (ye) de sayılsa 1376 (1956-1957) ederek, bu zulümatlı nifakın (dinsizlik ve zulme dayalı, ikiyüzlü münafıkane sistemin) sukut mertebesine (susma, son bulma derecesine)... (Emirdağ Lahikası (1), Mektup no: 15)
Bediüzaman Said Nursi 1956 senesini zulme dayalı, ikiyüzlü münafıkane sistemin dünya çapında sukutunun (susmasının) başlangıç tarihi olarak veriyor. Bediüzzaman'ın talebesi olan Ahmed Feyzi Kul, 1950 yılında yazdığı "Maidet-ül Kur'an ve Hazinet-ül Bürhan" adlı eserinde "Korkma! dedik, üstün gelecek olan KESİNLİKLE SENSİN" (Taha Suresi, 68) ayetinde geçen "KESİNLİKLE SENSİN" ifadesinin ebced değeri olarak Miladi 1956 yılını vermiştir. Bu hususları Bediüzzaman Hazretleri' de, talebesi Ahmet Feyzi Kul'da Sayın Adnan Oktar'ın doğumundan yıllar önce yazmışlardır ve İslamiyet'in parlayışının 1956 yılından itibaren olacağını söylemişlerdir. Bu hususu Adnan Oktar söylememiştir ki. Dolayısıyla ortaya atılan iddialar tam anlamıyla mantıksızdır. |
 |
ESRA ÖĞÜTÇÜ / İSTANBUL - 18.06.09 - 18.37
Ancak iman edenler, salih amellerde bulunanlar ve Allah'ı çokça zikredenler ile ZULME UĞRATILDIKTAN SONRA ZAFER KAZANANLAR BAŞKA. ZULMETMEKTE OLANLAR, NASIL BİR İNKILABA UĞRAYIP DEVRİLECEKLERİNİ PEK YAKINDA BİLECEKLERDİR. (Şuara Suresi, 227)
ALLAH'I, SAKIN ELÇİLERİNE VERDİĞİ SÖZDEN DÖNEN SANMA... (İbrahim Suresi, 47)
Hz. Mehdi (a.s.) ve talebeleri zulme, baskıya, iftiraya uğrayacaklar. Fakat sonunda zulmeden zalimler etkisiz hale gelecekler. Sevgi, barış, kardeşlik, dostluk, hür düşünce dünyaya hakim olacak. Resulullah (sav)'ın hadislerinde bu hususlar açıkça bildirilmiştir. Bu Allah'ın müslümanlara bir vaadidir. Allah vaadinden dönmez. Türk-İslam Birliği'ne çok az bir zaman kaldı, inşaAllah. |
 |
ABDULLAH GEZER / ANKARA - 18.06.09 - 15.13
Bu ayrı ayrı rivayetlerin bir tevili (açıklaması) şudur ki: BÜYÜK MEHDİ'NİN çok vazifeleri var. Ve (1) siyaset âleminde, (2) diyanet âleminde, (3) saltanat âleminde, (4) cihad âlemindeki çok dairelerde icraatları olduğu gibi... (Bediüzzaman Said Nursi, Şualar, sf. 465)
Birçok yerde cübbeli, cübbesiz bazı arkadaşlar Hz. Mehdi (a.s.)'nin sadece bir görevi veya iki görevi olduğunu söylüyorlar. Bediüzaman ise (1) siyaset âleminde, (2) diyanet âleminde, (3) saltanat âleminde, (4) cihad âleminde vazifeleri olacağını söylüyor. Bediüzzaman Bu görevleri Hz. Mehdi (a.s.)'nin şahsı manevisi yapacaktır da demiyor. Hz. Mehdi (a.s.)'nin kendisi, talebeleri ve şahsı manevisi BİZZAT HZ. MEHDİ (A.S.) HAYATTAYKEN bu görevleri yerine getireceklerdir diyor. Anlamazlıktan gelenlerin ve zorlama tevilleri yapanların yerine ben utanıyorum. Bundan daha açık nasıl bir izah olabilir? Selamlar, saygılar |
 |
MEMDUH SEL / ELAZIĞ - 17.06.09 - 20.39
Dünyanın büyük bir bölümü şu anda zulüm ve fıskla doludur. Zelzelelerin en yoğun olduğu bir dönemdeyiz. Herkesin razı olacağı Hz. Mehdi (a.s.)'de neredeyse zuhur etmek üzere. Çok güzel bir zamandayız. Böyle bir zamanda yaratılmış olmak büyük bir nimet.
Zulüm ve fısk'la dolu olan dünya, o geldikten sonra adaletle dolup taşacaktır.
Muhtelif zelzelelerin olacağı bir dönemde gönderilecektir.
Yerde ve gökte, herkes ondan razı olacaktır. (Beklenen Mehdi'nin Alametleri, Ahmed İbn-i Hacer-i Mekki, Sayfa 20)
|
 |
ŞAHAP KOCASİNAN / BARTIN - 17.06.09 - 20.20
Kendisine bereketler kıldığımız yerin doğusuna da, batısına da o hor kılınıp-zayıf bırakılanları (müstaz'afları) mirasçılar kıldık... (Araf Suresi, 137)
Hz. Mehdi (a.s.) ve talebeleri başlangıçta hor görülüp zayıf bırakılacaklar. Müşriklerin, cahillerin, ateistlerin, deccallerin baskısına, şiddetine, saldırılarına, her türlü iftira ve hakarete maruz kalacaklar. Hz. Mehdi (a.s.)'nin talebeleri ile kimse evlenmek istemeyecek, cenazelerine bile gitmek istemeyecekler. Fakat Allah sonunda Hz. Mehdi (a.s.) ve talebelerine muazzam bir dünya hakimiyeti verecektir. |
 |
HALİL GÜLERCE / AĞRI - 17.06.09 - 20.07
Hz. Mehdi (a.s.) bir anlamda ümmi olacaktır. Medrese eğitimi olmayacaktır. Klasik bilinen din alimlerinden olmayacaktır. Vehbi ilme, batın ilmine sahip olacaktır. Allah onu özel ilimlerle donatacaktır. Bediüzzaman'da bu hususa "vakit ve hal müsade etmez" diyerek dikkat çekmiş ve Hz. Mehdi (a.s.)'nin olağan üstülüğünü vurgulamak için "ACİP ŞAHIS" demiştir. Hz. Mehdi (a.s.) kimsenin bilmediği gizli bir gücün, gizli bir ilmin de sahibi olacaktır.
"O, KİMSENİN BİLEMEDİĞİ GİZLİ BİR GÜCÜN SAHİBİ OLDUĞU İÇİN kendisine Hz. Mehdi denilmiştir." (Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Müellif: Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Kahraman Neşriyat. Sayfa 77)
Ahmed İbni Ebi Şeybe, İbni Mace ve Naim b. Hammad Fiten isimli kitabta Hz. Ali'den tahric ettiler, Resulullah (sav) buyurdu: Mehdi, bizden Ehli Beyttendir. ALLAH ONU BİR GESEDE ISLAH EDER. (OLGUNLAŞTIRIR.) (Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler, Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Sayfa 19) |
 |
HÜSEYİN HİLMİ POLAT / İSTANBUL - 17.06.09 - 19.49
Keza (N. b. Hammad) Ebu Said'ül Hudri'den tahric etti. Peygamber (sav) buyurdu: MEHDİ'NİN ADI BENİM ADIMDIR.
Tırmızi, İbni Mes'ud'dan sahih diyerek tahric etti. Peygamber buyurdu ki: Ehli Beytim'den bir adam idareyi ele alır. ONUN İSMİ İSMİME UYAR. (Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler, Ahir zaman Mehdisinin Alametleri, Sayfa 18)
Resulullah (sav), Hz. Mehdi (a.s.)'nin adı Muhammeddir, Ahmed'dir dememiştir. ONUN İSMİ İSMİME UYAR demiştir. Uyması ayrıdır, aynı olması ayrıdır. Öyle bir durum olsaydı Peygamberimiz (sav) doğrudan ismi Muhammed'dir ya da Ahmed'dir derdi. Demek ki bu izah da bir sır var. Bu sırrı ahir zamanda Hz. Mehdi (a.s.) zuhur ettiğinde anlayacağız. Fakat Muhammed Mehdi ya da diğer ismiyle Ahmed, Allah'ın Hz. Mehdi (a.s.)'ye vediği isimdir. Babasının, ailesinin verdiği isim değildir. Hz. Mehdi (a.s.) çıktığında ismi Muhammed Mehdi ya da Ahmed Mehdi olacaktır. Anne babadan gelen ismiyse Peygamber Efendimiz (sav)'in ismine uyacaktır. Bu sırrı anlayacağımız vakit yaklaşıyor, inşaAllah. |
 |
OSMAN KALELİ / KONYA - 17.06.09 - 19.33
Ki O, elçilerini hidayetle ve hak din ile, diğer bütün dinlere karşı üstün kılmak için gönderdi. Şahid olarak Allah yeter. (Fetih Suresi, 28)
İslam dininin diğer dinlere karşı üstünlüğü Peygamber Efendimiz (sav) zamanında tahakkuk etmiştir. Fakat sosyal, siyasal, maddi, sayısal, askeri üstünlük Hz. Mehdi (a.s.) zamanında olacaktır. Hz. İsa (a.s.)'nın nuzülüyle kemal noktasına ulaşacaktır. O günlere çok az kalmıştır. Türk-İslam Birliği bütün ihtişamıyla dünyaya hakim olacaktır. Sevgiyi, barışı, kardeşliği, dostluğu, muhabbeti, adaleti, estetiği, güzelliği, fikir özgürlüğünü sağlayacak olan bu hakimiyet Hadis-i şeriflerde şöyle belirtilmiştir;
Tüm olarak, yeryüzünün meliki dört tanedir. Onların ikisi müminlerden, ikisi de kafirlerdendir. Zülkarneyn ve Süleyman müminlerdendir. Nemrud ve Buhtunnasır ise kafirlerdendir. Yere beşinci olarak Ehl-i Beytimden biri sahip olacaktır. Yani Mehdi. (Mektubat-i Rabbani, 2/251) |
 |
ABDULLAH SOYLU / ADIYAMAN - 17.06.09 - 19.26
Ayrılanlar da, muhalifler de ona (Hz. Mehdi (a.s.)'ye) zarar veremeyecek. O kendisinden ayrılanlara rağmen muzaffer olarak yoluna devam edecektir. (Ramuz e'l-Ehadis, s. 487) (Taberani'nin Kebir'inden)
Hz. Mehdi'nin talebelerinden münafıklar da olacak ve onlar Hz. Mehdi cemaatinden ayrılacaklar. Nasıl ki sahabelerin arasından münafıklar çıktı ve sahabelik vasıflarından kaybettiler, Hz. Mehdi (a.s.)'nin talebelerinden de talebelik vasfını kaybedip münafık olanlar olacaktır. Hatta bir rivayette Hz. Mehdi (a.s.)'nin cemaatinden çıkan münafıklar, temiz buğday taneleri içerisinden çıkan iğrenç kurtlara benzetilmişlerdir. Cübbeli'nin üslübundan bu konuları bilmediği anlaşılıyor. Allah selamet versin, selamün aleyküm. |
 |
FİRUZE TÖRÜN / İSTANBUL - 17.06.09 - 19.14
Bediüzzaman Hazretleri ahirzaman hadislerini çok mükemmel açıklmıştır. Hz. Mehdi (a.s.)'nin Risale-i Nur Külliyatı'ndan çok fazla istifade edeceği, ahir zaman olaylarını Risale-i Nur'dan aldığı dersle çok mükemmel açıklayacağı Bediüzzaman Hazretleri'nin ifadesinden açıkça anlaşılıyor. SONRA GELECEK O MÜBAREK ZAT dediği Hz. Mehdi (a.s.) gelmiştir ve Risale-i Nur'u hazır bir program olarak neşir ve tatbik etmektedir. (Allahualem)
Bu hakikatten anlaşılıyor ki; SONRA GELECEK O MÜBAREK ZAT (Hz. Mehdi (a.s.)) risale-i nur'u bir programı olarak neşir ve tatbik edecek ... (Bediüzzaman Said Nursi, Sikke-i Tasdik-i Gaybi, sf. 9) |
 |
MUSTAFA DOĞUŞ / İSTANBUL - 17.06.09 - 17.32
Cübbeli cd'sinde diyor ki: "Bu Roma'nın Vatikan'ın Venedik'in fethini nasip ettiği o mubarek cemaate Hz. Mehdi (a.s.)'nin cemaati ki "onlar evliyaullahtır" diyor. Hepsi evliyaullahtır, hepsi Allah'ın velisi O MUHAREBEYE KATILANLAR. ALLAH TEALA ONLARDAN ÖLÜMÜ KALDIRMIŞ HASTALIĞI KALDIRMIŞ. Ne zamana kadar? Şimdi Deccal çıkacak ya, yeniden olaylar çıkacak yeniden dünya karışacak. Ne zaman Hz. İsa (a.s.) inecek ve Deccal'i gebertecek, o zamana kadar, bu Roma fethine katılan, Vatikan fethine katılan ordudan BİR KİŞİ BİLE ÖLMEYECEK ve BİR KİŞİNİN BAŞI BİLE AĞRIMAYACAK. Allah bütün afetleri kaldırmış, onla o evliyaullah olan o cemaati Allah öyle koruyacak. Hz. Mehdi (a.s.)'nin yanında onlar. Allah Teala tabi istediğini yapar. Şimdi de istese, istediğinde hastalığı kaldırır. Şu zamana kadar ölümü kaldırdım der kaldırır. O zaman öyle bir Müslümanlara yardım gönderecek...
Cübbeli Hz. Mehdi (a.s.)'nin cemaati için "ALLAH TEALA ONLARDAN ÖLÜMÜ KALDIRMIŞ HASTALIĞI KALDIRMIŞ" diyor. Bu konuyu yanlış biliyor. Hz. Mehdi (a.s.)'nin devrinde bir çok hastalığa çare bulunacak ve ömürler uzayacaktır. Ölümsüz insanlar oluşacak anlamında bir ifade yoktur. Bilakis Hadisi şerifler de Hz. Mehdi (a.s.)'nin talebelerinden şehit olanlar olacağından bahsediliyor. Hatta bu kutsi cemaat içerisinden münafıkların çıkacağından da bahsediliyor.
Enbiya Suresi / 34- SENDEN ÖNCE HİÇBİR BEŞERE ÖLÜMSÜZLÜĞÜ VERMEDİK; ŞİMDİ SEN ÖLÜRSEN ONLAR ÖLÜMSÜZ MÜ KALACAKLAR?
Cenab-ı Allah Peygamberler için Ayet-i kerime'de şöyle bildiriyor: Enbiya Suresi / 8- ... ONLAR ÖLÜMSÜZ DEĞİLLERDİ.
Peygamberler bile ölümsüz değilken, Hz. Mehdi (a.s.)'nin talebelerinin ölümsüz olduğunu iddia etmek çok yanlıştır. Her Peygamberin yaptığı savaşta her zaman şehitler olmuştur. Çok fazla Peygamber kafirler, münafıklar tarafından şehit edilmiştir. Bu Allah'ın sünnetullahıdır.
Ahzap Suresi / 62- ... ALLAH'IN SÜNNETİNDE KESİN OLARAK BİR DEĞİŞİKLİK BULAMAZSIN. |
 |
ABDÜLHADİ ÇALIK / NİĞDE - 17.06.09 - 17.03
Hem bu üç vezaifi (vazifeleri) birden BİR ŞAHISTA, yahut cemaatte bu zamanda bulunması ve mükemmel olması ve birbirini cerhetmemesi (çürütmemesi) pek uzak, adeta kabil (mümkün) görülmüyor. Ahir zamanda, Al-i Beyt-i Nebevi'nin (asm) (Peygamberimiz'in soyunun) cemaat-i nuraniyesini (nurani cemaatini) temsil eden HAZRET-İ MEHDİ de ve cemaatindeki şahs-ı manevi de ancak içtima edebilir (toplanabilir). (Bediüzzaman Said Nursi, Kastamonu Lahikası, sf. 139) (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, sf. 186)
HEM BU ÜÇ VEZAİFİ (VAZİFELERİ) BİRDEN... HAZRET-İ MEHDİ DE VE CEMAATİNDEKİ ŞAHS-I MANEVİ DE ANCAK İÇTİMA EDEBİLİR (TOPLANABİLİR). Demek ki neymiş? Ahir zamanda Hz. Mehdi (a.s.) zamanında üç vazifenin, üçü de aynı zamanda icra edilecek. (Diyanet, saltanat ve siyaset alemindeki vazifeler.) Bediüzzaman "bu benim zamanımda Allahualem mümkün değil" diyor. Demek ki büyük Mehdi iki vazifeyi yapmayacak, bir vazife de yapmayacak. Kaç vazifeyi birden yapacak? Üç vazifeyi birden yapacak. Bu hususu kim söylüyor? Said Nursi Hazretleri söylüyor. Bu kutsi vazife ne zaman olacak? Said Nursi Hazretleri'nden sonra, Bediüzzaman'ın tabiriyle ahirzamanda, yani günümüzde. Allah aşkı için bu konunun anlaşılmayacak bir yönü var mı? Neden bazı kişiler anlamazlıktan geliyor, ben anlayamıyorum. Demek ki ahirzamanda bir kısım insanların basireti, feraseti kapanacak. Ne bu konuyu anlayabilecekler, ne Hz. Mehdi (a.s.)'yi farkedebilecekler. Hz. Mehdi (a.s.) 313 kişilik talebesiyle o üç vazifeyi yapmak için cansiperane gayret edecek, inşaAllah. Selamlar, hürmetler, saygılar. |
 |
SEBAHAT ÖZYİĞİT / ANTALYA - 17.06.09 - 14.56
Ahir zamanda, Hz. Mehdi (a.s.) devrinde, Hz. İsa (a.s.)'nın nuzülüyle beraber Allah dünyaya İslamiyeti nur olarak hakim edecektir. Allah'ın nuru heryeri kaplayacaktır. İslam bütün dünyaya hakim olacaktır. Ağızlarıyla güya Allah'ın nurunu söndürmek için bir kısım masonlar, Darwinistler, materyalistler, Marxistler, ateistler büyük bir çaba veriyorlar, fakat bütün bunlara rağmen ehl-i tuğyan ve ehl-i delalet mağlup olacak. Sevgi, barış, kardeşlik, dostluk, adalet bütün dünyaya hakim olacak, inşaAllah.
Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler istemese de Allah, Kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor. (Tevbe Suresi, 32) |
 |
NAZIM KUTLU / SAMSUN - 17.06.09 - 14.29
Cübbeli Ahmet'in yeni çıkarttığı Hz. Mehdi (a.s.) ile ilgili cd setinin 2. cd'sindeki açıklaması aynısıyla böyle. Takdir milletimizin! Ben ilk duyduğumda inanmamıştım ama gerçekten doğruymuş. Müteşabih Hadisi-i şerifleri Cübbeli Ahmet açıklamayı bilmiyor. Cübbeli'nin bu sözleri, bir çok insanın imanına olumsuz etki ediyor olabilir. Bediüzaman Hazretleri'nin, Harun Yahya Hocamızın, açıklamaları nerede, Cübbeli'nin açıklamaları nerede? Harun Yahya Hocamızı Allah başımızdan eksik etmesin.
İŞTE CÜBBELİ'NİN SÖZLERİ!!
"Hz. Mehdi (a.s.)nin çıktığı zaman, yeryüzü içinde bulunan altın madenlerini dışarı vurmaya başlayacak. Ohoooo.. hocaefendi desene hiç gidilmez ya. Niye? Ee bir de baktın ki evin bahçesinden kocaman direk gibi, sütun gibi altın çıktı. Eeee şimdi sen bu altını bırak da git Mekke'ye. Aç susuz Mekke'de ne yiyecen yaaa! Eeee Yaaa. İşte ne diyorum sana işler zorlaşacak, kolay olmayacak. Yeryüzü diyor, nasıl olsa artık kıyamet yaklaştı, altının gümüşün kimseye yarayacağı yok. Direk gibi altınlar. Direk ne demek biliyor musun? O caminin direkleri var ya koca koca direkler... Yani bizim camiye bakma sen. Bizim caminin buranın direkleri apartman direkleri, bunlar küçük. Sen Fatih Camisi'nin direklerini biliyor musun? Süleymaniye'nin direklerini, Fil Ayakları'nı biliyor musun Fil Ayaklarını. Oooooo, kaç ton. O direkleri gör işte bak, kafandan takken düşer, o kadaaaar uzun direkler. O direkler gibi altınları toprak çıkaracak dışarı atacak. Bir de bakacaksın böyle koca koca sütunlar gibi altın madenleri, som altın. Dışarı vurmuş. Şimdi millet bir küpe için bir yüzük için birbirinin kafasını kırıyor. Millet birbirini öldürüyor yahuuu. O kadar altını sokakta görenler ne yapacak acaba? İşte kıyamet yaklaştı." |
 |
REFİK COŞAR / DİYARBAKIR - 17.06.09 - 13.45
... Fakat çiçekler baharda gelir. Öyle kudsi çiçeklere zemin hazır etmek lâzım gelir. Ve anladık ki, bu hizmetimizle O NURANI ZATLARA zemin izhar ediyoruz (hazırlıyoruz). (Sikke-i Tasdik-i (Gaybi, 189, Mektubat, 34)
... Elbette o kuvvet-i azîmedeki (büyük kuvvette) bir hamiyet-i âliye (yüce bir gayret) feveran edecek (coşacak) ve HAZRET-İ MEHDİ BAŞINA GEÇİP, tarik-ı hak (hak yola) ve hakikata sevk edecek. (Mektubat, sf. 473)
Said Nursi Hazretleri Hz. Mehdi (a.s.) ve talebelerine zemin hazırladığını "O NURANI ZATLARA zemin izhar ediyoruz" diyerek belirtmiştir. Ahir zamanda Bediüzzaman'ın kastettiği vakit Allahualem gelmiştir. Feveran, şiddetli çoşku oluşmak üzeredir. Hz. Mehdi (a.s.) bu güzel hareketin manevi lideri olarak, görev alıp insanları hak yola, doğru yola sevk edecek. Bunun sonucunda muhteşem bir Türk-İslam Birliği oluşacak. |
 |
MÜNEVVER OCAK / İSTANBUL - 17.06.09 - 12.
"MEHDÎ RUM'DAN, TÜRKLERDEN (çünkü, eskiden Türkiye'ye diyar-ı Rum deniliyordu.) AYRILMAYACAKTIR." (İş'afü'r-Rağıbîn'den naklen Tılsımlar Mecmuası,
Bediüzzaman Said Nursi, s. 212)
Hz. Mehdi (a.s.)'nin çocukluğundan itibaren Türkiye'den hiç ayrılmayacak olması çok hayret verici. Yani bu Hz. Mehdi (a.s.)'nin hiç yurtdışına çıkmayacağı anlamına mı geliyor? Yoksa Hz. Mehdi (a.s.) açıkça zuhur edinceye, insanlar ona bağlılıklarını bildirinceye kadar anlamında mı? Çünkü sonraki safhalarda Mekke'de insanlar ona bağlılıklarıı bildiriyorlar, sonra Kudüs-ü Şerif'e geçiyor ve orada ikamet ediyor. Yanlış biliyorsam, söylerseniz memnum olurum. Selamlar. |
 |
SABRİ SADIK ATAMER / BURDUR - 16.06.09 - 19.54
Kehf Suresi, 65- Derken, katımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve tarafımızdan kendisine bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kulu buldular.
Kehf Suresi, 67- Dedi ki: "Gerçekten sen, benimle birlikte olma sabrını göstermeye güç yetiremezsin."
Kehf Suresi, 68- (Böyleyken) "ÖZÜNÜ KAVRAMAYA KUŞATICI OLAMADIĞIN ŞEYE NASIL SABREDEBİLİRSİN?"
Kehf Suresi, 70- Dedi ki: "Eğer bana uyacak olursan, hiç bir şey hakkında bana soru sorma, ben sana öğütle-anlatıp söz edinceye kadar."
Ahirzamanda Allah'ın katından bir rahmet verdiği ve bir ilim (vehbi ilim ve ilmi batın) öğrettiği Hz. Mehdi (a.s)'ın, birçok yaptığı iş harika olacak, avam bu uygulamaların hikmetini anlayamayacak. Onu delaletle ve yanlış yola gitmekle suçlayacaklar. O yüzden de talebelerinin sayısı az olacak (313 kişi). Hatta gafil, cahil bazı hocalar ona karşı tavır alacaklar. Bu hususlar Hadis-i şeriflerde açıkça belirtilmiştir. |
 |
MEHTAP GÜRSOY / MANİSA - 16.06.09 - 19.29
Onlar ki, yeryüzünde kendilerini yerleştirir, iktidar sahibi kılarsak, dosdoğru namazı kılarlar, zekatı verirler, ma'rufu emrederler, münkerden sakındırırlar. Bütün işlerin sonu Allah'a aittir. (Hac Suresi, 41) Bu ayeti kerime bir yönüyle açıkça Hz. Mehdi (a.s.)'ye işaret etmektedir. Hz. Mehdi (a.s.) şu an marufu emrederek, münkerden sakındırarak manevi bir iktidara doğru süratle ilerlemektedir. 2014'ler, 2021'ler bu müjdenin açıkca görüleceği yıllar olacak. (İnşaAllah) |
 |
GÜRKAN ŞAŞMAZ / KARABÜK - 16.06.09 - 16.23
(Deccal) Bir nehre gelecek, akmasını emredecek, akacak, sonra yukarıya dönüp akmasını emredecek, akacak, kurumasını emredecek ; kuruyacak..." (Hammadoğlu Nuaym) (Kıyamet Alametleri, Medineli Allame Muhammed B. Resul El-Hüseyin El Berzenci, Pamuk Yayıncılık, s. 213)
Rivayette Deccal zamanında barajların kurulmasına işaret edilmektedir. Zira kapakları kapatıldığında nehirler hemen kurumakta, açıldığında tekrar akması sağlanmaktadır. (Doğrusunu Allah bilir). Bu da otomatik kumanda ile yapılmaktadır.
Harun Yahya Hocamız bu konuyu çok iyi açıklamış. Cahil cühela olsa "bu konu zahir anlamı üzerinedir, müteşebih değildir" diyerek kim bilir nasıl açıklardı? |
 |
ALTAY ŞEN / ESKİŞEHİR - 16.06.09 - 14.21
De ki: "Herkes gözetlemektedir; siz de gözleyip durun. Sonunda, dümdüz (dosdoğru) yolun sahipleri kimlermiş ve doğru yola ulaşan kimlermiş, pek yakında öğreneceksiniz." (Taha Suresi, 135)
Hz. Mehdi (a.s.) konusunda birçok kişi, birçok değişik fikir öne sürüyor. Hemen herkes bu konuyu gözetliyor. Sonunda vakit geldiğinde sahibi zaman kimmiş, doğru yola ulaşan kimlermiş, pek yakında görüp bilecekler. Allah'ın kaderini hiçkimse değiştiremez. İstemekle, çalışmakla, gayretle Hz. Mehdi (a.s.) olunmaz. Kaderde Hz. Mehdi (a.s.) olmak gerekir. Reddedenler olmasına rağmen, "bir kaç yüzyıl sonra gelecek" diyenler olmasına rağmen, "şahıs değildir, şahsı manevidir" diyenler olmasına rağmen, "daha önce geldi geçti" diyenler olmasına rağmen kaderde ki gerçek Hz. Mehdi (a.s)'yi bütün insanlık yakında bilip tanıyacaktır. |
 |
KAMURAN ARTINÇ / İSTANBUL - 15.06.09 - 11.40
Resulullah (sav) Hadis-i şeriflerinde şöyle bildirmiştir;
Şüphesiz ki Kaim (Hz. Mehdi (a.s.)) zamanında BİR MÜMİN DOĞUDA OLSA, BATIDA OLAN KARDEŞİ KENDİSİNİ GÖRÜR. Hakeza, BATIDA OLSA, DOĞUDA OLAN KARDEŞİNİ GÖRÜR. (http://hazretimehdi.com/makale.php?id=12540)
İkdu'd-Durer'de der ki: Bu ses bütün yeryüzüne yayılacaktır, her kavim kendi dilinden duyacaktır.
Başka bir Hadis-i Şerifte ise Resullullah Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur.
Semadan dünya insanlarına yönelik olan bir ses ki, herkes bunu kendi dilinde işitir. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 51)
Hadislerde ayrıca, yine internet, televizyon radyo gibi iletişim kanalları yoluyla her toplumun, Hz. Mehdi (a.s.)'nin sesini ve görüntülerini, kendi konuştukları lisanda tercüme edilmiş olarak dünyanın her yanından dinleyebileceklerine de işaret edilmiştir. Nitekim günümüzde bu durum aynı şekliyle oluşmaktadır ve bu çok büyük bir mucizedir. Hz. Mehdi (a.s.)'nin zamanında da, Hz. Mehdi (a.s.) ile ilgili haberleri her kavim kendi diline tercüme edilmiş olarak duyucaktır. Hadis-i şerifler bu duruma işaret etmektedir. (http://hazretimehdi.com/makale.php?id=12540)
Bazı cahil hocalar ise, kanatlı meleklerin göğü kaplayacağını ve gökten herkese kendi lisanında bağırarak Hz. Mehdi (a.s.) hakkında bilgi vereceklerini, bütün insanlarında bu melekleri göreceğini söylüyor. İstanbul'u düşünüyorum. Laleli, Aksaray, Eminönü'nde yüzlerce turist var. Gökten meleklerin, hepsine kendi dilinde hitap ettikleri taktirde nasıl bir durum oluşacağını bir düşünün. Seslerin, konuşmaların hepsi birirbirine karışır. Böyle bir durumda kim, kendisine hitap edildiğini nereden anlasın? Gök kanatlı melekleler dolu olur, görünmeyecek hale gelir. Bu durumda imtihan ortamı kalkmış olur, aklın ihtiyarı da kalkar. Zira hiç bir Peygamber döneminde böyle bir olay olmamıştır. Bu cahil hocalar, bu üslüplarıyla dine, İslam'a çok büyük zarar vermiş olmuyor mu? |
 |
RASİM ADA / MALATYA - 14.06.09 - 19.46
Sizden; hayra çağıran, iyiliği (marufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtuluşa erenler işte bunlardır. (Al-i İmran Suresi, 104)
Asrımızda bu Ayet-i Kerime'de belirtilen görevi tam anlamıyla yapacak olan Hz. Mehdi (a.s.) ve talebeleridir. Fakat Hz. Mehdi (a.s.) ve talebeleri çok şiddetli baskı, iftira, hakaret, saldırılara ve zorluklara maruz kalacaklar. Bu da onların makamlarını yükselmesine ve aldıkları sevabın kat kat artmasına vesile olacaktır.
Andolsun, mallarınızla ve canlarınızla imtihan edileceksiniz ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve şirk koşmakta olanlardan elbette çok eziyet verici (sözler) işiteceksiniz. Eğer sabreder ve sakınırsanız (bu) emirlere olan azimdendir. (Al-i İmran Suresi, 186) |
 |
ÖMER SUR / SİNOP - 14.06.09 - 19.02
Medineli Allame Muhammed b. Resul el-Hüseyni el-Berzenci, el-işaatu li Eşratıssaati (Kıyamet Alametleri) isimli eserinin 301. sayfasında "TAM MANASIYLE HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN ÇIKMASI, KOSTANTİNİYYE'NİN FETHİYLE OLACAKTIR." demektedir.
Buradan da anlıyoruz ki Hz. Mehdi (a.s.)'nin asıl faaliyet ve zuhur yeri istanbul'dur. Hz. Mehdi (a.s.) İstanbul'u ilimle, bilgiyle, kültürle, sevgiyle, Allah'ı anarak, manen fethedecektir. Hadis-i Şerifin bildrildiği gibi uyuyan kişiyi uyandırmayacak, kan da akıtmayacaktır. Bazıları anlamazlıktan gelse de Hadis-i şeriflerdeki izahlar ve büyük alimlerin izahları bu şekilde. |
 |
FATMA CANDAN / VAN - 14.06.09 - 18.35
Hz. Mehdi (a.s.) ile müjdelenin... ONDAN YER VE GÖK EHLİ RAZIDIR...
(Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 13)
ONUN MANEVİ LİDERLİĞİNDEN YER VE GÖK EHLİ, HATTA HAVADAKİ KUŞLAR BİLE RAZI OLACAKTIR.
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 26)
... O ZAMAN, YER VE GÖK EHLİ, BÜTÜN YABANİ HAYVANLAR, KUŞLAR, HATTA DENİZDEKİ BALIKLAR BİLE ONUN LİDERLİĞİYLE SEVİNECEKLERDİR...
(El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. )
Yer ve gök ehli hatta havadaki kuşlar bile ondan (Hz. Mehdi (a.s.)'den ) razı olacaklar. Ama bir kısım akılsız, dinsiz, menfaatçi, cahil hocalar ondan razı olmayacaklar.
... Onun açık düşmanları fukahâ olacak (cahil bir kısım hocalar). Çünkü halk arasında bir imtiyazları kalmayacak... (Kıyamet Alametleri, Genişletilmiş 10. Baskı, Sayfa 187)
Bu olayların sırasıyla hepsinin tahakkuk etmesi nefes kesecek kadar şaşırtıcı birer mucizedir. Allah'ın basiretini, ferasetini açtığı, imanın nuruyla bakan kimseler bu gerçekleri açıkca görüyorlar. (İnşaAllah) |
 |
SEYFULLAH PAZARCI / ORDU - 14.06.09 - 17.51
Resulullah Efendimiz (sav) Hadis-i Şeriflerinde şöyle buyuruyor;
Naim buyurdu ki:
Ben Hz. Mehdi (a.s.)'yi PEYGAMBERLERİN SUHUFUNDA (sahifelerde; Adem, Şit, İdris ve İbrahim peygamberlere indirilen sahife şeklindeki kitaplarda) şöyle bulurum: "Hz. Mehdi (a.s)'nin amelinde ne zulüm ne de ayıp yoktur." (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 21)
PEYGAMBERLERE DAİR OLAN KİTAPLARDA, "Hz. Mehdi (a.s.)'nin işi zulüm ve kötülük değildir" şeklinde işaret edilmiştir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 49)
Daha önceki Peygamberlerin kitaplarında ve suhuflarında bile Hz. Mehdi (a.s.)'den bahsedilmesinin, çap ve dünya insanlığına yaptığı etki açısından ve birçok yönden dünya tarihinin en büyük olayı olduğu anlaşılıyor. (Allahualem) |
 |
ALİ BOZKURT FATİHAN / KAYSERİ - 14.06.09 - 17.34
Tükiye'nin liderliğinde Türk Devletlerinin desteğiyle, çok yakın zamanda büyük bir Türk İslam Birliği'nin oluşacağı anlaşılıyor, inşaAllah. Hz. Mehdi (a.s.)'nin zuhuruyla birlikte bu birlik muhteşem bir hal alacak. O zaman ne PKK sorunu kalacak, ne ekonomik sıkıntı. Çok zengin, mutlu, müreffeh, büyük bir Türkiye olacak. O dönemde cahil cuhela birçok kişi mahçup olacak, inşaAllah. |
 |
SADULLAH HİLAL / NEVŞEHİR - 14.06.09 - 17.21
Hadis-i Şeriflerde Hz. Mehdi (a.s.)'nin Türkiye'den ayrılmayacağını ve yurtdışına çıkmayacağını şöyle bildirilmiştir.
"MEHDÎ RUM'DAN, TÜRKLERDEN (çünkü, eskiden Türkiye'ye diyar-ı Rum deniliyordu.) AYRILMAYACAKTIR." (İş'afü'r-Rağıbîn'den naklen Tılsımlar Mecmuası,
Bediüzzaman Said Nursi, s. 212) |
 |
MURTAZA KOCAHİSARLI / AMASYA - 14.06.09 - 16.59
Hz. Mehdi (a.s.)'nin zuhurunda çift kuyruklu bir kuyruklu yıldız çıkacak (24 Şubat 2009 tarihinde dünyaya en yakın noktadan geçen "lulin" kuyrukluyıldızı.) ve öyle parlak olacak ki, dolunay gibi parlayacak. Bu yıldızın çıkışından sonra öyle çok yağmur yağacak ki, büyük hasar olacak. Fakat halk bu yağmurları sevinçle karşılayacak. Çünkü bundan önceki birkaç yılda hiç yağmur yağmamış olacak.
(Murtaza Lakha, R &K Tyrell Basımevi, Londra, 1993)
Bu olayın zamanımızda aynısıyla olmasının, dünya çapında çok büyük bir olay olarak bütün medyada duyurulması gerekiyordu. Demek, bir çok kişiyi bu olay rahatsız etti ki, güya konuyu kapatmak istiyorlar. Bunlar boşa çabalar. Allah'ın kaderini hiçkimse durduramaz. Allah doğruların yardımcısı olsun. Selamlar. |
 |
EBRU ÖZKAN / TEKİRDAĞ - 14.06.09 - 16.45
Bir rivayette: "Şu muhakkak ki ahir zamanda mağrib memleketinin en uzak mevkiinden Hz. Mehdi (a.s.) denilen bir zat çıkacak. Ve ön tarafında kırk mil mesafe olarak yardım yürüyecek. HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN BAYRAKLARI BEYAZ VE SARIDIR. İÇİNDE ÇİZGİLER BULUNUR. BAYRAKLARINDA ALLAH'IN İSM-İ AZAMI YAZILMIŞTIR. Onun bayrağı altındaki hiçbir birlik mağlup edilmez." buyrulmuştur. (İmam Şarani, Ölüm Kıyamet Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri Muhtasaru, (Tezkireti'l Kurtubi), s. 438)
Beyaz kağıt sayfaları, sarı altın yaldız süsler, çizgiler, Allah'ın ismi azamı yazan yazılardan oluşan kitaplar ve bu kitapların atesitlere, Darwinistlere, materyalistlere, Marxistlere karşı kesin ve ezici galibiyeti, Hz. Mehdi (a.s.)'nin eserlerinde görebileceğimiz güzellikler olarak harika bir tarzda açıklanmış, Allahualem. |
 |
MEHMET EMİN AKYÜREK / İSTANBUL - 14.06.09 - 16.38
İmam Rabbani Hazretleri Mektubat-ı Rabbani isimli eserinde, o devirde doğan kuyruklu yıldız ile ilgili olarak "Halbuki bu doğuş, Mehdi'nin zuhuru zamanında olacak zuhur değildir. Zira, ONUN ZUHURU, YÜZ BAŞLARINDA OLACAKTIR. Şu anda dahi, yüz başını, on sekiz sene geçmiş vaziyettedir." demiştir. (İmam-ı Rabbani, Mektubat-ı Rabbani, 381. Mektup, s.1184)
İmam Rabbani Hazretleri'nin bu sözünde kullandığı "ŞU ANDA DAHİ, YÜZ BAŞINI, ON SEKİZ SENE GEÇMİŞ VAZİYETTEDİR." ifadesi de önemlidir. İmam Rabbani Hazretleri bu sözüyle eğer ki Mehdi çıkmış olsaydı, keşif ve keramet sahibi veli bir insan olarak kendisinin de yüzyıl başından o ana kadar geçen 18 yıl içerisinde yaşanan zuhur alametlerinin tahakkukundan Hz. Mehdi'yi İMANIN NURU İLE HİSSEDECEĞİNE VE FARKEDECEĞİNE İŞARET ETMEKTEDİR. Oysa ki İmam Rabbani Hazretleri'nin kendi döneminde yüzyıl başını onsekiz sene geçmiş olmasına rağmen Hz. Mehdi'nin çıkış alametleri gerçekleşmemiş, dolayısıyla Hz. Mehdi (a.s.) de zuhur etmemiştir.
Dolayısıyla İMAM RABBANİ HAZRETLERİ HZ. MEHDİ (A.S.) ZUHUR EDER ETMEZ İSLAM AHLAKININ BÜTÜN DÜNYAYA HAKİM OLACAĞI, DOLAYISIYLA DA HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN BAKAN HERKES TARAFINDAN HEMEN TANINACAĞI YÖNÜNDE BİR İZAHTA VE İMADA BULUNMAMAKTADIR. Ancak kendisi gibi derin ilimlere sahip veli şahısların Hz. Mehdi (a.s.)'yi farkedebileceklerine dikkat çekmektedir.
Hz. Mehdi (a.s.) ilk zuhur ettiğinde herkes tarafından hemen tanınmayacağı, halkın arasında olmasına rağmen bilinmeyeceği ancak KEŞİF VE KERAMET SAHİBİ VELİ İNSANLARIN ONU İMAN NURUNDAN, İMANIN DERİNLİĞİNDEN VE İMAN HEYBETİNDEN TANIYABİLECEKLERİ Said Nursi Hazretleri'nin ifadelerinden de anlaşılmaktadır.
Harun Yahya Hocamız bu konuyu çok güzel açıklamış. Ben sadece naklediyorum. Hürmet ve selamlarımla. |
 |
CEMALEDDİN TEKPENÇE / KONYA - 14.06.09 - 15.55
Fırat'ın suyunun barajla kesilmesi, Afganistan'ın, Azarbaycan'ın, Irak'ın işgali, müslümanlara zulüm uygulanması, Kabe'nin işgali, Ramazan ayında 15 gün arayla ay ve güneş tutulmalarının olması (1981 ve 1982 yıllarında), bir kuyruklu yıldızın çıkması (1986 yılında Halley kuyruklu yıldızı Dünyanın yakınından geçmiştir), 2. bir kuyruklu yıldız çıkması (İmam Rabbani Hazretlerinin bildirdiği yıldız), bu yıldızın batıdan doğuya doğru hareket etmesi, iki uçlu ve parlak olması ve bu kuyruklu yıldızın çıkışından önce yağmurların kesilmesi, Bağdat'ın alevler içinde kalması, Bağdat'ın yıkılması, Irak'ın para biriminini kaldırılması, Irak'ın yeniden yapılanması, İran-Irak arasında savaş olması, hayat pahalılığının artması, ekonomik kriz, binaların yükselmesi, tozlu dumanlı bir fitne (11 Eylül 2001 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri'nin New York ve Washington şehirlerinde meydana gelen, dünya tarihinin en büyük terör olayı olarak nitelendirilen saldırı), Şam ve Mısır meliklerinin öldürülmesi (Mısır devlet yöneticilerinden Enver Sedat, Butros Gali, Ahmed Maher Paşa, Mahmoud Nukrashy Paşa'nın öldürülmeleri), yaygın katliamların meydana gelmesi, Haşimilerden üst düzey birisinin öldürülmesi (Ürdün Kralı Abdullah'ın öldürülmesi), zinaların artması, sistemlerin değişmesi (20. yüzyılda dünyanın dört bir yanında hakim olan komünist rejimlerin yüzyılın sonlarına doğru yıkılması), doğu tarafından bir ateşin görülmesi (1979 yılında İstanbul'da batan Independenta gemisi), semadan bir el uzanması (uzayda insan eli biçiminde oluşan ve NASA tarafından saptanan görüntü), zamanın kısalması, ani ölümlerin çoğalması, salgın hastalıkların artması...
Bu olayların hepsinin Hz. Mehdi (a.s.) 'nin zuhur alameti olarak ahirzamanda gerçekleşeceği Hadis-i şeriflerde belirtilmiş. Hicri 1400 yılından itibaren de bu olaylar günümüze kadar geçen süre içerisinde ard arda gerçekleşti. Bu olayların gerçekleşmesi, Resulullah (sav)'ın gösterdiği, inkarı mümkün olmayan çok büyük bir mucizedir. Bu açık mucizeleri anlamayan bazı insanların olması da ayrıca bir mucizedir. Hz. Mehdi (a.s.)'nin açık ve aleni zuhuru yaklaştıça, harika olaylarda giderek artmaya devam ediyor. |
 |
BURCU AK / ANKARA - 14.06.09 - 15.34
Ebu Said Peygamber'in (s.a.a) şöyle buyurduğunu rivayet ediyor: ... GÖKYÜZÜ VE YERYÜZÜNÜN SAKİNLERİ ONDAN (HZ. MEHDİ'DEN) RAZI OLACAKLAR... (El-Beyan, s. 72, Es-Sevaik-ul Muhrika, s. 161, Yenabi-ul Mevedde, c.2, s. 177)
Müminler, samimi Müslümanlar Hz. Mehdi (a.s.)'den razı olacaklar ve onu çok sevecekler. Fakat Deccal'e tabi olan bir kısım cahil hocalar Hz. Mehdi (a.s.)'ye kin, nefret ve öfkeyle yaklaşacaklar.
ÜMMETİMDEN BAŞI SARIKLI YETMİŞ BİN ALİM KİŞİ, DECCALE TABİ OLACAKLAR. (İmam Ahmed bin Hanbel, Müsned, sf. 796)
Saygılar, Selamlar... |
 |
CEREN GÜNDOĞAN / DENİZLİ - 14.06.09 - 13.21
Cübbeli Ahmet Hoca Harun Yahya'nın AHİR ZAMANA YÖNELİK İŞARETLER makalesini okursa yanlış olarak bildiği bir çok konunun doğrusunu öğrenebilir kanaatindeyim. Makaleyi bu adreste bulabilir http://www.harunyahya.org/Makaleler/yagmur_bombasi.html
Güneşin hızında hareket eden, başı bulutlara değen, bir eliyle denizin dibine dokunan Deccal örneğinde olduğu gibi birçok konuda hakikati, gerçeği görebilir, Resullulah (sav)'ın bir çok mucizesine şahit olabilir bu vesileyle. Selamlar |
 |
CEREN GÜNDOĞAN / DENİZLİ - 14.06.09 - 12.56
(Deccal) Herkesi aldatmak için evvela iki dağı yanına alıp yürüyecek; dağların birinde bol ağaç ve meyve mevcuttur, diğerindeyse duman ve ateş vardır;" (Hakim, ile ibni Asakir İbni Ömer) (Kıyamet Alametleri, Medineli Allame Muhammed B. Resul El-Hüseyin El Berzenci, Pamuk Yayıncılık, s. 213)
Bu rivayette ahir zamanda trenlerin ve tren vagonlarının konumu anlatılmaktadır. Tren vagonları ağaçtan yapılmakta ve meyve taşımacılığında kullanılmaktadır. Rivayette belirtildiği gibi, şimendiferlerde de "duman ve ateş" vardır. Deccal'in "iki dağı yanına alıp yürümesi", bir yandan şimendiferi bir yandan da bol meyve yüklü bu vagonları kumanda edip kullanmasına işaret etmektedir. Mazotla veya kömürle çalışan trenlerin motor kısımlarında ateş, baca kısımlarında da duman oluşmaktadır. Rivayetteki "iki dağ" ifadesi, şimendifer ve vagonlardan oluşan iki büyük kitleye işaret etmektedir. "Yanına alıp yürüme" ifadesi ise, treni yöneten kişinin de vagonlarla birlikte, aynı anda gitmesine işaret etmektedir (En doğrusunu Allah bilir).
Cübbeli olsa kim bilir bu Hadis-i şerifleri nasıl açıklar? Müteşabih olduğu açıkca belli olan Hadis-i şeriflerin düz anlamını almak çok yanlıştır. Biraz düşünen bunu anlar. Anlayamayanlara şaşıyorum. |
1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11
12 - 13 - 14 -
15 - 16 - 17 - 18

ANA SAYFA |
|
|
 |