| |

ÖNEMLİ NOT: Gönderilen yorumlarda bazen "inşaAllah" denmediği oluyor veya "inşaAllah" sözündeki "A" harfi küçük yazılıyor. Mutlaka, Resulullah (s.a.v) Efendimiz'den sözederken (s.a.v), Hz. İsa (a.s)'dan söz ederken (a.s) ve Hz. Mehdi (a.s)'dan sözederken (a.s) (a.r) (r.a) yazınız. Biz bu konuları tashih edip düzeltiyoruz. Sizin de bu hususlara ehemmiyet göstermenizi rica ediyoruz. Suç unsuru olan yazıları yayınlamıyoruz. Yorumları yayınlanmayan arkadaşlar bizi hoşgörsünler binlerce mesaj geldiği için hepsini yayınlayamıyoruz, fakat sırayla yayınlamaya çalışacağız. Mesaj gönderdiğiniz ilin ismini mutlaka yazmanızı ve yorumlarınızın kısa olmasını rica ediyoruz. Soru olan mesajlarınızı bu bölüme göndermeyiniz, www.harunyahya.org adresindeki "bize ulaşın" bölümüne yollayınız. Teşekkür ederiz.
 |
MÜNİR AVCI / ANKARA - 16.09.09 - 17.24
Mü'minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin ve Allah'tan korkup-sakının; umulur ki esirgenirsiniz. (Hucurat Suresi, 10)
Allah'ın ayetinde bildirdiği gibi Müminler kardeştir. Lâ ilâhe illallah Muhammedun Resûlullah diyen insanlar mümin oluyor ve kardeşler. Müminlerin arasını mezhep ayrılıkları gibi sebeplerle bozmak haramdır. Farklı mezhepten olduğu için bir insana öfke duymak haramdır. Müslümanların arasını düzeltmek ise farzdır. Küskün, dargın olan yada mezhep ayrılıklarından dolayı aralarında bir husumet olan varsa aralarını bulup düzeltmek gerekiyor, bu farz, İNŞAALLAH. Ayırmak da haram ve bunu yapan günaha girmiş olur.
Adnan Hocam bu konuyu bu akşam ki röportajınızda çok güzel açıkladınız, MAŞAALLAH. |
 |
CAN EROĞLU / İSTANBUL - 16.09.09 - 15.59
Cübbeli'nin, Hz. Mehdi (a.s.)'ın bütün Şiileri pırasa gibi doğrayacağını söylediği videosunu izleyince gözlerime inanamadım. Nasıl böyle şeyler söyler? Müslümanlık barış dini, kardeşlik dini. Hz. Mehdi (as) döneminde bir damla kan dahi akıtılmayacak, inşaAllah. Hz. Mehdi (a.s.) teröre, çatışmaya, kan dökmeye tam anlamıyla son verecek, tüm fitneler sona erecek, Allah'ın izniyle.
Hz. Mehdi (a.s.) zamanında hiç dökülmeyeceğini Resulullah (sav) Hadis-i Şeriflerinde bildirmiş:
İnsanlar, bal arılarının beyleri etrafında toplanması gibi, Hz. Mehdi (as)'nin çevresinde toplanırlar. Daha önce zulümle dolu olan dünyayı, adaletle doldurur. Adaleti o denli olur ki, uykuda olan bir kimse dahi uyandırılmaz ve BİR DAMLA KAN BİLE AKITILMAZ. Dünya, adeta asrı saadet devrine geri döner.
(El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 29 ve 48)
Hz. Mehdi (as), Peygamber (sav)'in yolunda gidecek, uyuyan kişiyi uyandırmayacak, KAN DA AKITILMAYACAKTIR. (Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, Kıyamet Alametleri, Pamuk Yayınları, Kıyamet Alametleri, s. 163)
(Hz. Mehdi (a.s.)) Zamanında ne bir kimse uykusundan uyandırılacak, NE DE BİR KİMSENİN BURNU KANAYACAKTIR. (El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 44)
Ona (Hz. Mehdi (as)'ye) biat edenler, (Kabe civarındaki) rükun ve makam arasında biat ederler. Uyuyanı uyandırmaz, ASLA KAN DÖKMEZLER. (El-Heytemî, El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 24)
|
 |
FERHAT ÖZÇELİK / TEKİRDAĞ - 16.09.09 - 13.48
Cübbeli, Hz. Mehdi (a.s.)'ın, sadece 'Allah-u Ekber' diyerek Roma ve Venedik'in tüm surlarını yıkacağını söylüyor. Oysa ki Hz. Mehdi (a.s.) ilmi çalışmalarıyla İslam ahlakını hakim kılacak, inşaAllah.
CÜBBELİ'NİN AÇIKLAMASI
... Bu itibarla fecir oldu, fecir doğduğu zaman MÜSLÜMANLAR BİR TEK TEKBİR GETİRDİLER. YAPILACAK İŞE BAK "ALLAHU EKBER", BİR TEKBİR.
Burçlarla, o surlarla çevrili orası, acaip muhkem. O BURÇLARIN SURLARIN HEPSİ "TAK!" DÜŞTÜ. GÖRÜYOR MUSUN HZ. FATİH NE TOPLAR DÖKTÜRDÜ. HZ. MEHDİ (A.S.) BİR "ALLAHU EKBER" DİYOR BURÇLAR DÜŞTÜ.
... ROMA'DAN SONRA DA ZANNEDİYORUM VENEDİK FETHİ VAR... Ondan sonra da oranın fethinden haber veriyor Sallallahu Teala aleyhiselam. ORADA DA 4 TEKBİR, ORAYA DA 4 TEKBİR ÇEKECEKLER DİYOR. BÜTÜN DUVARLARI DÜŞÜCEK DİYOR...
(Mehdi CD-3, 55. ve 59. dakikalar)
SAYIN ADNAN OKTAR'IN AÇIKLAMASI
HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN ROMA'YI FETHETMESİ İLMİ ÇALIŞMALARLA GERÇEKLEŞECEKTİR
"... HZ. MEHDİ (A.S.) VE TALEBELERİ ... (ROMA'YI) TESBİH VE TEKBİRLE FETH EDECEKLERDİR... O ŞEHRİN (VATİKAN'IN) SURLARI BİR BİR YIKILACAKTIR..." (Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet Alametleri, sf. 204)
Peygamberimiz (sav) hadiste Hz. Mehdi (a.s.)'ın Roma'yı manen fethedeceğini bildirilmiştir. Hz. Mehdi (a.s.), hem Roma'da hem de tüm yeryüzünde İslam ahlakını hakim kılarken hiçbir şekilde şiddet kullanmayacak, bu sonucu yalnızca Allah'ın ismini ve şanını yücelterek, ilmi ve kültürel faaliyetleriyle gerçekleştirecektir. Hz. Mehdi (a.s.) ve talebeleri materyalist, ateist ve Darwinist ideolojilere karşı güçlü bir ilmi faaliyet yaparak bu kanlı ideolojileri Allah'ın izniyle ortadan kaldıracaklardır. |
 |
GÜLAY ÇINAR / İZMİR - 15.09.09 - 16.39
Peygamber Efendimiz (sav), Hz. Mehdi (a.s)'ın talebelerini Hadis-i Şeriflerinde çok güzel anlatmış, maşaAllah.
Onun (Hz. Mehdi (a.s.)) talebelerinin tabiatı ARİ VE KUSURSUZ OLACAKTIR. RİYAKARLIKTAN VE TÜM DİĞER KİRLERDEN ARINMIŞ OLACAKLARDIR. (Bihar-ül Envar, cilt 52, Sayfa 35)
Onların (Hz. Mehdi (a.s.)'ın talebelerinin) KALPLERİ KÖTÜLÜK, KISKANÇLIK VE HUSUMETTEN ARINMIŞ ve kusursuz olacaktır. (Bihar-ül Envar, cilt 52, Sayfa 35)
İmam-ı Zaman (Hz. Mehdi (a.s))'ın talebelerinin herşeye Kadir ALLAH'A DAİR ZERRE KADAR ŞÜPHESİ OLMAYACAKTIR VE O'NU O'NUN TANINMASI GEREKTİĞİ GİBİ TANIYACAKLARDIR. (Al -Bayaan Fi Akhbaar - e -Mahdi Aakher al -Zamaan ( a .s.) , Bölüm 5; Mikyaal al-Makaarem, cilt 1, Sayfa 65)
Onlar (Hz. Mehdi (a.s.)'ın talebeleri) HERŞEYE KADİR OLAN ALLAH'A TAMAMEN TESLİM OLACAKLAR. (Bihar-ül Envar, Cilt 52, Sayfa 35 & Sayfa 311 Oyoon-o-Akhbaar al-Reza (a.s.)'dan aktarıyor.) |
 |
ZELİHA KIRIMLI / ISPARTA - 15.09.09 - 12.20
O "İLERİDE GELECEK" ACİB (şaşılan, hayret uyandıran, benzeri görülmeyen) ŞAHSIN (Hz. Mehdi (a.s.)'ın) bir HİZMETKARI ve ONA YER HAZIR EDECEK BİR DÜMDARI (yardımcı kuvveti) ve O BÜYÜK KUMANDANIN PİŞDAR BİR NEFERİ (önden giden bir askeri) olduğumu zannediyorum. (Barla Lahikası, s. 162)
Bediüzzaman Hazretleri, Hz. Mehdi (a.s.) ile ilgili yaptığı bütün açıklamalarda, onun mutlaka "geleceğini" vurgulamıştır. Hz. Mehdi (a.s)'ın beklenildiğini, kendi yaşadığı dönemden daha ileriki bir zamanda geleceğini, o geldiğinde kendisinin vefat etmiş olacağını, çalışmalarıyla ona bir zemin hazırladığını, kendisini Hz. Mehdi (a.s.)'ın bir askeri olarak gördüğünü, ahir zamanla ilgili yüzlerce sayfa izahında ısrarla vurgulamıştır.
Bediüzzaman Hazretleri'nin, Hz. Mehdi (a.s.)'ın geçmişte çıkmış olduğuna dair hiçbir izahı bulunmamakla birlikte, Hz. Mehdi (a.s.)'ın ileride ki bir zamanda geleceğine dair birçok eserinde, bir çok defa, ayrı ayrı ifadeleri bulunmaktadır. |
 |
KAZIM ÖNAL / NİĞDE - 14.09.09 - 18.22
ALLAH ONUN (HZ. MEHDİ (A.S.)'IN) DOSTLARINI VE SEÇİLMİŞ OLANLARI DİĞERLERİNDEN AYIRACAK ki dünya münafıklardan ve yoldan çıkanlardan temizlensin. (Bihar-ül Envar, cilt:52, sayfa: 250)
Allah Hz. Mehdi (a.s.)'ın talebelerini ve ona yardımcı olanları, iman etmeyenlerden ayıracaktır. Allah, onların yaptıkları faaliyetleri vesile ederek, dünyada İslam ahlakının yayılmasını sağlayacaktır. Böylece dünya üzerinde sapkın bir hayat yaşayan kimse Allah'ın izniyle kalmayacaktır. Tarih boyunca Allah'a iman eden birçok kişi inançlarını yaşamak için insanlardan uzaklaşmak durumunda kalmışlardır. Allah, Hz. Mehdi (a.s.)'nin talebelerini de iman etmeyenlerden ayrı tutacaktır, inşaAllah. |
 |
AYBİKE GÜNDÜZ / İSTANBUL - 13.09.09 - 17.15
Mikdad b. Esved şöyle der:
Resulullah sallâ'llâhu aleyhi ve alih'in "YERYÜZÜNDE İSLAM DİNİNİN GİRMEDİĞİ TOPRAK, ÇAMURDAN YAPILMIŞ BİR EV VE (ÇÖLDE) BİR ÇADIR KALMAZ." buyurduğunu duydum. (Mecma-ul Beyan, Tevbe suresinin 33. ayetinin tefsirinde.)
Hz. Mehdi (a.s) zamanında İslam ahlakı tüm dünyaya yayılacak, insanlar akın akın din ahlakını yaşamaya yönelecekler, inşaAllah. |
 |
ZİYA KARADAĞLI / ANTALYA - 13.09.09 - 15.44
İman edenlerin Efendisi (a.s) der ki: "... İMAM (HZ. MEHDİ (A.S.) NEYİN DOĞRU NEYİN YANLIŞ OLDUĞUNU DAHA İYİ BİLİR. KÖTÜ HÜKÜMLERİ ÜZERİNİZDEN ALIP ATACAKTIR. (HZ. MEHDİ (A.S.)) TEHLİKELERİNİZİN ÖNÜNÜ KESECEK VE ADALETSİZ YÖNETİCİLERİNİZİ BERTARAF EDECEK VE DÜNYAYI DÜRÜST OLMAYANLARDAN TEMİZLEYECEKTİR. HAKKANİYET İLE HAREKET EDECEKTİR VE SİZİN ARANIZDA İNSAFLI BİR ADALET TERAZİSİ KURACAKTIR... Beklerseniz, ödüllendirileceksiniz ve sizin haksızlığa uğratılmanızın intikamını alacak olanın ve HAKLARINIZIN KURTARICISI OLANIN, O OLDUĞUNU KESİNLİKLE ANLAYACAKSINIZ. Gerçekten Allah adına yemin ederim ki, doğrusu Allah dindar olan ve iyilikte bulunan kişilerle birliktedir."
(Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul Envar, cilt 51], Ansariyan Yayıncılık, derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 182)
Kıyametin kopması için zamanda sadece bir günden başka vakit kalmamış da olsa Allah benim Ehl-i Beyt'imden bir zatı gönderecek yeryüzü zulümle dolduğu gibi, O YERYÜZÜNÜ ADALETLE DOLDURACAK. (Sünen-i Ebu Davud, 5/92)
HZ. MEHDİ (A.S)'NİN ZAMANINDA ADALET O KADAR BOL OLACAK Kİ, zorla alınan her mal sahibine geri iade edilecektir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 23)
"Hz. Mehdi (a.s.) ile müjdelenin. O Kureyş'ten ve Ehli Beyt'imden bir kişidir. O, insanların ihtilaf ve sosyal sarsıntılar içinde bulundukları bir sırada çıkar. O (HZ. MEHDİ (A.S.)) YERYÜZÜNÜ, KENDİNDEN ÖNCE ZULÜM VE BASKI İLE DOLDURULDUĞU GİBİ, ADALET VE İNSAF İLE (merhametle) doldurur. (Hz. Ebu Said el Hudri r.a. / Ramuz El-Ehadis 1. cilt, Sayfa 7, No 7) Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 13)
Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde verilen bilgilere göre, her çeşit ürün ve mal bolluğu, emniyet, güven ve adaletin temini, huzur ve saadet, maddi manevi her türlü imkanın insanların rahatı, konforu, neşesi ve huzuru için kullanılması, ihtiyaç içinde olan kimsenin kalmaması, isteyene istediğinden sayılmadan kat kat fazlasıyla verilmesi Hz. Mehdi (a.s.)döneminin en önemli özelliklerinden biri olacaktır. Hz. Mehdi (a.s.)'nin vesilesiyle oluşacak olan bu adalet ve huzur ortamı çok geniş çapta ve çok benzersiz olacaktır. |
 |
ZÜBEYİR GÜVENER / BURSA - 12.09.09 - 14.12
Aralarında kadınların da bulunduğu 314 kişilik bir grup oluştururlar. Onlar her zalime galip gelirler. Onların kalpleri demir gibidir ve onlar gündüz arslan, gece de abiddirler. Ne evvelkiler, ne de sonrakiler fedakarlıkta onlara yetişemez.
(Ukayli "En-Necmu's-sakıb fi Beyanı Enne'l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale't-Temam ve'l kamal")
Hz. Mehdi (a.s.)'ın sayıca çok az olan talebeleri, Allah'tan çok korkacaklar, Allah'a karşı derin bir iman sahibi olacaklar. Hayatlarını Allah'ın rızasını arayarak geçirecekler. Ve Allah'ın izniyle inşaAllah bütün zalimlere, zulmedenlere, iftiracılara üstün gelecekler. |
 |
ADİL ÇAĞDAŞ / İSTANBUL - 11.09.09 - 15.42
MÜSLÜMANLARIN PARÇALANMIŞLIĞINI HZ. MEHDİ (A.S) ORTADAN KALDIRACAK, İSLAM ALEMİNİ BİRLEŞTİRECEKTİR
Bir rivayette şöyle buyrulmuştur:
Amîre bint-i Nufeyl der ki: İmam Hüseyn aleyhisselam'ın şöyle buyurduğunu duydum: "SİZLER BİRBİRİNİZDEN BERÎ (UZAK) OLDUĞUNUZU SÖYLEMEDİKÇE, BİRBİRİNİZİN YÜZÜNE TÜKÜRMEDİKÇE, BİRBİRİNİZİ TEKFİR ETMEDİKÇE VE BİRBİRİNİZE LÂNET OKUMADIKÇA beklediğiniz (Hz. Mehdi (a.s.)'nin zuhuru) vuku bulmayacaktır. Arzettim ki: Öyleyse o zamanda hiçbir hayr yoktur. Buyurdu ki: "Hayrın hepsi o zamandadır. Kâim'imiz (HZ. MEHDİ (a.s.)) KIYAM EDECEK (ZUHUR EDECEK) VE BUNLARIN HEPSİNİ ORTADAN KALDIRACAKTIR."
Hz. Mehdi (a.s.)'nin çıkacağı dönemin özelliklerinden biri de İslam aleminin bir ve bütün olmamasıdır. İslam aleminin parçalanmış olması, Müslüman toplumlar ve gruplar arasında ayrılıklar, anlaşmazlıklar, hatta çatışmalar olması Hz. Mehdi (a.s.)'nin çıkış alametlerinden biridir. Hz. Mehdi (a.s.) zuhur ettiğinde bu dağınıklığı tam anlamıyla ortadan kaldıracak, Müslüman dünyasının birliğini sağlayacaktır. Tüm Müslümanlar, sevgiyle ve coşkuyla Hz. Mehdi (a.s.)'nin etrafında birleşeceklerdir, inşaAllah. |
 |
ALİYE KAMAZ / İSTANBUL - 11.09.09 - 14.34
Hişam b. Salim İmam Sadık (a.s)'ın şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir:
"HALKIN TÜM KESİMLERİ İKTİDARA ULAŞMADIKÇA HZ. MEHDİ (A.S.) ZUHUR ETMEYECEKTİR." Böylece hiç kimse "EĞER BİZ EGEMEN OLUP HÜKÜMET KURSAYDIK ADALETLİ DAVRANIRDIK" diyemeyecektir.
(Bihar-ül Envar, c.52, s.244)
Hz. Mehdi (a.s.), zuhur etmeden önce, onun yaşadığı toplumda insanlar kendilerini yönetmeleri için her kesimden birçok kişiyi başlarına geçirecekler ancak aradıkları adaleti, huzuru, esenliği, barışı ve güveni bulamayacaklardır. Oysa Hz. Mehdi (a.s.) ile birlikte, tüm dünyaya Allah'ın dini ve Kuran ahlakı hakim olacaktır. Hz. Mehdi (a.s.)'nin zuhurundan sonra hiç kimse; "eğer biz egemen olup hükümet kursaydık adaletli davranırdık" iddiasında bulunamayacaklardır. Hz. Mehdi (a.s.), Allah (c.c.)'ın izniyle Kuran ahlakı ve Peygamberimiz (s.a.v.)'in sünnetiyle hükmedecek ve onun vesilesiyle tüm dünyaya din ahlakının sağladığı adalet, huzur, sevgi ve merhamet ruhu hakim olacak, inşaAllah. |
 |
ÖZDEN BARAN / İSTANBUL - 10.09.09 - 18.29
Hz. Mehdi (as), bütün haramların helal sayıldığı, büyük bir fitneden sonra zuhur edecektir. Hilafet, ona evinde otururken gelecek ve devrinde yeryüzünün en hayırlısı kendisi olacaktır, inşaAllah.
BİR FİTNE GÖRÜLÜR, BUNU DİĞER FİTNELER TAKİP EDER VE BİRİNCİLER SONUNCULARIN KILIÇLA ÇATIŞMAYA DÖNÜŞÜNÜ KAMÇILAR VE BUNDAN SONRA BÜTÜN HARAMLARIN HELAL SAYILACAĞI BİR FİTNE GELİR. SONRA DA HİLAFET, YERYÜZÜNÜN EN HAYIRLISI OLAN MEHDİ'YE EVİNDE OTURURKEN GELECEKTİR.
(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 26) |
 |
NAMIK YILDIRIM / İZMİR - 10.09.09 - 14.56
Günümüzde, tüm dünyada yaşanan bir imani uyanışın, feyz ve heyecanın her geçen gün arttığını gösteren pek çok gelişme meydana gelmektedir. Allah'ın, "Ve insanların Allah'ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğünde" (Nasr Suresi, 2) ayetiyle bildirdiği gibi, insanlar dalga dalga imana yaklaşmakta, Allah'a yönelmektedirler.
Dünya, bu imani uyanışın kaynağının ve tüm dünyaya nasıl etki ettiğinin farkında değildir. Oysa ki bu imani diriliş, Hz. Mehdi (a.s.)'nin ortaya çıkışının çok yakın olduğunun en açık alametlerinden biridir. Çünkü tüm dünyayı saran bu iman heyecanının asıl çıkış noktası, Hz. Mehdi (a.s.)'nin nuru, iman heyecanı, feyzi ve bereketidir.
O mübarek şahıs (Hz. Mehdi (a.s.)), Mehdilik iddiasıyla ortaya çıkmayacaktır. Çünkü Hz. Mehdi (a.s.)'ın kendini tanıtmaya ihtiyacı yoktur. Kaderinde bu görevi yapmakla görevlendirildiği için Allah onu insanlara imanının nuru, feyzi ve dünya çapındaki etkisi ile tanıtacaktır.
Kuşkusuz bu Allah'ın salih kullarına olan vaadinin ve yardımının bir tecellisidir. Allah'ın takdirinin önüne geçebilecek yoktur. Allah, İslam ahlakının tüm yeryüzünde yerleşik kılınmasını dilemiştir; Allah'ın izniyle bu büyük vaad gerçekleşecektir. Kuran'da Allah'ın dilemesiyle müminlerin üstün geleceği şöyle bildirilmiştir:
"Onlara yardım ettik, böylece üstün gelenler oldular." (Saffat Suresi, 116)
"Müşrikler istemese de, O, dini (İslam'ı) bütün dinlere üstün kılmak için elçisini hidayetle ve hak dinle gönderen O'dur." (Tevbe Suresi, 33) |
 |
AHMET HİLMİ ŞEN / ADANA - 10.09.09 - 14.00
"ÜMMETİMDEN BAŞI SARIKLI YETMİŞ BİN ALİM KİŞİ, DECCALA TABİ OLACAKLAR."
(İmam Ahmed Bin Hanbel, Müsned, sf. 796)
Hadis-i Şerifte Allah'a, Kuran'ı Kerim'e ve Peygamberimiz (s.a.v.)'e düşmanlık besleyen bu nedenle de Kuran ahlakını ve Peygamberimiz (s.a.v.)'in sünnet-i seniyyesini hakim kılmaya çalışan Hz. Mehdi (a.s.)'ye karşı yoğun mücadele veren deccalin emrine girmiş Darwinist ve materyalist çok sayıda din alimleri olacağı bildirilmiştir. |
 |
HAYRUNİSA BAYAR / KONYA - 10.09.09 - 12.52
KIYAMETTEN HEMEN ÖNCE. YALANCI ŞAHİTLİK YAYGINLAŞIR, HAKKA ŞAHİTLİK İSE GİZLENİR. (Ramuz-El Ehadis, 1/121)
İFTİRANIN YAYGINLAŞMASI KIYAMET ALAMETLERİNDENDİR. (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 450)
Gerçek şahitliğin gizlenmesi, yalancı şahitliğin ve iftiranın ise yaygınlaşması önemli kıyamet alametlerinden biridir. Aslında bu durum, insanların din ahlakından uzaklaşmalarının neticelerindendir. Din ahlakı insanların koşullar ne olursa olsun dürüst olmalarını, kendi aleyhlerine bile olsa adil davranmalarını gerektirmektedir. Din ahlakından uzak, ahirette sorguya çekileceğinin bilincinde olmayan insanlar ise, menfaatleri gerektirdiğinde kolayca yalan söyleyebilir, bir başkası hakkında yalancı şahitlikte bulunabilirler, yalancı şahitlerle işbirliği yapabilirler. Böyle kişilerin sayısının artması ise, Hz. Mehdi (a.s.)'ın gelmesinden önceki dönemin özelliklerindendir. |
 |
NURİ SETTAR / MANİSA - 09.09.09 - 20.03
(Hz. Mehdi (a.s.) döneminde) Kalpler ÜZÜNTÜ VE KEDERDEN ARINACAKTIR. (Bihar-ül Envar, Cilt 52, Sayfa 129)
Düşmanlık ve kini de kaldıracaktır... KAP SU İLE DOLDUĞU GİBİ YERYÜZÜ BARIŞLA DOLACAKTIR. Din birliği de olacak, artık Allah'tan başkasına tapılmayacaktır. SAVAŞ DA AĞIRLIKLARINI BIRAKACAK. (Sünen-i Ibn-i Mace, 10/334)
Hiçbir kimse arasında bir düşmanlık kalmayacaktır. VE BÜTÜN DÜŞMANLIKLAR, BOĞUŞMALAR, HASETLEŞMELER MUHAKKAK KAYBOLUP GİDECEKTİR. (İmam Şa'rani, Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, 496)
Ahirzamanda, Hz. Mehdi (a.s.) vesilesiyle, Kuran ahlakının tüm dünyaya yayılarak, din-dışı felsefelerin fikren yıkılacağı, yeryüzünden fitnenin kaldırılmasıyla, insanlar arasındaki hasetleşmelerin, kavgaların, anlaşmazlıkların, yok olacağı, kalplerden üzüntü ve kederin gidip, yerine mutluluk, sevinç, huzur ve barışın geleceği, Resulullah (sav)'ın bize bir müjdesidir. Hz. Mehdi (a.s.)'ın zuhuruyla, İslam ahlakının dünyaya yayılacağı, insanların barışa ve güvenliğe kavuşacağı günler Allah'ın izni ile pek yakındır. |
 |
CANAN SOYBELLİ / EDİRNE - 09.09.09 - 18.55
... O zât (Hz. Mehdi (a.s.)), o taifenin uzun tedkikatı (o topluluğun uzun araştırmaları, incelemeleri) ile yazdıkları eseri kendine hazır bir program yapacak, onun ile o birinci vazifeyi tam yapmış olacak. BU VAZİFENİN İSTİNAD ETTİĞİ (DAYANDIĞI) KUVVET VE MANEVÎ ORDUSU, YALNIZ İHLAS VE SADAKAT VE TESANÜD (DAYANIŞMA) SIFATLARINA TAM SAHİB OLAN BİR KISIM ŞAKİRDLERDİR (ÖĞRENCİLERDİR). NE KADAR DA AZ DA OLSALAR, MANEN BİR ORDU KADAR KUVVETLİ VE KIYMETLİ SAYILIRLAR. (Emirdağ Lâhikası-1, sf. 266-267)
Bediüzzaman Said Nursi sözlerinde Hz. Mehdi (a.s) cemaatinin sayısının az olacağını söylemiş, ancak sayıları ne kadar az olsa da, Hz. Mehdi (a.s.)'ın cemaatindeki kimselerin her birinin manen çok güçlü olacaklarını belirtmiştir. |
 |
NEVBAHAR KINALI / YOZGAT - 09.09.09 - 18.32
Cübbeli şöyle söylüyor:
"Mubarek zat, kerameti olmak üzere, kuru bir dalı, kupkuru bir odunu, alıyor kupkuru bir toprak; hiçbir şey bitirmeyen, yetiştirmeyen, bir yeşillik başını çıkarmış değil. Öyle toprağa onu ekiyor, ektiği anda, eker ekmez o kuru odun yeşeriyor yaprak veriyor. Bunu da keramet isteyenler, "madem sen hakkaten Hz. Mehdi (a.s.)'sin, göster bir keramet" diyenler gözleriyle görüyor. Bu da büyük bir alamettir, bak bunlardan haberdar olun. "
Cübbeli'nin müteşabih Ayet-i Kerimeleri ve Hadis-i Şerifleri düz anlamlarıyla açıklamaması ve hikmetlerini anlamaya çalışması çok daha iyi olur.
HZ. MEHDİ, KURU BİR AĞACI DİKTİĞİNDE DE AĞAÇ HEMEN YEŞİLLENİP YAPRAKLANACAKTIR. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 43)
O (HZ. MEHDİ (A.S)) KURU BİR KAMIŞ AĞACINI KURU BİR YERE DİKECEK, ANINDA YEŞILLENİP YAPRAK VERECEK. (Kıyamet Alametleri, s. 165)
MEHDİ BİR YERE KURU BİR DALI DİKER VE DAL YAPRAKLANIP YEŞİLLENİR. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 67)
Bu Hadis-i Şerifler müteşabihtir ve gerçek açıklamaları Allahualem şu şekildedir:
Hadis-i Şeriflerde Hz. Mehdi (a.s)'ın önceleri aynı kuru bir ağaç gibi etrafına faydalı olamayan bir insanı,yeşillenmiş ve meyve vermiş bir ağaç gibi etrafına, yani dinine ve bütün insanlığa faydalı hale gelmesine vesile olacağına işaret edilmiştir. (En doğrusunu Allah bilir.) Önceleri cahil, cimri ve korkak olan bir insan, ahir zamanın büyük mürşidinin (Hz. Mehdi (a.s)'ın) irşad ve tedrisiyle (ders vermesiyle) bilgili, cömert ve cesur bir hale gelecek, adeta önceleri kuru ve faydasız olan bir ağacın yeşerip yaprak vermesi gibi şahsiyetini değiştirecektir, İnşaAllah. (En doğrusunu Allah bilir.) |
 |
HİLMİ KALKAVAN/ İSTANBUL - 09.09.09 - 16.27
İnkar içinde olan toplumları uyarmak ve onları doğru yola davet etmek için gönderilen tüm elçiler, gönderildikleri kavimler tarafından yalanlanmış ve onların çeşitli itham ve iftiralarına maruz kalmışlardır. Peygamberimiz (sav)'in Hadis-i Şeriflerinde Ehl-i Beyt'ten gelecek olan Hz. Mehdi (a.s.)'nin de bu gibi eziyet ve sıkıntılarla karşılaşacağı haber verilmiştir. (En doğrusunu Allah bilir)
Mehdi, bizden, Ehl-i Beyt'tendir... Biz öyle bir ev halkıyız ki Allah bizim için ahireti dünyaya tercih etmiştir. BENİM EHL-İ BEYT'İM MUHAKKAK BENDEN SONRA BELA, KAÇIRILMA VE SÜRGÜNE UĞRAYACAKTIR.
BENDEN SONRA EHL-İ BEYT'İM BELA VE MİHNETLERLE KARŞILAŞACAKLAR VE TARDA MARUZ KALACAKLARDIR. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 14)
.. Mehdi, Resulullah'ın bayrağı ile, insanların başlarına bela üzerine bela yağdığı ve çıkışından ümit kesildiği bir sırada çıkar. İki rekat namaz kılar. Namazdan dönünce şöyle der: "EY İNSANLAR! ÜMMET-İ MUHAMMED VE BİLHASSA ONUN EHL-İ BEYTİ ÇOK BELALAR GÖRDÜ VE BİZLER KAHR VE HAKSIZLIĞA MARUZ KALDIK." (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 55)
Hadis-i Şeriflerde bildirildiği gibi, İslam ahlakının Hz. Mehdi (a.s.) vesilesiyle tüm insanlar arasında hakim olmasından önceki devrede Hz. Mehdi (a.s.) ve yardımcılarına, çeşitli sıkıntılar isabet edecek ancak daha sonra bu sıkıntılar Allah'ın izniyle kaldırılacaktır. |
 |
EMİN ALİ AKASYALI / İSTANBUL - 08.09.09 - 21.14
Kıyametten önce on alamet görmeden O, kopmayacaktır. Onuncusu, insanları denize atacak olan kasırga. (Kıyamet Alametleri, s.288)
Onuncusu insanları denize atacak olan rüzgardır...
(Kıyamet Alametleri, s.288)
Son yıllardaki kasırga, fırtına, tayfun ve hortum gibi felaketler de dünyanın birçok yerinde yıkıcı zarara neden olmuştur. Bunlara ek olarak seller de bazı yerleşim merkezlerinin sular ve çamur altında kalmasına yol açmıştır. Ayrıca depremler, volkanlar ve tsunami dalgalarının yaptığı büyük tahribatlar yapmıştır. Tüm bu afetler Hadis-i Şeriflerde de Resulullah (sav)'ın bildirdiği gibi kıyametin yaklaştığının habercisidir. |
 |
HALİDE KURAL / KONYA - 08.09.09 - 16.33
GÖKTEN ŞİDDETLİ YAĞMUR YAĞIP TAŞ BİNALAR HARİÇ BÜTÜN KERPİÇ EVLER YIKILMADIKÇA KIYAMET KOPMAZ. (Ahmed b. Hanbel, Müsned 13/291, hadis no. 7554)
EV VE KULÜBE BIRAKMAYAN ŞİDDETLİ YAĞMUR YAĞINCAYA KADAR KIYAMET KOPMAZ. (Kıyamet Alametleri, s. 253)
Yoğun yağışlar nedeniyle sel felaketlerinin artması kıyametten önce yaşanacak olan ahir zamanın işaretlerinden biri. Hem şu sıralarda yaşadıklarımız hem de geçtiğimiz günlerde dünyanın çeşitli bölgelerinden gelen sel felaketi haberleri de içinde bulunduğumuz dönemin ahir zaman olduğunu teyit etmekte.
Tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar fazla sayıda afet haberini hergün televizyonlarda izliyor, gazetelerde okuyoruz. Doğal afetlerin son yıllarda hem sayısal hem de büyüklük olarak arttığı istatistiksel bir gerçektir. İçinde bulunduğumuz dönemde yaşanan doğal felaketler dünyanın pekçok ülkesinde milyonlarca insanı etkilemiş ve hesaplanamayacak büyüklükte maddi hasara yol açmıştır. Son yıllarda seller nedeniyle oluşan kayıpları inceleyecek olursak ahir zamanın önemli işaretlerinden birinin gerçekleşmekte olduğunu çok açık şekilde görebiliriz.
Bütün bu gelişmeler göstermektedir ki içinde bulunduğumuz dönem Peygamberimiz (sav)'in Hadis-i Şeriflerinde işaret ettiği kıyametten önce yaşanacak olan ahir zamandır. Olaylar aynen ahir zaman Hadis-i Şeriflerinde tarif edildiği gibi birer birer gerçekleşmektedir.
Tüm samimi Müslümanlar, Allah'ın Kuran-ı Kerim'de vaat ettiği İslam ahlakının dünyaya hakim olmasını ve Hz. Mehdi (a.s)'nin çıkışını heyecanla beklemektedirler. |
 |
MUSTAFA SAYIN / ERZİNCAN - 07.09.09 - 18.22
... Zaman zaman o çetin görevi üstlenememek rahatlık meyli; can, mal, mevki korkusu gibi ÇEŞİTLİ SEBEPLERLE KENDİSİNDEN AYRILANLAR OLACAKTIR... (Ramuzü'l Ehadis, s. 476) (İbni Mace'den)
Resulullah (sav) Hadis-i Şeriflerinde, Hz. Mehdi (a.s.)'ın cemaatinden ayrılanlar olacağını bildirmiştir. Eğer Cübbeli'nin dediği gibi Hz. Mehdi ve talebelerinden ölen, yaralanan, hastalanan hiç kimse olmayacaksa hatta başları bile ağırmayacaksa, onlara kurşun, tank, top hiçbir şey etki etmeyecek ve ölümsüzlüğe kavuşacaklarsa neden Hz. Mehdi (a.s.)'ın yanından ayrılanlar olsun. Böyle bir durumda insanlar Hz. Mehdi (a.s.)'ı hiç bırakırlar mı? |
 |
CANAN BİLGİN / İSTANBUL - 07.09.09 - 14.47
Şimdi, HZ. MEHDİ GİBİ EŞHASIN (şahısların) hakkındaki rivayatın (rivayetlerin) ihtilafatı (farklılıkları) ve sırrı şudur ki: Ehadisi tefsir edenler (hadisleri açıklayanlar), metn-i ehadisi tefsirlerine (hadis metinlerindeki açıklamalarına) ve istinbatlarına (gizli manaları meydana çıkarmalarına) tatbik etmişler (uygulamışlar). Mesela: MERKEZ-İ SALTANAT o vakit Şam'da veya Medine'de olduğundan, vukuat-ı Hz. Mehdiyye veya Süfyaniyye'yi (Hz. Mehdi ve Süfyan ile ilgili olayları) MERKEZ-İ SALTANAT civarında olan Basra, Kufe, Şam gibi yerlerde tasavvur (düşünerek) ederek öyle tefsir etmişler (açıklamışlar). (Sözler, s. 359)
Peygamberimiz (sav)'in Hadis-i Şeriflerini açıklayanlar, o dönemlerde saltanatın merkezi Basra, Şam, Kufe gibi yerlerde olduğu için Hz. Mehdi (a.s.) ile ilgili olayların bu civarlarda gerçekleşeceğini düşünmüşlerdir. Ancak Bediüzzaman, son saltanat ve Halifeliğin merkezi İstanbul'da olduğu için Hz. Mehdi (a.s.) ile ilgili olayların da bu şehirde gerçekleşeceğini bildirmiştir. Hz. Mehdi (a.s.) İstanbul'dan çıkacaktır, inşaAllah. Çok fazla Hadis-i şerif'de bu hususu desteklemektedir. |
 |
AYTEN N. AKARSU / ADANA - 07.09.09 - 11.35
Onun (Hz. Mehdi (a.s.)'ın) kumandanları (Hz. Mehdi (a.s.)'ın talebeleri) insanların en hayırlılarıdır. Onun (Hz. Mehdi (a.s.)'ın) yardımcıları Yemen ve Şam ehlinden olacaktır. ÖNLERİNDE CEBRAİL, ARKALARINDA MİKAİL BULUNACAKTIR. Yeryüzü emniyetle dolacak ve hatta birkaç kadın, yanlarında hiç erkek olmaksızın rahatlıkla hacca gideceklerdir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 47)
ALLAH ONU (HZ. MEHDİ (A.S.)'I) 3 BİN MELEKLE DESTEKLEYECEKTİR. (El Kavlu-l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, Ahmed İbn-i Hacer-i Mekki, s. 41)
(Hz. Mehdi (a.s.)) Peygamberimiz (sav)'in adımlarını izleyecek. KENDİSİNE GÖRÜNMEDEN ONA YARDIMCI OLAN BİR MELEK OLACAK. Bitkini canlandıracak ve zayıfa yardımcı olacak.
(Şeyh Muhiddin Arabi, Fütuhatül Makiyye, Bölüm 366)
Hadis-i şerifte, Hz. Mehdi (a.s.)'nin yardımcıları arasında Cebrail ve Mikail Aleyhisselam'ın da oldukları haber verilmektedir. Hz. Mehdi (a.s.)'ye, Allah'ın izniyle, melekler yardımcı olacaktır.
Ancak bu Melekler Resulullah (sav)'in Hadis-i Şerifinde de bildirdiği gibi insanlara görünmeyeceklerdir. Melekler, Hz. Mehdi (a.s.)'ye görünmeden yardım edecekler, insanların kalbine Allah'ın dilemesiyle, 'Bu kişi Hz. Mehdi (a.s.)'dir' diye ilham edeceklerdir. |
 |
HALİM SUCU / HOLLANDA - ROTTERDAM - 06.09.09 - 17.46
Hocam röportajlarınızdan bir izahınızı yazmak istiyorum:
"Allah Nemrut'u yaratıyor, onun karşıtı olarak Hz. İbrahim (a.s.)'ı yaratıyor. Firavun'u yaratıyor onun karşıtı olarak Hz. Musa (a.s.)'ı yaratıyor. Şimdi de Ahir zamanda Darwinizm'i materyalizmi, ateizmi, komünizmi, emperyalizm, satanizmi, her türlü insanlığa zarar verem düşünceyi, Deccaliyeti yaratıyor ona karşı da Hz. Mehdi (a.s.) ve Hz. İsa (a.s)'ı görevlendiriyor. Bu yüzyılda bunu göreceğiz inşaAllah. 10-20 yıl içerisinde bu dediklerimizin hepsi tahakkuk etmiş olacak inşaAllah."
Hocam inşaAllah bizler de o günleri görürüz. Saygılarımla. |
 |
MÜSLÜM PEHLİVAN / SAKARYA - 06.09.09 - 16.50
FEN VE FELSEFENİN tasallutiyle (etkisiyle) ve MADDİYYUN VE TABİİYYUN TAUNU, (materyalizm, Darwinizm ve ateizm hastalığı) beşer içine intişar etmesiyle (insanlar arasında yayılmasıyla),
herşeyden evvel FELSEFEYİ VE MADDİYYUN fikrini (materyalizm, Darwinizm ve ateizm gibi Allah'ı inkar eden dinsiz akımları) TAM SUSTURACAK TARZDA imanı kurtarmaktır. Ehl-i imanı dalâletten muhafaza etmek (iman edenleri sapkınlıktan korumak)...(Emirdağ Lahikası, s. 259)
Bediüzzaman Hazretleri DARWINİZM VE MATERYALİZMİ YOK ETMEYİ Hz. Mehdi (a.s.)'nin birinci ve en mühim vazifesi olarak açıklamış. Çünkü Deccaliyetin ana dini ve asıl putu Darwinizm'dir. Said Nursi "Deccal'in şahsını bir mikrop, bir nezle bile yok edebilir, ama Deccaliyetin fikir sistemi pek azametli ve pek şiddetlidir" diye bildiriyor. Hz. Mehdi (a.s.) Deccal'in dini olan Darwinizm ve mateyalizmi yerle bir ederek Deccaliyeti yeryüzünden silecektir. Cübbeli ne Darwinizm'den anlar, ne de Materyalizmden. Asıl tehlikelerden haberi yok. |
 |
DERYA DAĞKILIÇ / İSTANBUL - 06.09.09 - 14.25
ONLAR ALLAH YOLUNDA HİÇBİR KINAYANIN KINAMASINDAN, DEDİKODUSUNDAN KORKMAYAN İSLAM AHALİSİDİR. (Süneni İbni Mace-10-259)
Peygamberimiz (sav) Hadis-i Şerifinde Hz. Mehdi (a.s.) ve beraberindeki kişilere, inkar edenlerin iftiralarının, baskılarının, zulüm ve işkencelerinin etkili olmayacağını, onları hak ve doğru olan yoldan hiç kimsenin saptıramayacağını bildirmiş, maşaAllah. |
 |
DERYA DAĞKILIÇ / İSTANBUL - 06.09.09 - 11.54
BÜYÜK MEHDİ'NİN ÇOK VAZİFELERİ VAR VE SİYASET ALEMİNDE, DİYANET ALEMİNDE, SALTANAT ALEMİNDE, MÜCADELE ALEMİNDE ÇOK DAİRELERDE İCRAATLARI (işleri) OLDUĞU GİBİ... (Şualar, s. 590)
Bediüzaman Hazretleri, Ahirzamanda gelecek olan Hz. Mehdi (a.s.)'ın siyaset, saltanat, diyanet ve mücadele aleminde vazifeleri olacağını ve Hz. Mehdi (a.s.)'ın bu görevleri aynı anda yerine getireceğini bildiriyor.
Bediüzzaman Hazretleri, bazılarının iddia ettiği gibi Hz. Mehdi (a.s.)'ın bir ya da iki vazifesi olacak demiyor, "ÇOK VAZİFELERİ VAR" diyor. Bu vazifeler, Hz. Mehdi (a.s.)'yi insanlara tanıtacak önemli alametler inşaAllah. |
 |
MERVE ADANALI / İSTANBUL - 05.09.09 - 19.44
Abd. b. Hümeyd, Yezid b. Harun'dan, O da İsmail b. Halid'den, O da Ebu Heyseme'den, O da Abdullah b. Ömer'den rivayet ettiler, O dedi ki: İNSANLAR GÜNEŞİN BATIDAN DOĞMASINDAN SONRA YÜZYİRMİ YIL DAHA KALIRLAR.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in Güneşin batıdan doğması hakkındaki Hadis-i Şerifinin bir anlamı da Hz. Mehdi (a.s.)'nin batı tarafından zuhur edeceği olabilir. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'den rivayet edilen başka bir Hadis-i Şerifte de Hz. Mehdi (a.s.)'ye güneş benzetmesi yapılmaktadır.
HZ. MEHDİ (A.S.) BÜTÜN GAM VE ZULMETLERİ GİDERECEK GÜNEŞTİR. İhsanda bulunduğu zaman pek bereketli bir yağmurdur. (Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s. 188)
Ayrıca Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir Hadis-i Şerifinde Hz. Mehdi (a.s.)'nin "batıdan" çıkacağı bildirmektedir.
Hafız Ebu Nuaym'ın rivayet ettiği Hadis-i şerifte Resul-i Ekrem Efendimiz şöyle buyurmuştur: İşte (öyle müşkül (sıkıntılı, zorlu) bir) zamanda MAĞRİP (BATI) MEMLEKETİNİN EN UZAK BÖLGESİNDEN ve Resul-i Ekrem Efendimizin muhterem kızı Fatma'nın evlatlarından bir kimse ortaya çıkacaktır. İşte o zat ahir zamanda faaliyette bulunacak olan Mehdi'dir. Ve Mehdi'nin zuhuru da kıyamet alametlerinin ilkidir. (Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler, Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Müellif Ali bin Hüsammeddin el Muttaki, Kahraman Neşriyat Kitabevi, s. 16)
Türkiye, İslam ülkelerinin en batısındadır. Hadis-i Şeriflerdeki bilgiler, Hz. Mehdi (a.s.)'nin Türkiye'den çıkacağına işaret ediyor olabilir. Bu Hadis-i Şerif düşünüldüğünde güneşin batıdan doğacağını haber veren Hadis-i Şerifteki bilginin de aynı şekilde Hz. Mehdi (a.s.)'nin batı tarafından zuhur edeceğine işaret ettiği düşünülebilir.
Bu takdirde, Hz. Mehdi (a.s.)'nin zuhuru için, Peygamber Efendimiz (sav)'in diğer Hadis-i Şeriflerine dayanarak Hicri 1400 yılını esas alırsak, güneşin batıdan doğuşundan 120 sene sonra kıyamet başlayacak ifadesi de Hicri 1520'li yıllara denk gelmektedir. Said Nursi'nin verdiği tarihlerde de Hicri 1520'ler Müslümanlığın zayıflamaya başlayacağı ve küfür sisteminin dünyaya tam hakim olacağı yıllardır. Said Nursi'nin izahlarına göre de bu yıllardan yirmi-yirmi beş yıl sonra kıyamet beklenmektedir. (Doğrusunu Allah bilir.) |
 |
MERVE ADANALI / İSTANBUL - 05.09.09 - 16.29
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir Hadis-i Şerifinde güneşin batıdan doğmasını kıyametin büyük alametlerinden biri olarak haber vermiştir.
"Güneş batıdan doğacak, insanlar topluca îmân edecek, ancak daha önce îmân etmemiş olanların îmânları kendilerine bir yarar sağlamayacaktır."
(Tecrid-i Sarih Tercümesi, XII 307; Müslim, Fiten, 118)
Büyük İslam Alimi Said Nursi Hazretleri'de bu konuda Beşinci Şua'da şöyle söylemiştir.
Güneşin mağripten çıkması ve zeminden dâbbetü'l-arzın zuhurudur. Amma güneşin mağripten (batıdan) tulûu (doğması) ise, bedahet derecesinde (ispata ihtiyaç duyulmayacak derecede) bir alâmet-i kıyamettir. Ve bedaheti (aşikarlığı) için, aklın ihtiyarı ile bağlı olan tevbe kapısını kapayan bir hadise-i semâviye (Allah'ın yarattığı olay) olduğundan, tefsiri ve mânası zâhirdir (yorumu ve anlamı açıktır), tevile ihtiyacı yoktur. Yalnız bu kadar var ki: Allahu a'lem, o tulûun (doğuşun) sebeb-i zâhirîsi (görünürdeki sebebi): Küre-i arz (dünya) kafasının aklı hükmünde olan Kur'ân onun başından çıkmasıyla zemin divâne (aklı başında olmayan) olup, izn-i İlâhî (Allah'ın izni) ile başını başka seyyareye (gezegene) çarpmasıyla hareketinden geri dönüp, garptan şarka (batıdan doğuya) olan seyahatini irade-i Rabbânî (İlahi irade) ile şarktan garba (doğudan batıya) tebdil etmekle (değişerek) güneş garptan (batıdan) tulûa (doğmaya) başlar. Evet, arzı şems (güneş) ile, ferşi Arş (yer ve gök) ile kuvvetli bağlayan hablullahi'l-metîn (Allah'ın manevi ipi) olan Kur'ân'ın kuvve-i câzibesi (çekim kuvveti) kopsa, küre-i arzın (yeryüzünün) ipi çözülür, başıboş, serseri olup aksiyle ve intizamsız hareketinden güneş garptan çıkar. Hem müsademe neticesinde (çarpışma sonucunda) emr-i İlâhî ile kıyamet kopar diye bir tevili vardır.
(Şualar, Beşinci Şuâ, S. 510)
Hadis-i şerifte bahsi geçen olayla ilgili Said Nursi Hazretleri'nin açıklamaları da gözönünde bulundurulduğunda kıyametin hemen öncesinde yaşanacak olan bu büyük alametin, muhtemelen bir kuyruklu yıldızın çarpmasıyla dünyanın dönüş yönünün tersine dönmesi sonucu tahakkuk edeceği anlaşılmaktadır. Gerçekleşecek olan bu önemli değişim sonrasında peş peşe büyük depremler, kuvvetli fırtınalar oluşacak, tsunamiler meydana gelecek, yer çekimi bozulacak, atmosfer tabakası kalmayacak, ozon tabakası bozulacak, bunun sonucunda uzaydaki tüm zararlı ışınlar dünyaya ulaşacak ve benzeri daha başka pek çok doğa felaketi yaşanacak, büyük bir ihtimalle de kıyamet süreci bu şekilde başlamış olacaktır. Fizik kurallarının ortadan kalkacağı böyle bir ortamda yaşama imkanı olmayacağı için, İMTİHAN ORTAMI DA TAMAMEN BİTECEKTİR. Bediüzzaman Hazretleri'nin bu önemli ve ihtişamlı olayı "tevbe kapısını kapayan bir ilahi hadise" olarak nitelendirmesi de, güneşin batıdan doğmasının ardından imtihanın ortadan kalkacak olmasına işaret etmektedir.
Dolayısıyla Cübbeli'nin Güneş batıdan doğduktan sonra insanların 120 sene daha yaşayacak olmaları ile ilgili izahı Adetullaha aykırıdır. BÜYÜK DEPREMLERİN YAŞANDIĞI, DENİZLERİN YARILDIĞI, TSUNAMİLERİN OLDUĞU, ÇOK ŞİDDETLİ FIRTINALARIN YAŞANDIĞI, ATMOSFERİN KALMADIĞI, OZON TABAKASININ KALKTIĞI, VE DAHA PEK ÇOK OLAĞANÜSTÜ DOĞA FELAKETİNİN TAHAKKUK EDECEĞİ BİR ORTAMDA DEĞİL 120 YIL, 120 SAAT DAHİ YAŞAMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR.
Ayrıca, Kıyametin vaktini uzak göstererek kendilerince insanların korku duymasını engellemeye çalışmak da akılcı ve dürüst bir tavır değildir. Kıyamet uzak bir zamanda kopacak olsa da, zaten her insan öldüğü zaman kıyameti görecektir. |
 |
İLAY EKİM / ADAPAZARI - 05.09.09 - 16.24
Hz. Mehdi (a.s.) savaştan kaçınan, barış insanıdır. Hz. Mehdi (a.s) savaşla değil, sevgiyle, Allah'ı anarak Kuran ahlakını dünyaya hakim kılacaktır. Hz. Mehdi (a.s.)'nin en önemli özelliklerinden biri olan barış ve sevgiyle din ahlakını hakim edecek olması, Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde şöyle haber verilmektedir:
İnsanlar, bal arılarının beyleri etrafında toplanması gibi, Hz. Mehdi (as)'ın çevresinde toplanırlar. Daha önce zulümle dolu olan dünyayı, adaletle doldurur. Adaleti o denli olur ki, UYKUDA OLAN BİR KİMSE DAHİ UYANDIRILMAZ VE BİR DAMLA KAN BİLE AKITILMAZ. Dünya, adeta ask-ı saadet devrine geri döner. (El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 29 ve 48)
Hz. Mehdi (as), Peygamber'in yolunda gidecek, UYUYAN KİŞİYİ UYANDIRMAYACAK, KAN DA AKITILMAYACAKTIR. (Kıyamet Alametleri, sf. 163)
ZAMANINDA NE BİR KİMSE UYKUSUNDAN UYANDIRILACAK, NE DE BİR KİMSENİN BURNU KANAYACAKTIR. (El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 44)
Ona (Hz. Mehdi (as)'a) biat edenler, (Kabe civarındaki) rükün ve makam arasında bîat ederler. UYUYANI UYANDIRMAZ, ASLA KAN DÖKMEZLER. (El-Heytemî, El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 24) |
 |
CEVDET DEMİREL / İSTANBUL - 05.09.09 - 15.59
"... ALLAH HALKIN NEFİSLERİNE KARŞI ZULMÜ, CEFASI VE İSRAFI YÜZÜNDEN, ONU (HZ. MEHDİ (A.S.)'Yİ) HALKTAN GİZLEYECEKTİR." (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 162)
İnsanların Hz. Mehdi (a.s.)'yi tanıyamamalarının bir hikmeti Allah'ın Hz. Mehdi (a.s.) üzerindeki korumasındandır. |
 |
CEVDET DEMİREL / İSTANBUL - 05.09.09 - 15.34
Sedir-i Seyrefi der ki: İmam Ebu Abdullah Cafer-i Sadık aleyhisselam'dan duydum ki: ... Hakkı gasp olunan ve inkar olunan mazlum imamınız ve bu (gaybetin) sahibi (HZ. MEHDİ (A.S.)) ONLARIN ARASINDA DOLAŞIR, PAZARLARINDA GEZER, ONLARIN BASTIĞI YERLERDEN GEÇER. AMA ONLAR ONU (HZ. MEHDİ (AS)'Yİ TANIMAZLAR, ta ki sonunda Allah kendisini onlara tanıtması için tıpkı Hz. Yusuf'a verdiği gibi ona izin verir." (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 189)
Hadislerde verilen bu bilgiler, Hz. Mehdi (as)'nin insanlar arasında tanınan, bilinen; oldukça göz önünde olan, namı ve şöhreti herkes tarafından bilinen ancak, 'Hz. Mehdi (a.s.) sıfatıyla tanınmayan' bir kimse olacağını göstermektedir. İnsanlar Hz. Mehdi (a.s.)'yi sokaklarda, pazarlarda görecekler ama Hz. Mehdi (a.s.) olduğunu bilmeyecekler. |
 |
NURHAN AYDIN / KAYSERİ - 04.09.09 - 14.58
Büyük şehirlerin yok olması Hz. Mehdi (a.s.)'n çıkış alametlerindendir.
BÜYÜK ŞEHİRLER DÜN SANKİ YOKMUŞ GİBİ HELAK OLUR. (Kitabül Burhan Fi Alametil Mehdiyyil Ahir Zaman, s. 38)
MAMUR BELDELER HARAB EDİLİNCE... kıyametle senin aranda şu iki parmak arası kadar bir mesafe kalmış demektir. (Kıyamet Alametleri, s. 143)
Hadislerde belirtilen büyük şehirlerin, mamur beldelerin helak oluşu ve harab edilmesi, savaşlar ve çeşitli doğal afetler sonucunda meydana gelen yıkımlardır. Bunların dışında yakın geçmişte geliştirilen nükleer silahlar, uçaklar, bombalar, füzeler ve benzeri silahların savaşlarda kullanılması da şehirlerde büyük tahribata neden olmuştur. Bu yüzyılda kullanılan bu tahrip gücü yüksek silahlar tarihteki benzerleriyle kıyaslanmayacak düzeyde yıkımlara yol açmıştır.
II. Dünya Savaşı'nın benzersiz sonuçları buna bir örnek olarak verilebilir. Dünya tarihinin en büyük savaşında Avrupa'nın başkentleri ve önemli şehirleri ağır bombardımanlar neticesinde büyük ölçüde yıkılmıştır. Savaşın sonlarına doğru 1945 yılında Amerika'nın Hiroşima'ya attığı atom bombasının patlama anında ve hemen sonrasında ise yaklaşık 100.000 kişi ölmüştür. Hiroşima felaketinden 3 gün sonra yine Amerika'nın Nagasaki'ye attığı bir diğer atom bombası yüzünden patlama anında yaklaşık 40.000 kişi hayatını kaybetmiştir. Bombalar bir yandan insanların ölümüne sebep olurken, diğer yandan çok büyük bir yerleşim alanı harap olmuş, hayatta kalan bölge halkında ise radyasyon nedeniyle nesiller boyu düzeltilemeyecek genetik ve fizyolojik bozulmalar meydana gelmiştir.
Bu olayların hepsi Allahualem Resulullah (sav)'ın Hadis-i Şeriflerinde bildirdiği, Hz. Mehdi (a.s.)'ın zuhur alametlerindendir. |
 |
MUHSİN AYDEMİR / ISPARTA - 04.09.09 - 11.23
... HAZRET-İ İSA ALEYHİSSELAM, İSEVÎLİK ŞAHS-I MANEVÎSİNİ TEMSİL EDEREK DİNSİZLİĞİN ŞAHS-I MANEVÎSİNİ TEMSİL EDEN DECCAL'İ yok eder...(Mektubat, s. 6)
Bediüzzaman, Hz. İsa'nın yeryüzüne ikinci kez geleceğini ve Deccal'in fitnesini fikren etkisiz hale getireceğini bildirmektedir.
Bediüzzaman bu sözleriyle "HZ. İSA'NIN, HRİSTİYANLIĞIN ŞAHSI MANEVİSİNİ TEMSİL ETTİĞİNİ" belirtmektedir. Bediüzzaman, tarih boyunca gönderilmiş tüm elçiler ve peygamberler gibi, Hz. İsa'nın da onu destekleyen, ona inanan ve onu takip eden kimselerden oluşan bir şahsı manevisi olacağını bildirmektedir. Ancak Bediüzzaman "İSEVİLİK ŞAHSI MANEVİSİNİ TEMSİL EDEREK" sözleriyle, Allah'ın adetullahına (Allah'ın kanununa) uygun olarak "HZ. İSA'NIN DA BU ŞAHSI MANEVİNİN BAŞINDA BİZZAT BİR HİDAYET ÖNDERİ OLARAK BULUNACAĞINI" ifade etmektedir. Nitekim bir şahsı manevinin bir şahsı maneviyi temsil etmesi söz konusu değildir. Bir şahsı manevinin oluşabilmesi için, onun başında öncelikle "BİR ŞAHSIN" var olması gerekmektedir. Bediüzzaman da bu gerçeği vurgulayarak Hz. İsa'nın bir şahsı manevi olmadığını, kendi şahsı manevisinin başında bulunacağını ve onlara bizzat önderlik edeceğini açıklamaktadır.
Bediüzzaman'ın belirttiği bu gerçekler bir iki soru sorulduğunda da kolaylıkla anlaşılmaktadır:
1- İsevilik şahsı manevisini bir kişi temsil ediyor. Bu kimdir?
Hz. İsa.
2- Hz. İsa kimi temsil ediyor?
İsevilik şahsı manevisini.
Bu soruların cevapları Bediüzzaman'ın Hz. İsa'dan ve şahsı manevisinden ayrı kavramlar olarak bahsettiğini açıkça ortaya koymaktadır. |
 |
HAZIM KARA / İSTANBUL - 03.09.09 - 16.56
Hz. Mehdi hiçbir bidatı bırakmayacak. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 43)
Mehdi kaldırmadık bidat bırakmayacaktır. Ahir zamanda aynı Peygamber (sav) gibi dinin icablarını yerine getirecektir. (Kıyamet Alametleri, s. 163)
Hz. Peygamber (sav) en başta İslam'ı nasıl ayakta tuttuysa, Hz. Mehdi de en sonunda aynı şekilde İslam'ı ayakta tutacaktır. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 27)
Bidat, 'dinin aslında olmadığı halde, dine dahil edilen adetler' anlamına gelir. Peygamberimiz (sav) de Hadis-i şeriflerinde Hz. Mehdi (a.s.)'ın yerine getireceği vazifelerden birinin, 'dine sonradan sokulan tüm yanlış inanç ve uygulamalardan arındırarak İslam dinini Peygamberimiz (sav) döneminde yaşandığı gibi özüne döndürmek' olduğunu belirtmiştir. Hz. Mehdi (a.s.) Peygamber Efendimiz (sav)'in yoluna uyacak ve tıpkı onun dönemindeki gibi din ahlakının hak haliyle yaşanmasına vesile olacak, inşaAllah. |
 |
NEVZAT AVCI / AMASYA - 03.09.09 - 14.22
O ileride gelecek ACİB BİR ŞAHSIN (şaşılan ve hayret uyandıran şahsın) bir hizmetkarı ve ona yer hazır edecek bir dümdarı (önceden gelen takipçisi) ve o büyük kumandanın pişdar bir neferi (öncü bir askeri) olduğumu zannediyorum. (Barla Lahikası, sf. 162)
Bediüzzaman, Hz. Mehdi (a.s.)'nin önemli bir özelliğini vurgulamış ve Hz. Mehdi (a.s.)'nin "ACİB BİR ŞAHIS" olduğunu ifade etmiştir. "Acib" kelimesi, "hayret veren, şaşırtıcı, benzeri görülmeyen" anlamındadır. Hadis-i Şeriflerde Hz. Mehdi (a.s.)'nin çok büyük bir fikri mücadelesi olacağı, yaptığı işlerin dünya çapında etki göstereceği bildirilmektedir. Bediüzzaman da, Hz. Mehdi'den "ACİB" ifadesiyle bahsetmekte, bu mübarek zatın daha önce "BENZERİ GÖRÜLMEMİŞ BİR KİŞİ" olacağına dikkat çekmektedir. |
 |
CENAP GÖVER / MANİSA - 02.09.09 - 22.10
Peygamberimiz (sav) Hz. Mehdi (a.s.)'nin talebeleri hakkında şöyle söylemiştir:
ONLAR ALLAH YOLUNDA MÜCADELE EDERLER VE BÜYÜKLENENLER ONLARI KÜÇÜK GÖRÜR. ONLARIN KIYMETİ DÜNYADA BİLİNMEZ FAKAT AHİRETTE İYİ TANINIRLAR. (Muntakab el Ezhar, s. 474)
Peygamber Efendimiz (sav) Hadis-i Şerifte, insanların büyük bölümünün Hz. Mehdi (a.s.)'nin talebelerinin imanlarını gereği gibi takdir edemeyeceklerine dikkat çekmiş. Hatta din ahlakından uzak bir kısım insanlar dünyada onları küçük görüp iftiraya, zorluğa ve sıkıntıya maruz kalmalarına sebep olacaklar. |
 |
AYHAN KÖKLÜ / AKSARAY - 02.09.09 - 21.45
Bediüzzaman Hazretleri Risale-i Nur'un şahs-ı manevisinin ve bu eserlerin yazarı olarak kendisinin de kimi zaman Hz. Mehdi (a.s.) olabileceğinin düşünüldüğünü, ancak bunun bir karıştırma ve hata olduğunu şu sözüyle belirtmiştir.
RİSALE-İ NUR'UN ŞAHS-I MANEVİSİNİ HAKLI OLARAK HZ. MEHDİ TELAKKİ EDİYORLAR (olarak kabul ediyorlar). O şahs-ı manevinin de bir mümessili (temsilcisi), Nur şakirdlerinin (talebelerinin) tesanüdünden (dayanışmasından) gelen bir şahs-ı manevisi ve o şahs-ı maneviden bir nevi mümessili (temsilcisi) olan BİÇARE TERCÜMANINI ZANNETTİKLERİNDEN, BAZEN O İSMİ (Hz. Mehdi ismini) ONA VERİYORLAR. Gerçi bu, BİR İLTİBAS (karıştırma) BİR SEHİVDİR (hatadır, yanılmadır)... (Emirdağ Lahikası, s. 266)
Bediüzzaman bu karışıklığın, Risale-i Nur'un, Hz. Mehdi'nin üç temel görevinden biri olan "imanı kurtarmak" vazifesini üstlenmiş olmasından kaynaklandığını açıklamıştır. Bediüzzaman'ın açıkladığı gibi, tarih boyunca gönderilmiş olan tüm müceddidler Hz. Mehdi'nin görevlerinden bir tanesini yapmışlardır. Ancak Bediüzzaman da dahil olmak üzere "ÜÇ GÖREV, HİÇBİR MÜCEDDİD TARAFINDAN AYNI ANDA YERİNE GETİRİLMEMİŞTİR."
Dolayısıyla tarihte Mehdilik konusunda bunun gibi benzetmeler pek çok kişiye yapılmıştır. Ancak Bediüzzaman, "HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN, HEPSİNİ BİRARADA VE DÜNYA ÇAPINDA GERÇEKLEŞTİRECEĞİ GÖREVLERINI" anlatarak, bu Mehdilik iddialarının hiçbirinin doğru olmadığını ve bu üç görevi birden aynı anda, ancak Ahirzamanda Hz. Mehdi (a.s.)'ın yerine getireceğini bildirmiştir.
Hem bu üç vezaifi (Diyanet, saltanat ve siyaset alemindeki faaliyetleri) birden BİR ŞAHISTA, yahut cemaatte bu zamanda bulunması ve mükemmel olması ve birbirini cerhetmemesi (çürütmemesi) pek uzak, adeta kabil (mümkün) görülmüyor. Ahir zamanda, Al-i Beyt-i Nebevi'nin (asm) (Peygamberimiz'in soyunun) cemaat-i nuraniyesini (nurani cemaatini) temsil eden HAZRET-I MEHDİ de ve cemaatindeki
şahs-ı manevi de ancak içtima edebilir (toplanabilir). (Kastamonu Lahikası, sf. 1) |
 |
TUNCER CANOBA / GÜMÜŞHANE - 02.09.09 - 14.55
(Hz. Mehdi (a.s.)) Peygamberimiz (sav)'in adımlarını izleyecek. KENDİSİNE GÖRÜNMEDEN ONA YARDIMCI OLAN BİR MELEK OLACAK. Bitkini canlandıracak ve zayıfa yardımcı olacak. (Şeyh Muhiddin Arabi, Fütuhatül Makiyye, Bölüm 366)
Hz. Mehdi (a.s.) Peygamberimiz (sav)'in sünnetine tam uygun hareket edecek. Hz. Mehdi (a.s.)'ye Mikail, Cebrail ve diğer melekler yardımcı olacak. Hadiste Hz. Mehdi (a.s.)'nin kendisine yardımcı olacak melekten haberdar olmayacağına dikkat çekilmiş. Samimi gözle bakan bir insan Allah'ın yardımını Hz. Mehdi (a.s.)'nin üzerinde hissedecek fakat aklın ihtiyarını kaldıran bir olayla karşılaşmayacaktır. Bu melekten yalnızca melekler alemi haberdar olacaktır.
Melekler insanlara görünmeyeceklerdir. Melekler, Hz. Mehdi (a.s.)'ye görünmeden yardım edecekler, insanların kalbine Allah'ın dilemesiyle, 'Bu kişi Hz. Mehdi (a.s.)'dir' diye ilham edeceklerdir. Cübbeli'nin dediği gibi gökten melekler insanlara görünecek şekilde "Bu Hz. Mehdi (a.s.)'dir. Ona uyun" dese, ayrıca buluttan bir el çıksa ve Hz. Mehdi (a.s.)'yi göstererek ona biat edilmesini işaret etse ve milyonlarca insan bu duruma şahit olsa, bütün bu açık ve kesin delillere rağmen Hz. Mehdi (a.s.) yine de Mehdiliğini kabul etmezse, meleklerin hiç birinin sözüne inanmıyor anlamı çıkar. Bu da olacak bir şey değildir. Meleklerin açık ve aleni konuşmaları kendi aralarında olacaktır.
Hadiste ayrıca Hz. Mehdi (a.s.)'nin insanlarda genel olarak bulunan bitkinliği kaldırıp, şevklerini artıracağından ve zayıf kimselere yardımcı olacağından bahsedilmekte, inşaAllah. |
 |
NİHAT KALE / İSTANBUL - 02.09.09 - 14.21
Ahir zamanın en büyük fesadı zamanında, elbette EN BÜYÜK BİR MÜÇTEHİD (ihtiyaç oluştuğunda ayetlerden hüküm çıkaran büyük İslam alimi) hem EN BÜYÜK BİR MÜCEDDİD (her yüzyıl başında dini hakikatleri devrin ihtiyacına göre ders vermek üzere gönderilen büyük İslam alimi, yenileyen, yenileyici), hem HAKİM, hem MEHDİ hem MÜRŞİD (doğru yolu gösteren kişi) hem KUTB-U AZAM (Müslümanların kendisine bağlandıkları büyük evliyalardan, zamanın en büyük mürşidi) olarak BİR ZAT-I NURANİYİ (nurlu bir zatı) (Hz. Mehdi (a.s.)'ı) GÖNDERECEK ve O ZAT da, EHL-İ BEYT-İ NEBEVİDEN (Peygamberimiz (sav)'in soyundan) OLACAKTIR...
... Cenab-ı Hak bir dakika zarfında beyn-es sema vel-arz alemini (yer ile gök arasındaki alemi) bulutlarla doldurup boşalttığı gibi bir saniyede denizin fırtınalarını teskin eder (dindirir) ve bahar içinde bir saatte yaz mevsiminin numunesini (örneğini) ve yazda bir saatte kış fırtınasını icad eden KADİR-İ ZÜLCELAL (herşeye muktedir olan Yüce Allah) HZ. MEHDİ İLE DE, ALEM-İ İSLAM'IN (İslam aleminin) ZULÜMATINI (zulüm devrini, karanlığını) DAĞITABİLİR. VE VA'DETMİŞTİR VAADİNİ ELBETTE YAPACAKTIR. "(Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, s. 411-412)
Bediüzzaman, ahir zamanın EN BÜYÜK FESADI zamanında Peygamberimiz'in soyundan bu fesadı dağıtacak TEK BİR ŞAHSIN, BİR ZAT-I NURANİNİN (Nurani bir şahsın) İslam alemindeki bu karanlığı dağıtacağını bildirmiş ve bunun kıştan sonra baharın gelmesi gibi Allah'ın kanununa uygun olduğunu, bunun da Allah'ın gücü dahilinde olduğunu belirtmiştir. Bu zat inşaAllah Hz. Mehdi (a.s.)'dır.
Alem-i İslamın zulümatı henüz dağıtılmamıştır, Hz. Mehdi (a.s.) zamanında alem-i İslamın zulümatı dağıtılacaktır, inşaAllah.
Hz. Mehdi (a.s.) gelmiş geçmiş en büyük müçtehid ve en büyük müceddid olacaktır, zamanında bütün mezhepler kalkacak sahabe devri gibi olacaktır. |
 |
BURCU TEMİZ / İSTANBUL - 01.09.09 - 15.41
Ve onun (HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN) İŞARETLERİNDEN BİRİ DE GÜNLERİN VE GECELERİN GEÇMESİ İLE YAŞLANMAMASIDIR. (Muntekab-ül Esar, Lütfullah Gülpaygani, S:285)
Hz. Rıza (a.s) Rayyan b. Saltı'ın Sen Sahib-ul Emr misin? sorusuna şöyle cevap verdi: Evet ben de Sahib-ul Emrim (emir sahibiyim), Ama yeryüzünü adaletle dolduracak olan Sahib-ul Emr ben değilim. Ben de gördüğün bu güçsüzlük ve zayıflığa rağmen nasıl olur da o Sahib-ul Emr olabilirim? VA'DEDİLMİŞ KAİM (HZ. MEHDİ) İLERİ YAŞLARDA, AMA GENÇ BİR SURETTE ZUHUR EDECEKTİR.
(Bihar-ul Envar, c. 52, s. 32; İsbat-ul Hudat, c. 6, s. 19)
Uzun ömürlü ve GENÇ YÜZLÜDÜR. Onu gören 40 yaş civarında bir erkek diye düşünür ve bir işareti de Allah'ın emri gelinceye kadar yaşlanmayacağıdır. (Kemalüddin, sayfa: 625 ve Müntehabül Ezhar, 2. Cilt, Sayfa: 284)
Hz. Mehdi (a.s.)'nin yaşı geçen zaman ile herkes gibi ilerler. Fakat görüntüsündeki gençlik sürekli kalır. Hz. Mehdi (a.s.) sürekli yaklaşık 40 yaş civarında bir erkek görüntüsünde olacaktır. Ayrıca Resulullah Hz. Mehdi (a.s.)'ın çok güzel olacağını da bildiriyor, inşaAllah.
Hz. İmam Hüseyin (a.s)'in şöyle buyurduğu rivayet olunmuştur: "Hz. Mehdi (a.s.) kıyam ettiğinde halk onu tanımayacaktır. Zira O (HZ. MEHDİ (A.S.)) HALKA GÜZEL SİMALI BİRİ OLARAK GELECEKTİR... "
(Ikd-üd Dürer, s. 41)
O (Hz. Mehdi (a.s.)) GÜZEL BİR DELİKANLIDIR, GÜZEL YÜZLÜDÜR. Yüzünün nuru başına ve saçlarının siyahına kadar yükselir. (Mehdilik ve İmamiye, s. 153/ İkdüd Dürer'den) |
 |
SEYYİD KARACA / KONYA - 01.09.09 - 13.27
Cübbeli bir konuşmasında "Hz. Mehdi (a.s.)'nin talebelerinden ölen, yaralanan, hastalanan hiç kimse olmayacak hatta başları bile ağırmayacak. Onlara kurşun, tank, top hiçbir şey etki etmeyecek. Ölümsüzlüğe kavuşacaklar" diyor. Cübbeli bu tarz izahlar yaparak, PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V.)'İN HADİSLERİYLE VE ALLAH (CC)'IN ADETULLAH'I İLE TAMAMEN ÇELİŞEN BİR İDDİADA BULUNMAKTADIR.
Oysa ki PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.) HADİSLERİNDE AHİR ZAMANIN BÜYÜK MEHDİSİ'NİN DECCALİYET SİSTEMİNİN BASKILARINA, İŞKENCE VE EZİYETLERİNE MARUZ KALACAĞINDAN, HAPSEDİLECEĞİNDEN, ÖLDÜRÜLME TEHLİKESİ İÇİNDE YAŞAYACAĞINDAN, ELLERİNDEN VE AYAKLARINDAN ZİNCİRE VURULACAĞINDAN, BOYNUNA BAKIR LEVHA ASILARAK ACI VE ZORLUK İÇİNDE BIRAKILACAĞINDAN, TECRİT EDİLECEĞİNDEN bahsetmektedir.
Mümin şahıs (Hz. Mehdi (a.s.)) Deccal'i görünce: "Ey insanlar! Resulullah'ın zikrettiği Deccal işte budur" der. DECCAL HEMEN ONUNLA İLGİLİ EMRİNİ VERİR DE o zat karnı üzerine uzatılır ve arkasından: "Onu alın da yaralayın" der. Artık o zatın sırtı ve karnı döve döve genişletilir. Bu sefer DECCAL ONU (HZ. MEHDİ (A.S.)'Yİ) İKİ ELİNDEN VE İKİ AYAĞINDAN YAKALAR DA FIRLATIR ATAR. İnsanlar Deccal'in onu bir ateş içine attığını sanırlar. Halbuki o bir cennet içine atılmıştır. (Mehdilik ve İmamiye, İbrahim Süleymanoğlu, s. 40) |
 |
ALPER TUNA / İZMİR - 01.09.09 - 12.31
İmam Mehdi (a.s.) büyük miktarlarda servet dağıtacaktır. FAKİRE VE İHTİYAÇ SAHİBİNE KARŞI ÇOK YUMUŞAKTIR. (Muntakhab al-Asar, Sayfa 1)
Hz. Mehdi (a.s.)'nin önemli özelliklerinden birisi Resulullah (sav)'ın Hadis-i Şerif'te bildirildiği gibi ihtiyaç içinde olan fakirlere karşı son derece merhametli olması, onların rahat ve huzurlu yaşayabilmeleri için her türlü sosyal girişimi teşvik ederek onlara imkan sağlaması olacaktır.
Zaten inşaAllah Hz. Mehdi (a.s.) zamanında fakirlik kalmayacak, büyük bir zenginlik, bolluk ve refah olacak.
ÜMMETİMDEN MEHDİ ÇIKACAKTIR. ALLAHU TEALA HAZRETLERİ, İNSANLARI ZENGİN KILMAK İÇİN ONU GÖNDERECEKTİR. O zaman ümmetim nimetlenecek, hayvanlar bolluk içinde ve arzın nebatatı çok fazla olacak, Hz. Mehdi, insanlara eşit şekilde bol bol mal dağıtacaktır. (El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 23) |
 |
KENAN BEKATA / DİYARBAKIR - 31.08.09 - 17.04
"SEN HZ. MEHDİ (A.S.)'SİN" DEDİKLERİNDE O KABUL ETMEYECEK... " (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, Beklenen Hz. Mehdi'nin Alametleri, s. 40)
Cübbeli gökyüzünün Meleklerle dolacağını ve bütün dünyadaki insanlara kendi lisanlarında Hz. Mehdi (a.s.) hakkında bilgi vereceklerini söylüyor.
Paris'te, Venedik'te, Tokyo'da, Milano'da, Cenevre'de, Amsterdam'da yaşayan, sokaklarda dolaşan yüzlerce ırktan, milyarlarca insan var. Cübbeli'nin dediğine göre Melekler bu insanların hepsine teker teker yüksek sesle seslenecekler ve "Falanca kişi Hz. Mehdi (a.s.)'dır, Ona uyun" diyecekler. Hz. Mehdi (a.s.)'da her dilden konuşan ve kendisinin Hz. Mehdi (a.s.) olduğunu söyleyen dünyadaki bütün Melekleri yalanlayarak "Ben Mehdi (a.s.) değilim" diyecek.
Bu nasıl bir mantık? O zaman Hz. Mehdi (a.s.) bütün melekleri yalancılıkla itham etmiş olur halbuki Hz. Mehdi (a.s.)'nin meleğin ifadesine uyması farz olur. |
 |
DEMİR ŞANLI / MANİSA - 31.08.09 - 16.37
Hz. Mehdi (a.s.)'nin TALEBELERİNİN RUHLARI LAMBA GİBİ AYDINLIKTIR, onların kalpleri de aydınlanmıştır. (Mikyal el-Mekarim, Cilt:1, sayfa: 65)
Hadis-i Şerif'te, Resulullah (sav) Hz. Mehdi (a.s.)'nin talebelerinin manevi yönden son derece gelişmiş, derin iman sahibi, samimi kalple Allah'a yönelen kişiler olacaklarına dikkat çekmiş. Hz. Mehdi (a.s.)'nin vesile olması ile talebelerinin Allah sevgileri ve Allah korkuları son derece güçlü olacak, buna bağlı olarak insan sevgileri, asaletleri ve şefkat hisleri de ayırt edici şekilde güçlü olacak. Hz. Mehdi (a.s.)'nin talebeleri nefislerinin olumsuz yönlerini tam olarak kontrol altına alarak, ruhlarını egoistlik, kıskançlık, kin, samimiyetsizlik gibi olumsuz özelliklerden arındırmış kişiler olacaklar, İNŞAALLAH. |
 |
TALAT SÖZERİ / İSTANBUL - 31.08.09 - 16.31
HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN ÇIKMAYACAĞININ SÖYLENMESİ VE GELİŞİNDEN ÜMİT
KESİLMESİ DE, HZ. MEHDİ (A.S.)'NİN ÇIKIŞ ALAMETLERİNDENDİR
Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde ahir zaman alametlerinden birinin de, insanların "MEHDİ (A.S.)'NİN GELMEYECEĞI YÖNÜNDE BİR ÜMİTSİZLİĞE KAPILMALARI" olduğu bildirilmiştir. Hadislerdeki işaretlere göre, ahir zamanda savaşlarla, yoklukla, açlıkla, adaletsizliklerle, ahlaki çöküşle ve çeşitli salgın hastalıklarla iç içe yaşayan kimi insanlar, tüm bu olumsuzlukların ortadan kalkabileceğine dair inançlarını yitireceklerdir. Müslümanlar arasında da pek çok kişi, Altınçağ'ın başlayıp, Kuran ahlakının dünya üzerinde hakim olacağı yönündeki beklentilerini kaybedecek ve fitnelerin artarak devam edeceğine inanacaktır. Peygamberimiz (sav) hadislerinde "HZ. MEHDİ (A.S.) GELMEYECEKMİŞ, HZ. MEHDİ (A.S.) YOKMUŞ" gibi sözler söylenmesinin Hz. Mehdi (a.s.) 'nin çıkış alametlerinden olduğunu şöyle bildirmiştir:
İNSANLARIN ÜMİTSİZ OLDUĞU VE "HİÇ MEHDİ FALAN YOKMUŞ" DEDİĞİ BİR SIRADA ALLAH MEHDİ'Yİ GÖNDERİR... (Kitab-ul Burhan fi-Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 55)
...MEHDİ, RESULULLAH'IN BAYRAĞI İLE, İNSANLARIN BAŞLARINA BELA ÜZERİNE BELA YAĞDIĞI VE ÇIKIŞINDAN ÜMİT KESİLDİĞİ BİR SIRADA ÇIKAR... (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 55) |
 |
AYGEHAN BARAN / İSTANBUL - 31.08.09 - 13.28
KURAN'DA VE HADİSLERDE HABER VERİLEN DABBET-ÜL ARZ BİLGİSAYAR VE İNTERNET TEKNOLOJİSİNE İŞARET ETMEKTEDİR (Doğrusunu ALLAH bilir)
ibni Abbas (ra)'dan: "Yüzü insan yüzüne benzer, GAGASI KILLI..." (Kıyamet Alametleri, s. 276)
YÜZÜ İNSAN YÜZÜNE BENZER ifadesiyle Dabbe'nin insana benzer özelliklere sahip olacağına işaret edilmektedir. Günümüzde bilgisayarlar da tıpkı insan gibi kameralar vesilesiyle görmekte, algılayıcı sistemleriyle işitmekte ve doğrudan konuşmaktadır. "GAGASI KILLIDIR" ifadesi, bilgisayarların şarj edilmesi için kullanılan ve ince tellerden oluşan elektrik kablosuna işaret ediyor olabilir. Hayvanların gagası plastik gibidir, adeta bir mikayı andırır. İnce kabloları olan plastik şarj, hadiste belirtilen benzetmeye işaret ediyor olabilir.
Hüzeyfe (ra)'dan: "...HİÇ KİMSE ONA YETİŞEMEYECEK KAÇAN DA KURTULAMAYACAK." (Kıyamet Alametleri, s. 276)
Günümüzde bilgi iletiminde, bilgisayarın hızına erişebilmek mümkün olamamaktadır. Ve Dabbe'nin çıktığı dönemde, Kuran'ı ve Müslümanların tebliğini dinlemek istemeyenler bile, bilgisayarlar evlerine kadar girdiğinden, Allah'ın Yüce kudretini ve Kuran ahlakını mutlaka öğrenmek zorunda kalacaklar, kaçamayacaklardır.
Ebu Hureyre (ra)'dan: "DABBET-ÜL ARZ'DA HER TÜRLÜ RENK MEVCUTTUR... " (Kıyamet Alametleri, s. 276)
Şu anda günümüz bilgisayarlarında 16.8 milyon renk mevcuttur.
Bu yazıyı Harun Yahya Hocamız'ın sitesinden aldım. Çok güzel anlatılmış MaşaAllah. Devamını isterseniz http://us2.harunyahya.com/Detail/T/7EZU2FZ0164/productId/17206 adresinden okuyabilirsiniz. |
 |
SERDAR GÜNDÜZ / DENİZLİ - 30.08.09 - 20.57
Hz. Hüseyin (r.a.)'ya soruldu: "Mehdi hangi alametlerle bilinir?" Şöyle cevap verdi: "Gönül rahatlığı ve vakar sahibi oluşu ile, helal ve haramı çok iyi bilmesi ile tanınır." (Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdisi "Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar")
Hz. Mehdi (a.s.) üstün ahlak sahibi olması ve güçlü Allah korkusu nedeniyle Cenab-ı Allah'ın sınırlarını, helal ve haramları çok iyi bilmektedir, inşaAllah. |
 |
RAHMİ SÖZER / KASTAMONU - 30.08.09 - 20.33
Naim b. Hammad ve Ebil Hasenil Harbi Harbiyat isimli eserlerinin birinci faslında Ali b. Abdullah b. Abbas'dan tahric ettiler.
O dedi ki: MEHDİ, GÜNEŞ BİR ALAMET OLARAK DOĞMADIKÇA ÇIKMAZ.
Hafız Ebu Bekir b. Ahmet b. Hasan El-Beyhaki ve Hafız Ebi Abdullah ve Naim b. Hammad Abdullah Abbas (r.a.)'dan tahric ettiler, Buyurdu ki: GÜNEŞ ALAMET OLARAK DOĞMADIKÇA, MEHDİ ÇIKMAYACAKTIR. (Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler, Sayfa 33, Ahirzaman Mehdisinin Alametleri)
Bu yüzyılın en büyük Güneş patlaması 4 Kasım 2003 yılında, bu yüzyılın en büyük güneş tutulması da 22 Temmuz 2009 tarihinde oldu. Bu yüzyıla ait güneşte olan iki büyük alamet zuhur etti. Bu durumda Hz. Mehdi (a.s.)'ın yüzlerce gerçekleşmiş çıkış alametlerinden biri, inşaAllah. |
1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11
12 - 13 - 14 -
15 - 16 - 17 - 18

ANA SAYFA |
|
|
 |